banner17

Bir Yazarın Sesine Eklemlenen Dokuz Farklı Ses: Parçalar

''Parçalar'', Ferit Edgü’nün 'Çığlık’ında yer alan toplam dokuz öykünün farklı kalemler tarafından yorumlanmasından oluşuyor. Kitapta Ferit Edgü'nün devamı niteliğinde olan anlatımların dışında kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var. Salih Ağbalık yazdı.

Bir Yazarın Sesine Eklemlenen Dokuz Farklı Ses: Parçalar

Bir atın toynaklarıydı toprağımıza değen, geçti gitti yanı başımızdan. Söylenmesi gerektiğini düşündüğü sözcükler için duraksar gibi oldu bir an. Sayısızca kez baktı yüzümüze, gökyüzüne sayısızca kez baktı. Kızıldı gökyüzü. Düşündü ki söyleyecekleri bu çağa ait olmayacaktı hiçbir zaman. Ne söyleyebilirdi ki zaten? Söyleyeceği hiçbir sözcüğün zihinlerde bir karşılığı olmayacaktı artık ve sürdü atını sonsuzluğa. Sözcüklere dönüşmemiş bir girizgâh bıraktı sonsuz bir merakla bekleyenlerine. Kâğıt üzerinde ağırlıktı girizgâhının gizi. Ve şöyle dedi: “Bu bölümde yer alan metinlerin tümü, ileride yazmayı tasarladığım öykülerin taslakları olarak kaleme alınmıştı. Bunları, yakın bir gelecekte, ‘öyküleştiremeyeceğimi’ gördüm. Uzak bir geleceğe de güvenim olmadığından, oldukları gibi yayımlama yolunu seçtim. Dileyen okur-yazar, bu parçalardan yola çıkarak, bir öykü, bir roman ya da bir oyun yazabilir. Böylesi bir durumda ‘herhangi bir hak iddia etmeyeceğimi’ şimdiden belirtirim.”

Ferit Edgü, Çığlık isimli öykü kitabında yarım bırakılmış “Parçalar”ı miras bırakıyor bizlere. Bu “Parçalar”ın bileşenlerini bir araya getirmeye ne dersiniz?

Parçalar’ı tamamlamak

Her yazınsal metinde biraz da kendimizi ararız ve nihayetinde o yazınsal metnin merkezi-öznesi biz okuyucularızdır. Hikâyenin yaratıcısı da bundan dolayı bu bilinçle yazar, çünkü hiç bir yazarın yaşamöyküsü yoktur. Onların yaşamöyküsünü okuyucudan dinlemek daha objektif sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır. Zira yazar, yapıtlarıyla yaşamöyküsünü okuyucuya aktarır. Örneğin Albert Camus’nun yaşamöyküsünü Meursault karakterinden yola çıkarak öğreniriz veya Dostoyevski’nin yaşamöyküsünü Raskolnikov karakterinden tahmin edebiliriz. Bu hep böyle olmuştur. Okur, zihninde yapıta bağlı kalarak yazardan bağımsız bir yaşamöyküsü oluşturur çünkü. Yapıtlardan yola çıkarak yazarın yaşamöyküsüne yöneldik sürekli. Pekâlâ; bir romanın, bir şiirin, hikâyenin yaşamöyküsünü hiç düşündük mü? Ferit Edgü, bizlerden biraz da yapıtların yaşamöyküsüne yönelmemizi istiyor ve bizlere yarım bıraktığı Parçalar’ı tamamlamamızı istiyor. Bir ilk örnek niteliğinde olan bu mirasa varis olmaya davet ediyor Ferit Edgü her “okur-yazar"ı.

Dedalus Kitap tarafından okur karşısına çıkan Parçalar, Ferit Edgü’nün Çığlık’ında yer alan toplam dokuz öykünün farklı kalemler tarafından yorumlanmasından oluşuyor. Dedalus’un editörlerinden Baran Güzel, sıkı bir Edgü okuru, aynı zamanda yarım bırakılmış Parçalar’ın ilk varisi ve ilk paydaşı. Parçalar’ı oluşturan diğer yazarlar ise; Okan Çil, Kerem Işık, Bahadır Cüneyt Yalçın, Hakan Bıçakçı, Pelin Buzluk, Emirhan Burak Aydın, Sedat Demir, Melida Tüzünoğlu ve Mevsim Yenice.

Kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var

İlk hikâye olan “Balkonda” Okan Çil tarafından farklı bir eksik parçaya dönüşüyor ve hikâyenin seyrini değiştiren üslubuyla yazar okuru, ustaca bir girdabın içerisine sürüklüyor. Zaten kendisi de bir söyleşide “amacım bütüne ulaşmak değil, eksik kalana bir eksik daha eklemekten ibaretti” diyor. Öte yandan Kerem Işık, “Beklenmeyen Konuk” isimli öyküde Ferit Edgü’nün yarım bıraktığı parçayı bir puzzle’ın parçası gibi yerine yerleştirmeyi başaran yazarlardan. Hikâyeyi okudukça bütünsellikte herhangi bir aksama olmadığı için ikinci bir anlatıcı hissine kapılmadan Ferit Edgü üslubunu fark ediyorsunuz. “Yazar ve Yazman” isimli öyküde ise; Bahadır Cüneyt Yalçın, bir yazarın, yazman olarak yanında çalıştırdığı kişiye olan kıskançlığını konu alıyor. Ferit Edgü’nün bu hikâyesinde gidişata dair pek bir ipucu olmamasına rağmen, Bahadır Cüneyt Yalçın çok ince dokunuşlarla bir ressam gibi çalışarak Edgü’nün izini sürdürüyor.

Ferit Edgü'nün devamı niteliğinde olan anlatımların dışında kendi üslubunu ön plana çıkaran yazarlar da var. Örneğin Pelin Buzluk, “Teyzemin Sonu” isimli öyküde kanserli bir kadının son anlarını anlatırken, kendi üslubu aşikâr bir şekilde fark ediliyor. Melida Tüzünoğlu ise, “Gelişigüzel Bir Konuşma” isimli hikâyede şiirsel bir üslup kullanmış ve hikâyeye bambaşka bir renk katmış. Kitaptan alıntılayacağım şu bölümden Parçalar’ın ne’liğinin çeşitliliği fark edilecektir:

Prizlere tak fişlerini, çalıştır tüm makinelerini.

Çek ne varsa aramızda. Havadan, sudan ve karadan.

Denize doldur hortumları ve suyu çek önce.

Görelim bütün kanatları ve helyumlu uçakları.

Ve gücün kaldıysa kollarında, karaya sür hortumları.

Çek bütün bina temellerini ve aya basan koca ayakları.

Yıkılsın tek tek duvarlar, inşaat dozerleri ve havada özgürce koşuşan çok hücreli canlılar.”

Ferit Edgü’nün parçaları tamamlandı mı bilinmez, fakat tamamlamak isteyen “yazar-okur”u Parçalar’a davet edelim istedim. Okunmaya değer çünkü, okuyun ve okutun vesselam.

Parçalar, haz. Baran Güzel, Dedalus Kitap

Salih Ağbalık

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2018, 17:47
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20