banner17

Bursa'da Melamet zindanında bir Nakşi

Diyarbakırlı Açıkbaş Mahmud Efendi, Hasan Basri Öcalan’ın biyografisiyle tekrar gündemimize geliyor..

Bursa'da Melamet zindanında bir Nakşi

 

Bursa’ya sufiler, sadece Buhara üzerinden gelmemiş; Anadolu’nun değişik yörelerinden pek çok sufi Bursa’yı hem bir ziyaretgâh hem de bir mesken olarak görmüştür. Bunlardan biri de Diyarbakır’dan sürgün ile Bursa’ya gelerek Hisar semtinde kurduğu dergâh ile şehrin kültür hayatına katkısı olan Açıkbaş Mahmut Efendi’dir.

Mahmud Efendi, kişilik olarak kabına sığmayan bir insandır. Bir sürü şikâyete maruz kalmış ve sürgün hayatı yaşamış. Amcası IV. Murat tarafından Diyarbakır’da idam edilmiştir. Bursa’nın üretken isimlerden Hasan Basri Öcalan Bey de ruh olarak mezkur Nakşi şeyhini kendine yakın hissetmiş olacak ki Nakşi şeyhinin hayatını anlatan bir kitap yazmış: Açıkbaş Mahmud Efendi.Hasan Basri Öcalan, Açıkbaş Mahmud Efendi

Tariken Nakşi, meşreben Melami

Hasan Basri Hoca, kitabın giriş bölümünde Bursa’daki diğer Nakşi dergahlarından bahsetmekte. Bu bahis, Açıkbaş Mahmud Efendi’nin diğer Nakşi dergahları arasındaki yerini anlamamız bakımından önemli.

İkinci bölümde şeyhin Bursa günleri anlatılmakta. Şeyhefendi, Bursa’da pek çok camide vaaz u nasihatte bulunmuş ve etrafındakilere Muhammed Hemedani’nin “Evrad-ı Fethiyye” adlı dua mecmuasını okutmuş. Tarik olarak Nakşi olmasına rağmen meşreben Melami olduğunu için bazı meczubâne davranışları hoş karşılanmamış. Bugünden bakıldığında hiçbir değeri olmayan pek çok isnat saraya ulaştırılmış. Mahmut Efendi bu yüzden İstanbul’a çağrılır. Sürgün dönüşü Bursa’da bedenen bu âlemden sırlanır. Kabri Daye Hatun Camii kabristanındadır. Açıkbaş Mahmut Efendi, kerametleri ile nam salmış bir şeyh olarak hayatını anlatan eserlerde yer edinmiştir.

Şeyefendi’den geriye ilmî olarak üç risale kalır. Bunlardan biri tercüme, ikincisi şerh diğeri de telif bir eserdir. Telif eseri Güzide’dir.

Bursa’da Nakşi ahfadının ilk dergahı Yoğurtçu Baba Dergahı’dır. Ama Nakşibendiliğin Bursa’daki en özgün temsilcisi Mahmud Efendi’dir. Hasan Basri Öcalan’ın bu çalışması unutulan bir Şeyh efendiyi biyografik olarak da olsa gün yüzüne kavuşturmaktadır.

 

Arda Şeker, sosyal tarihten yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 10:09
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20