Bir yürekte önce ateş yanmalı azizim

Ali Büyükçapar’ın yeni şiir kitabı “Ateşi Yakmak” bir müjde gibi esenlik sunuyor yüreklere..

Bir yürekte önce ateş yanmalı azizim

İnsanı umut ayakta tutar. Daraldığında, kendi içinde çırpınıp durduğunda karşısına çıkacak her umut ışığı, insan için bir muştu gibidir. Tutunacak dal, dağın arkasından başını çıkaran güneş, gecenin ortasında bir nur gibi beliren ay ve çöl sıcağına inen bereket… Bütün bunlar insanlar için umudun diğer bir adı olabilir.

Bir kıvılcımdır bazen sevincin adı. Kıvılcım büyür ve ateş olur; ateş ki yüreklere düşmeye görsün, binbir çeşit güzellik için ne büyük yangınların çıkacağını kimse bilemez. Önemli olan kıvılcımı harlamaktır.

Ali Büyükçapar’ın Ötüken Yayınları’ndan çıkan yeni şiir kitabı Ateşi Yakmak’ı okurken gözümün önünde canlanan sahne, büyük bir ateşin göklere yükselen aleviydi. Bu ateş ki umuttan ve sevgiden beslenmekteydi. Kitaptaki şiirleri okudukça insanın içini bir “yanmak”tır alıyor. Yanmak ki kaybolmanın bir diğer adıdır. Kaybolmak, Hakk’ın nazarında yok olmak için yanmayı göze almak gerekir. Ateşi Yakmak işte bu kutlu yolculuğun bir serüvenini anlatmakta.

İlahiler geliyor vadilerden

Ali Büyükçapar’ın şiiri derinden akan bir ırmak gibidir. Çağıltısı uzaktan gelir ama yolunu eliyle koymuş gibi bulur. Onun şiirinin menzili gönüldür. O, gideceği yola âşina bir derviş gibidir adeta. Amacı aramaktır, yola revan olmak, yollara düşmektir. “Ah, Sultanım nerde sürmeli gözlerin.” derken şair, soluk soluğa yokuşlar çıkmaktadır.

Kitap ilahilerle başlıyor. İlahi olana ulaşmak için ilahilerle söze başlamayı tercih etmiş şair. Şiirin tümüne hâkim olan hüzün teması, ilahilerde de kendini hissettiriyor. Açılan eller, çözülen diller sürekli Rahman’ı işaret ediyor. Her işaret O’na giden bir yol oluyor. “Hangi şarkıyı söylese dilim, Leylak kokusu yayılıyor etrafa.”

Şairin şiirinde ne söylediği önemlidir. Zihinde ve kalpte tat bırakacak sözlerin ardına düşer şair. Söylediği söz, özünü işaret etsin ister. Ateşi Yakmak’taki şiirler kitabın başında yer alan ilahilerin içli sesiyle ilerlerken, şair kitabının tümünde aynı derdin ardına düşmektedir. Onun amacı bir ateş yakmak ve bu ateşle yürekleri aydınlatmak, ısıtmaktır.

Bir hüzün yeridir dünya

Hüzünlü olmak ne yazık ki çağımız insanının yakasına yapışan bir talihsizlik olarak aramızda yaşayıp gidiyor. Kalbini dünyaya açık tutanlar için bir hüzün evidir dünya. İnsan duyar ve duyduğu her şey, içinde bir yara gibi kalır. Bir müjdenin yolunu gözlemekten başka çıkar yolu yoktur. Allah’ın ipine sımsıkı sarılanları büyük bir müjde beklemektedir. Bu umuttur insanın yaşam kaynağı.

Ali Büyükçapar’ın şiirinde vatan topraklarında bir filiz gibi beliren umutlar yer alıyor. Nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilen, Hak adına yürüyen bir bilincin şiirini yazıyor şair. Hüzünleri def etmenin yolu Hak yolunda dosdoğru yürümektir. Harflerinin ağırlığıyla darağacında kelimeler arayan şair, bilir ki ateşin kıvılcımı Hak’tan geliyorsa bütün yokuşlar düz olur. Dua niyetindeki bu şiirler aşk ateşinin bir tecellisi, bir yürek çalkantısının kıyıya vurmasıdır. Hem de her satırında, aşk ile…

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 17:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13