Bir Solukta Okunacak Öyküler: 'Gün Akşamsızdır'

Aile bağlarının modernizmin dayattığı yaşam tarzına nasıl da yenik düştüğü, bencil tutumların aileyi an be an zayıflattığı, Fatma Barbarosoğlu'nun 'Gün Akşamsızdır' adlı kitabındaki farklı hikâyelerde ortak konu olarak karşımıza çıkıyor. Şerife Nihal Zeybek yazdı.

Bir Solukta Okunacak Öyküler: 'Gün Akşamsızdır'

Fatma Barbarosoğlu’nu gazetedeki yazıları ve son zamanlarda Nihayet dergisi ile hayata dair düşündürücü, ufuk açıcı fikirleri ile tanıyoruz. Akademik alanı sosyoloji olan Barbarosoğlu, edebiyatta da oldukça başarılı bir isim. Fatma Hanım’ın Gün Akşamsızdıradlı hikâye kitabı on bir tane öyküden meydana geliyor. Eser 2000 senesinde Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikaye kitabı ödülünü aldı.

Gün Akşamsızdır’da her öykü apayrı bir dünyaya davet ediyor sizi. Bir öyküde kendinizi ölüm arefesindeki yaşlı teyze gibi hissederken, diğerinde kreşe giden bir çocuğun yerinde buluyorsunuz kendinizi. Kitapta aile, kadın ve insanlar arası iletişim öne çıkan konulardan. Aile bağlarının modernizmin dayattığı yaşam tarzına nasıl da yenik düştüğü, bencil tutumların aileyi an be an zayıflattığı farklı hikâyelerde ortak konu olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca genç kuşağın aile yadigârlarına sahip çıkmak istememesi, her şeyi alaya alan bir üslup benimsemeleri çeşitli sahnelerle göz önüne seriliyor. İnsanın konuşma, paylaşma, anlaşılma ihtiyacı ise yine farklı öykülerde özenle işlenmiş bir konu. Sırf insanlarla sohbet etmek amacıyla otobüsle uzak marketlere alış verişe giden, evime gelen giden olsun diye yaşlı başlı haliyle evinde çamaşır satmaya kalkışan teyze bize çok şeyler hatırlatıyor. Son derece hızlı ve kendimize endeksli yaşadığımız bu hayatta, biraz daha etrafımıza bakmamız, belki de bizden bir çift kelam bekleyenlerin olduğunun farkına varmamız adına bizi uyarıyor kitaptaki öyküler.

Ne çalışan kadın övülüyor, ne de ev hanımı olan kadın yüceltiliyor

Öykülerde genel manada dikkat çeken bir husus da kadın. Çalışan ve ev hanımı kadın, bekar ve evli kadın, genç ve yaşlı kadın tipleri farklı hikayelerin kahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Farklı konumdaki kadınlar ele alınarak, okuyucunun bu karakterleri yakından tanıması sağlanıyor. Zikredilen farklı özelliklerdeki kadınlardan anlaşılacağı gibi, kitapta kadın hakkında tek bir düşüncenin savunulması söz konusu değil. Örneğin ne çalışan kadın övülüyor, ne de ev hanımı olan kadın yüceltiliyor. Bunlardan ziyade kadınların iç dünyasında yaşadıkları, eşleriyle iletişimi, kendi durumlarını nasıl değerlendirdikleri, hayalleri ve hayal kırıklıkları ele alınıyor. Bir hikâyede kendini ailesine adamış bir kadının eşi ve çocukları tarafından uğratıldığı hayal kırıklığı anlatılırken, başka birinde yoğun iş temposunda yıpranan kadın anlatılıyor. Kadının hangi konumda olursa olsun, eşini, ailesini öncelediği, onları kendine tercih ettiği fakat bunun her zaman mutluluk getirmediği, kendinden çok fazla ödün veren kadının zamanla iyice kaybolduğu anlatılıyor.

“Tamir Görmemiş Aşk” adlı hikâyede, bir kadının, ailesine rağmen kendisine büyük bir aşkla bağlı olan bir erkekle yaptığı evlilik anlatılıyor. Güya çok seven, şiirler yazan, övgüler dizen erkek; ama evi geçindiren, tüm sorumluluğu alan kadın. Genç kadın ailesinin tepkisine, arkadaşlarının eleştirilerine, eşi hakkındaki dedikodulara, çocuğunun isteklerine karşı cevap verememesine rağmen evliliğini sürdürüyor. Ne zaman ki artık kocasının gönlünde tamir edilemeyecek derecede yıprandığını anlıyor, işte o zaman bu evliliği sürdürmek manasız hale geliyor. Bir kadının maddi ve manevi anlamda nasıl fedakârlık yaptığına şahit oluyorsunuz bu hikâyede. Kocasıyla aralarındaki bağın kopmasıyla ise dayanacak takatinin kalmadığını görüyorsunuz. Bir kadını güçlü kılanın, ona dayanma gücü verenin maddiyatın çok uzaklarında şeyler olduğu vurgulanıyor.

Hikâyelerin hepsi yaşamdan derin izler taşıyor. Okuyucunun kendiyle özdeşleştirebileceği, yaşamda karşılık bulan sahneler göz önüne seriliyor. Kadınların hikâyesini kadın bir yazarın kaleme alması, kadınların iç dünyasına ayna tutması açısından son derece başarılı olmuş görünüyor. Akıcı üslubu ve sade diliyle bir solukta okunacak, akabinde ise üzerine düşünülecek öyküler ‘Gün Akşamsızdır’da.

Şerife Nihal Zeybek

Yayın Tarihi: 29 Nisan 2016 Cuma 14:34 Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 18:24
banner25
YORUM EKLE

banner26