banner17

Bu romancı başkasına benzemez

Işık Yanar, ismi parlatılan bildiğiniz romancılardan değil. O, dikkati hayatında önemli bir yere koyanların görebileceği bir romancı. Yanar'ın ikinci romanı Şule'den çıktı.

Bu romancı başkasına benzemez

Önceleri çok meşhur olan futbolcu Mikro Refik, talihsiz bir sakatlanmadan sonra futbolu bırakmanın verdiği üzüntüyle kendisini gece hayatının o melun kollarına bırakır. Karanlığın en koyu olduğu dönemde gizemli bir şeyh ile tanışan Mikro Refik’in hayatı başka bir mecraya kayar. Gizemli şeyhin şemsiye tamirciliği yanında verdiği önemli bir görevle asker kızı olan Refika Hanım ile İstanbul’dan o çok gizli görev için taşınırlar.Işık Yanar, Şemsiye Tamircisi, Şule Yayınları.

Dön bak kendine

İki çocuklu Refik Gönen gittiği beldede Mesih Camii’ni kollar. Zaten Refik Gönen’in oturduğu ev ve işlettiği dükkânda da ondan önce bir şemsiye tamircisi bulunuyormuş. O şemsiye tamircisinden önce de başka bir şemsiye tamircisi varmış. Bu da yöre halkına tuhaf gelmekle beraber anlamlandıramadıkları bir şey. Çocukları ve eşiyle ilişkileri çok da olması gereken bir yerde değil Refik Bey’in. Otoriter bir baba figürünün yanında biraz da kendisini fazlaca görevine kaptırmış ilgisiz bir baba ve eş duruyor okuyucunun karşısında.

Kıratı ile Mesih’i bekleyen Refik Bey artık gördüğü rüyalara da istinaden Cuma günü Mesih’in geleceğine inanır. Eşi Refika Hanım’la Cuma günü için hazırlık yaparlar. Refik Bey çok heyecanlıdır. Verilen görevi başarıyla yerine getirmenin heyecanı sarar kendisini. Acaba Mesih gelecek mi? Kıratın yularından tutup beklerken, tam da Mesih’i beklerken kırat ansızın bir çifteyle Refik Bey’i yere serer.

Mesih gelmemiştir ya da Refik Bey’in beklediği Mesih. Zira gece eve gelmemiş olan oğlu İsa, çifteden sonra kaçıp giden ve o ana kadar kimsenin binmediği kırata binmiş ve eve dönmüştür. Ama Refik Bey bunu dünya gözüyle göremeden vefat eder. Kitap tam da burada biter.

Yazar Mesih’i beklerken evimizdeki İsa’ları görmemizi eleştiriyor. “Belki de İsa’ları yetiştirebilsek Mesihleri daha da kolay bulacağız” diyor. Bu kitabı okuyunca özellikle ehl-i dinin önemli bir sorunu; başkalarını güzelliklere davet ederken kendi evimizdeki hizmetleri unutuşumuz aklıma geldi.

Işık YanarYazarıyla oturup konuştum

Cağaloğlu’nda Şule Yayınları’nda oturup kitapları incelerken baktım, mütevazı ve sakin ruhlu biri içeri girip, konusunu kısaca anlatmaya çalıştığım bu Şemsiye Tamircisi kitabına uzandı. “Tam da kitabı aldığınıza göre kitapla ilgili bir ön bilgiye sahipsiniz galiba” deyip isminin ilgimi çektiği kitabı soracakken sakin ruhlu adam, “…kitabın sahibi olarak bir kitap alabilir miyim?” deyince şaşırdım.

Oturup beraber bir çay içtiğimiz Işık Yanar Bey ile konuştuk, tanıştık. Kitabı sordum; bana kitabın hikâyesini anlatınca kitabı alıp imzalattım. Kitabı ilk satın alanın ben olduğumu öğrenince de daha çok sevindim.

 

Murat Doğan o kitabın ilk müşterisiydi, yazdı!

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:19
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Kazım Yetiş
Kazım Yetiş - 8 yıl Önce

Kitap hakkında bilgi verilirken sonunda ne olduğunu niye yazarlar?
Kitabın az satması için mi yoksa okuduğunu ispatlamak için mi?

banner8

banner19

banner20