banner17

Çağdaş doğa düşüncesi nasıl oluştu?

İshak Arslan, ‘Çağdaş Doğa Düşüncesi’ kitabıyla modern doğa düşüncesinin oluşum süreçlerinden haberdar ediyor.

Çağdaş doğa düşüncesi nasıl oluştu?

 

İnsan bir doğa içine doğar. Bu doğma eylemi, ister toplumsal doğa olsun ister çevresel doğa olsun insan tekini etkiler, algılamalarını belirler. İnsanın kendisi de başlı başına bir doğadır aslında. Hem bünyesel getirileri var, hem de çevresel doğadan ve toplumsal doğadan aldıkları var. O zaman doğa bağımsız bir kavram değil; ilişki ağlarının kurgulanmasında girift, iç içe geçmiş, netlik içermeyen bir bağımlığa sahip. İnsan doğası ile çevresel doğa arasında değişimde etkileşimi tetikleyen güç ya da başat unsurun ne olduğu çok net değil. Bazen çevresel doğa içi belirliyor, bazen de durum aksine işliyor. Ama her şey bir sebebe mebni. Bir başlangıç banisi var. İshak Arslan’ın Küre Yayınları’ndan çıkan Çağdaş Doğa Düşüncesi’yle halleşirken, biraz daha ötesinde helalleşirken başat unsuru ve insanı düşünmeden yapamıyor insan.İshak Arslan, Çağdaş Doğa Düşüncesi

Eser, çağdaş insanın günümüzde doğa ile ilişkisine de ayna tutuyor

“Modern zamanda bir doğa kirlenmesi ile karşı karşıya mıdır insan?” sorusunu olumlamak ya da olumsuzlamak o kadar kolay olmasa gerek.  Modern sözcüğü zamanın bir sıfatı ise zaman zamanın sahibinden bağımsız değildir. O zaman kirlenmek sözcüğü ifadesiz kalıyor. Modern sözcüğü zamanın değişimini ya da aykırılaşmayı imliyorsa o zaman bir doğa kirlenmesi ile karşı karşıya olduğumuz aşikârdır. İster olumlu ister olumsuz bir değişimden bahsedilebilir ama.

İshak Arslan’ın mezkûr eseri bu bağlamda, doğa kavramı üzerinde Batı’da modern dönemde felsefe, bilim ve din açısından yaklaşımları tartışıyor. Doğa düşüncesinde bir değişimin olduğu kabulünden hareket eden çalışma, çağdaş insanın günümüzde doğa ile ilişkisine de ayna tutuyor. Bir tür tarihsel kazı yapıyor. Eser dört bölümden oluşuyor. Bu dört bölümden üçüncü bölüm telif ağırlıklı olup İshak Arslan’ın bu konudaki görüşlerini yansıtıyor. “Çağdaş Doğa Düşüncesinin İçerimleri”  başlığını taşıyan bu bölüm metafizik, teolojik ve epistemolojik içerimlerle bir hesaplaşma/yüzleşme sürecine giriyor. Metafizik içerimler bölümünde bilgi ağının algılanış biçimleri üzerinde durulurken bilginin bulunduğu evrenler altı bölüme ayrılır. Genişleyen Dinamik Evren düzeninden, doğadan tarihî ya da teolojik düzleme geçişinin süreci hakkında bilgi veriliyor.

İslam Doğa Düşüncesi de geliyor

Teolojik içerimler bölümünde bilim-din ilişkisi üzerinden eleştiri, çatışma ve uyum, evrim teorisi, tanrı-insan-doğa irtibatı üzerinde duruluyor. Batı düşüncesindeki dinin geleceği tartışmaları önemli yer tutuyor. Bu bölümde Plato-Aristo ekseninden bilimsel düşüncenin kesin ve yetkin bilgiye ulaşma evreleri üzerinde duruluyor.

Kitap Batıda 17. yüzyılda bilim devrimiyle yaşanan köklü dönüşümün aşamaları ve sonrası üzerinde de duruyor. Çağdaş doğa düşüncesinin doğuşunu öyküleştiriyor. Çalışma, “Nasıl bir doğa tasavvuru?” sorusuyla “Nasıl bir insan?” ve “Nasıl bir Tanrı?” sorularını aynı düzlemde inceliyor.

Batı’daki bu dönüşümün, farklı bir medeniyet algısına sahip olan bizlerin zihinsel süreçlerimizi de etkilediği  kesin. Bununla henüz kurumsal bir bütünlük içinde yüzleşme gerçekleşmiş değil. Bu sürecin tamamlaması için modern-öncesi doğayı algılayış ve yaşayış biçiminden haberdar olmamız gerekir. Bunun kurumsal tarihi henüz yazılı değil. Ama İshak Arslan bu eksikliğin de giderilmesi için çalışıldığından da bahsediyor. İslam Doğa Düşüncesi de bütün unsurlarıyla yüzleşmek isteyenlerle buluşacakmış.

 

 

Ahmet Topçu, doğaya aykırılığa karşı çıkar

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 14:57
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20