Bu hayatın tersine gözüm gibi bakıyorum

Hatice Çay'ın 'Kırmızı Konfeti'deki şiirleri, yer yer yalnızlık temalı şiirler işlemesinin yanında yer yer de umuda yolculuğu anlatıyor. Furkan Çimen yazdı.

Bu hayatın tersine gözüm gibi bakıyorum

Şairlerin dünyası farklı bir dünyadır. Onlar dış dünyalarından daha büyük bir dünyaya sahiptirler. Bunun adına iç dünya da diyebiliriz. İç dünyaları ile dış dünyaları arasında köprü kurarlarken bakış açıları olsun, değerlendirmeleri olsun diğer insanlardan her zaman ve daima farklıdır. Şairlerin iç dünyalarında geçmiş vardır diğer insanlardan farklı olarak. Şairler için dış dünya iç dünyaya açılan küçük bir kapıdan başka bir şey değildir.

Hatice Çay 1990 doğumlu. İlk şiir kitabını yayımladı: “Kırmızı Konfeti”. Şair Hatice Çay gereken yetenek ve donanıma sahip bir şairimiz. Kendini ve kalemini kuvvetlendirmek adına büyük çaba harcayan bir şairimiz ve Kırmızı Konfeti şiir kitabıyla da görüyoruz ki emekleri boşa gitmemekte. Kendine özgü üslubu, kaleminin gücü her satırda dikkat çekiyor Kırmızı Konfeti’nin.

Yalnızlık ve sessizlik ustaca işlemiş

Kırmızı Konfeti, yer yer yalnızlık temalı şiirler işlemesinin yanında yer yer de umuda yolculuğu anlatıyor. Şiir anlamları derin bir kitap. Giriş bölümü şiirlerinde şair yalnızlık duygularını ustaca işlemiş. Hatta “Şıngırtısı Uzak Duyulan” başlıklı şiirinde şöyle diyor: “Şıngırtısı uzaktan duyulan bir şey midir yalnızlık/ Bunca bilinme sebebi bunca sessizliğe rağmen/ Dokunsam anlaşılıyor o duvara benim dokunduğum/ Bir şey de usulca olsa diyorum sezdirmeden.”

Şairin bu dizeleri bizlere biraz da annelerimizin mendilleri katlayıp çekmeceye koymasını ve sonra da onu oracıkta unutması gibi geliyor. Özenli bir yalnızlık kokusu var şiirde. Bir kapıya tutunup da kapının açılmasını beklerken bir ses duyma isteği uyandırıyor. Bir ses gelir belki açılacağına bir umut olarak.

Kırmızı Konfeti, bir de sessizlikten bahsediyor. Hani şu herkes çekip gidince oluşan sessizlik. Haykırıyor sanki bizlere bir şeylerin bitmediğine dair. Kitabın adını da taşıyan “Kırmızı Konfeti” şiiri işte bu sessizliğe dair yazılmış: “tersine akıyorum nehirlerden tersine/ Bu hayatın tersine gözüm gibi bakıyorum/ Melek gibi görüyorum seviyorum besliyorum/ Adamdır diyorum ben bu hayatın tersine

Şiir bizlere aslında “hoş geldin sessizlik, hoş geldin yalnızlık” da diyor. Şiirde, pişman değilsek hiçbir zaman pişman olmayız teması işlenmiş. İnsan olmayı öğretmeye yardımcı bir şiir. Dizelerden de anlaşıldığı üzere.

Kitabın ilk iki bölümünde ister istemez bağ kuruyor insan bazı duygularla. Girişte işlenen yalnızlık, ikinci bölümde sessizlik ile ilişkilendirilmiş. Son bölümün şiirleri ise biraz daha dünyanın gelip geçici olduğuna dair şiirler barındırıyor.

Bizleri bir an olsun düşünmeye sevk ediyor

İnsan hayatında türlü türlü imtihanlarla karşılaşıldığı, bunların içerisinde yalnızlığın da olabileceği işlenen kitapta son bölüm şiirleri yapı olarak da hacimli duruyor. Ve dünyanın ne kadar gelip geçici olduğuna inanırsak ruhumuzun o kadar sıcak sesli ve ılık sesli olacağını görüyoruz. Vah ki şeytan bizleri yalnızlıkla da kandıramadı. Sabrettik ve kazandık diyor şiirlerde.

Bu bölümde benim en çok hoşuma giden şiir ise “Gülün Arzusu” şiiri oldu. O şiirden bir bölüm şöyle: “efgan kızım benim ninem hüzün/ Suç bende insanı yar gördüm/ Fezada derince bir mezar kazdım -zira öldüm-/ Oysa diriliş değil miydi her ölüm?

Kırmızı Konfeti, şiir sevenlerin mutlaka kitaplıklarında bulundurması gereken müstesna bir şiir kitabı. Hatice Çay’ın ilk şiir kitabı olmasına rağmen kelimelere yüklediği anlamlar bizleri bir an olsun düşünmeye sevk ediyor. Anlam bütünlüğü, bölümler arasındaki köprüler, akıcılık ve diğer özelliklere kusur bulmak zor. Yalnızlığa ve sessizliğe dair birkaç şiir okumak isteyenlerin edinmelerini tavsiye ediyorum. Hatice Çay’ın “Kırmızı Konfeti” kitabına Yedi İklim Yayınları’ndan ulaşabilirsiniz. Kendilerine şiir yolunda muvaffakiyetler diliyorum.

Furkan Çimen yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 14:16
banner12
YORUM EKLE

banner19