banner17

Bunalımların ilacı sohbettir

Pek çoğumuz patolojik karanlığın içinde devinip dururuz. Çıkış yolu ararız, nefeslenmek isteriz, hıncahınç kalabalığa rağmen soluk almak ihtiyacı hissederiz.

Bunalımların ilacı sohbettir
Vehbi Vakkasoğlu
Vehbi Vakkasoğlu

Türkiye’de cemaat dergilerinin muhtevası manevi tekâmül açısından besleyici ve geliştiricidir. Bursa’da Emir Sultan Hazretlerini ziyaretim sonrası bu cemaat dergilerinden biriyle Gülistan’la karşılaştım. Burada yatan zatın ikramı niyetiyle ve düşüncesiyle satın aldım Gülistan’ı. 106. sayısına ulaşmış dergi. Gülistan dergisinin merkezi İstanbul. İnsaniyet Mektebi başlığını kapağına taşımış dergi.  Gülistan’ın içeriğini düşündüğümüzde derginin tam bir okul olduğunu söyleyebiliriz. Manevi bir okul yani

 

Kahramanımız Kim?

Dergide Vehbi Vakkasoğlu’nun yazısı, modern algı ve yaşayışını göz önünde bulundurduğumuzda, ‘durun, burada bir şey var’ dedirten bir yazıydı ve ilgi çekiciydi: Gönül Sultanlarıyla Aramız Nasıl? Vakkasoğlu asıl kahramanlara işaret ediyordu yazısında.  Çocukluğumuzdan bu güne uyutulduğumuz masallara, Amerikan masallarına, çizgi kahramanlara reddiye ile başlıyordu yazı. Derin hayal kırıklığını dile getiriyordu yazar.

Hepimiz yetişme çağlarında böylesi sahte kahramanlarla bir şekilde muhatap olmuşuzdur: Tom Miks, Teksas, Pekosbill. Oysa gerçek başkaydı ve biz fena halde yanılmıştık:

Gülistan"Nasıl olmuştu da bu hayali maceracılar bizim neslin kahramanları haline gelmişti? Daha sonra, ilk gençlik yıllarımızda, biz bu kovboy denilen adamların, Amerika’nın yerlileri olan Kızılderilileri, yerlerinden, yurtlarından etmek, yıldırmak ve bir soykırıma tabi tutmak isteyen zalim Avrupalılar olduklarını öğrendiğimizde, önce duyduklarımıza inanamamış, sonra da derin bir hayal kırıklığı yaşamıştık."

 

Çıkış Yolunu Gösteren Gönül Kahramanları

Yaşadığımız Yeni Zamanlara rağmen çıkış yolunu gösteren gönül kahramanları, bize yeni kapılar, yeni kanallar açmaya, gönlümüzü fethe devam ediyorlar. Muhammedi hazinenin varisleri onlar. Asırlardır olduğu gibi bize yeni zenginlikler sunmayı sürdüreceklerdir. Gelgelelim siyasi mekanizmadan şer odaklarına kadar yürütülen politikalar, baskılar, karalamalar sonucu bu büyük insanların örnek alınası hayatları ya unutturulmaya tabi tutulmuş ya da geçmişe ait oldukları için üzeri toprakla örtülmeye çalışılmıştır. Ancak ruh ölmez! Ben şunca ömrümde fikri sabit olarak hep buna inandım, ruhun ölmediğine yani.

 

Doğruluğa, Dürüstlüğe Çağrı: Şah-ı Nakşibend Hazretleri

Doğruluğa ve dürüstlüğe çağrıda bulunarak dilimin altındaki baklayı söylüyorum: Kahramanımız Şah-ı Nakşibend Hazretleridir! Eğri büğrü değiliz ve dosdoğru olmayı, istikamet üzere olmayı en büyük keramet telakki ediyoruz.

 

Vehbi Vakkasoğlu
Vehbi Vakkasoğlu

Bu Dünyadaki Cennet Bahçeleri: Sohbetler

Pek çoğumuz patolojik karanlığın içinde devinip dururuz. Çıkış yolu ararız, nefeslenmek isteriz, hıncahınç kalabalığa rağmen soluk almak ihtiyacı hissederiz. Sadra şifa olması hasebiyle Vakkasoğlu söz konusu yazısında ‘yolumuz sohbet yoludur’ diyerek devam eden bir geleneği hatırlatır bize:

"Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir gönül gıdası sohbet… Muhtevasında iman olan sohbetler, bu dünyadaki cennet bahçeleridir. Sohbetsiz gönüller, kuraklaştı, çoraklaştı, çölleşti. Çölleşen yüreklerin toplumu ne hale getirdiği ise apaçık ortada değil mi? Gönülden gönüle bir akış olan sohbet azaldıkça, insanın insanlığı da azalmakta…"

 

Kulluk Bilincinin İncelikleri

Büyüklerin sözleri, sözlerin büyüğüdür, der Vakkasoğlu, ilgili yazısında. Bu sözlerin ihtiva ettiği anlama vakıf olabilmek, öğütülmeyi göze alabilmekle mümkün. Zarifoğlu şairden biz bunu öğrendik: Bir Değirmendir Bu Dünya! Öğüt vermek için de öğütülmeyi göze alabilmek gerekir, der İsmet Özel. Büyüklerin hikmetâmiz sözleri tecrübenin alanından konuşur ve büyük bir yaşanmışlık içerir.

Şah-ı Nakşibend Hazretleri de yönlendiği kutlu yolun önünü aydınlatmak adına, kulluk bilincinin sarahaten anlaşılması için büyük sözler, kılavuz olabilecek önemli ilkeler dile getirir:

Gülistan"Muttakilerden olunuz. Şirk dışta da olur, içte de. Dıştaki şirk, putlara tapmaktır. İçteki şirk ise Allah’ı bırakıp insanlara dayanmak, onlara güvenmek, zararı da faydayı da onlardan bilmektir."

"Allah’tan başkası ile beraber olmakta devam ettiğin sürece, sürekli gam, keder ve şirk içinde bulunur, günah yükünden kurtulamazsın."

"Ey kalpleri ölü olanlar! Ey vasıtaları Allah’a ortak koşanlar! Ey etrafındaki putlara tapanlar! Ey güçlerine ve varlıklarına tapanlar! Allah, sizden daha büyüktür. Bu kendilerine bağlandıklarınızın hepsi de, izzet ve celal sahibi Allah’a karşı perdedir; hepsi de Allah’tan uzaktır."

"Allah’ın kapısını arayınız ve otağınızı orada kurunuz. Musibetler sebebiyle, Allah’ın kapısından kaçmayınız. Şüphesiz o bela ve musibet, hastalık ve çeşitli acılarla sizi ikaz eder, uyarır. Ta ki O’nu arayasınız ve kapısından ayrılmayasınız."

"Ey oğul! Eğer gönül genişliği ve kalp güzelliği istersen, insanlara kulak asma. Onların dediklerini dinleme, dedikodularına iltifat etme. Bilmez misin ki, onlar Allah’ın takdirine razı olmuyorlar. Öyleyse senden nasıl razı olsunlar?"

"Ey insanlar! Siz büyük bir iş için yaratıldınız. Ama çoğunuzun bundan haberi yok!"

"Ey gaflet uykusunda uyuyanlar! İyi biliniz ki, sizi Yaratan uyumuyor!"

 

Orada, Öylece.

Hâsılı kelam, ey okur,  ‘ilimden irfana’ Gülistan dergisi, bahçesinde, verimli ve bereketli ürünleriyle, orada öylece istifade edilip okunmayı bekliyor.

e-mail: gulistan@gulistandergisi.com

tel/faks: 0212 501 15 80

 

Mustafa Celep bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2009, 14:29
YORUM EKLE
YORUMLAR
fikrii
fikrii - 9 yıl Önce

günümüzün buhranlı dünyasında kalbimizi allaha yöneltecek insanların sohbetine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
haberin içeriği güzel. yazan arkadaşa çok teşekkürler.

banner19

banner13

banner20