Bizim Hikâyemizi Anlatır Ali Akbaş'ın Her Şiiri

Ali Akbaş şiiri coğrafyaları aşar aşar da kuzeyde Sibirya’ya, doğuda ise Çin sınırlarına kadar dayanır. Yavuz Ertürk, şairin ''Bütün Şiirleri''ne dair yazdı.

Bizim Hikâyemizi Anlatır Ali Akbaş'ın Her Şiiri

Yemenidir yaşmaktır/ Bayraktır başörtüsü/ Şimdi öz vatanında/ Tutsaktır başörtüsü” Doksanlı yılları gören, yaşayan, şahit olanlar, her türlü baskı, zulüm ve sindirmelere maruz kalan, fakülte kapılarından çevrilen, ikna odalarında akıl almaz yöntemlerle başları açtırılmaya çalışılan mahzun anneler, ablalar ve kız çocukları, kendilerinin sesi olan bu şiiri de hatırlayacaklardır. Ali Akbaş imzalı bu şiir önce Erdoğan Akın’ın davudi sesiyle meydanları doldurmuş, sonraki zamanlarda ise Taner Yüncüoğlu yorumuyla hayatımızda yer edinmişti.

Yine aynı dönemlerde Selçuk Küpçük “Göç” isimli şiirini besteleyecek, aynı şiiri İbrahim Sadri “Sirkeciden Tiren Gider” ismiyle şiir kasetine okuyacak ve vokalinde de Gündoğar’ın özgün yorumunu dinleyecektik.

Maraş’ta doğmuş ve bu kahraman şehrin bereketli havası, suyu, katığıyla, Aher Dağı’nın gölgesinde ve serin havasında şiirini yoğurmuş olan Ali Akbaş, tevazuunun tâcı misali, ördüğü şiiri gibi yaşayan bir şairdir.

Ali Akbaş şiiri koca bir Türk yurdunda seyahate çıkarıyor

Allah şairlerin yüreklerine kuvvet, kalemlerine bereket versin. Şiirle her an yeniden doğan, yeniden dirilen bir millet olarak özümüzü ifade etmedeki en önemli araçlardan biri biliriz şiiri. İnancımız, özlemimiz, sevincimiz, kederimiz, öfkemiz, sevgimiz, tarihimiz, irfanımız, doğumumuz, ölümümüz, vuslatımız, hasretimiz hep şiirlerdir, hep şiir içredir. Ömrümüz şiirdir bizim.

Maraş Elbistan’da doğmuş olan şair Ali Akbaş, okurunu, memleketinin serin sularından bir göz açıp kapamadan sonra Buhara’ya Semerkand’a götürür. Ali Akbaş şiiri coğrafyaları aşar aşar da kuzeyde Sibirya’ya, doğuda ise Çin sınırlarına kadar dayanır. Koca bir Türk yurdunda hızlı bir seyyah oluverirsiniz Ali Akbaş hocanın şiirlerini okurken. “Her meyvenin kurdu içinde saklı/ Her yeni gün Hakkı müjdeliyor bak/ İri bir gül gibi büyülü, sıcak/ Güneşimiz hep doğudan doğacak.

Uçsuz bucaksız bir coğrafyanın haykıran sesi bu şiir

Tarihini, kültürünü, asırlardır süren bir mücadele ve emeğin sonucu oluşan birikimi unutmaz Ali Akbaş. Bakır döğen ustalar, bedesten esnafları kanlı-canlı yaşarlar bu şiirlerde. Bu şiirler aynı zamanda yetimlerin yüzüne konan bir tebessüm, öksüzlerin saçlarını okşayan bir el olur. Uçsuz bucaksız bir coğrafyanın haykıran seslerindendir Ali Akbaş.

Dağlar, ovalar, ırmaklar var Ali Akbaş’ın şiirinde. Vakarıyla, coşkun akıp taşmasıyla, heybeti ve bereketiyle. Aral’ı var, Tuna’sı var, Çanakkale’si, Ural’ı var. Hazar’ı var, Ceyhun ve Seyhun’u var. Tarihi var, ninnisi var, türküsü ve destanı var. Oruç’un, Barbaros’un Cezayir’i, Rodos’u destansı fethini okurken Kerkük’te boğazlanan bir Türk’ten söz açılır ki duraklarız aniden bu şiirde. Ahi Evran, Şems ve Mevlana bir Selçuk şehrinde oturup hasbihal ederlerken, Yûnus gelir söyler, Hacı Bayram, Akşemseddin oturup dinler, Hacı Bektaş “hû, hû” diye inler.

Çocukları da unutmayan Ali Akbaş, 1991 yılında yayınlanan ve o dönem Türkiye Yazarlar Birliği çocuk edebiyatı dalında ödül alan kitabı “Kuş Sofrası”nı da eklemiş Bütün Şiirlerine ki bu “Kuş Sofrası” dualarla, öğütlerle, hayal âleminin derinlerinde bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor çocukları.

Kitaptan tadımlık bir şiirle bitirmiş olalım.

Cepheden Mektup

Ak pürçekli anam, azîz pederim

Gülden nazik elinizden öperim

Mektubu yazarken karakış idi

Çarığım buz tuttu, elim üşüdü

Kâğıt bulamadım mendile yazdım

Kalem bulamadım kan ile yazdım

Ne çantada erzak, ne matarada su,

Dilimde zikrullah, yolumda pusu

Eğer mâverâdan gelirse dâvet

Bir ziyâfet gibi gelir şahâdet

Yiğide şahâdet nasipse eğer

Apansız avare bir kurşun değer

Ya ak pak alnından, ya sinesinden

O an bir kuş uçar ten kafesinden

Kanadı kınalı bir ak güvercin

Baba ocağını ziyaret için

Bir anda kaybolur zaman ve mekân

Bizim için zaman, yekpâre bir ân

Her ruha bir melek refakât eder

Ravza-i Nebî’yi ziyâret eder

O makamda ne gam kalır, ne keder

Rabbim sizlere de şefâat eder

Duâ edin, yas tutmayın bizlere

Bakıp bakıp mazideki izlere.

 

Yavuz Ertürk

Yayın Tarihi: 14 Nisan 2016 Perşembe 12:05 Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2016, 12:05
banner25
YORUM EKLE

banner26