Bir rüya ikliminde vücut buluyor onun öyküleri

Ayşenur Gülsüm Tuna, 1992 Adapazarı doğumlu genç bir öykücü. Tuna’nın gözden kaçmış ilk öykü kitabı 'Kuşlu Dualar' üzerine Mustafa Nurullah Celep yazdı.

Bir rüya ikliminde vücut buluyor onun öyküleri

Ayşenur Gülsüm Tuna, genç bir öykücü. Kuşlu, dedeli, anneli, rüyalı, Rabialı, Elifli öykülerin içten anlatıcısı.

Tuna’nın kitabı Kuşlu Dualar'da çocuksu bir anlatımı var, doğal... Gösterişsiz, olumlu denebilecek durum öyküleri, anlatış biçiminin çerçevesini oluşturuyor. Çocuksuluk, başat duygu biçimi olarak beliriyor öykülerde. Örneğin dedesine yönelik özlem hisleriyle kaleme aldığı öykülerinde durumları biçimlerken çocuksuluğunu ve içtenliğini yitirmiyor hiçbir zaman. Öykülemeye dair duygulanma biçimi ayrıcalığı Tuna’nın. Bu, kendine has biçimlerde tebarüz ediyor.

Özlem-ayrılık, gerçek-rüya, ölüm-yaşamak arasındaki öyküsel gerilim, yazara has ince bir dramatizmle naif bir hal alıyor. Kısmen girift ama daha çok seçik anlatımlı öykülerinde naif bakış açısını elden bırakmıyor Tuna. Rüya motifi, belirginlikle yer alıyor öykülerde. Duygularına aşırı abanmadan bir çeşit rüya estetiği kuruyor. Kibir ve büyüklenmeden eser olmayan kendi özgün kaderinde biçimini bulmuş duygu içre çocukluk öyküleri yazıyor. ‘‘Samimiyeti, hüneri…’’

Tuna’nın renkli, şenlikli, hüzünlü evreni

Sürekli, soluk soluğa anlatma telaşesinde... Bazen pes edip geri çekilse de anlatım iştiyakını iç enerjiyle perçinliyor, ortaya ‘‘okuyucuya estetik haz veren’’ incelikli öyküler çıkıyor. Geveze bir aktarıma prim vermeden sürekli anlatma derdinde oluşu, Tuna'nın en güzel niteliği...

Hikâyeyi ‘zarifane’ bir tutumla anlatma mektebine bağlı olan Tuna’nın öykülerinin karakteristik vasıflarından biri de, Türk öykücülüğünün beylik konularını, alışıldık izlekleri ‘estetik öykü cümleleriyle’ güzelleştirerek yansıtmasıdır. ‘Gül açar, çünkü açar’ denebilecek, sebebi de sonucu da öykülerin estetik dünyası içinde mündemiç bu anlatıcı tavır, genç bir öykücünün, Ayşenur Gülsüm Tuna’nın renkli, şenlikli, hüzünlü evrenini biz öyküseverlere haber veriyor.

Bir rüya ikliminde vücut buluyor öyküler

Kuşlu Dualar”, ‘Cumartesi kadar yalnız’ bir öykü anlatıcısının zengin iç dünyasının kalabalık yansısı... Hayatın gerçeği-estetik gerçek ikileminde rüyayı, rüya anlatımını daha tercihe şayan buluyor. Öykülerin geneline ironik söyleyişlerle örgülenmiş muhayyel bir atmosfer hâkim. Sevecen bir anlatımla bir rüya ikliminde vücut buluyor öyküler. Bu iklimde rüya istiaresinin öykü diline aktarımı soyut cümlelerle sağlanıyor.

Kaynağını çocuklukta bulan kurgulamanın gerçeklikten çok tahayyülden yana çalıştığını söyleyebiliriz. ‘‘Üç Âh İle Bir Hikâye’’, ‘‘Kum Saati ve Tahayyül Müsabakası’’ öyküleri ifadelerimizi örnekler mahiyette metinler olarak yer alıyor.

Genç bir öykücünün bu dil deneyinin, kurgusu ve hayatiyetiyle, ayrıntılara ve durumlara yönelik incelikli estetik öykü algısıyla gözden kaçırılmaması ve okunması gerektiğini düşünüyorum.

Güzel bir başlangıç için Kuşlu Dualar’ı okuyun. Dua ile başlayın..

Mustafa Celep yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 14:36
YORUM EKLE

banner19