banner17

Bir özlemin izcisi Şakir Kurtulmuş

Şakir Kurtulmuş'un 'Ah Güzel Bir Gün' kitabındaki şiirlerin tümü, bir salkımın taneleri kadar birbirinden ayrı ve fakat bütünlük içinde. Şadi Kocabaş yazdı.

Bir özlemin izcisi Şakir Kurtulmuş

Şakir Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümü mezunu. Onda şiire yönelim, öğrenciliği sırasında düzenlenen bir okullar arası şiir yarışmasında dereceye girmesiyle berraklaşır. Edebiyat yolculuğunda bazı önemli isimlerle tanışır ki onlardan bazıları Gelişme, Diriliş, Edebiyat ve Mavera dergileri ile birlikte, Necip Fazıl, Sezai Karakoç,  Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Akif İnan, Alaeddin Özdenören'dir.

2015 yılı ortalarında ESKADER’in Timaş Kitapkahve’deki Bâbıâli Sohbetleri'nde haftanın konuşmacısı olarak edebiyat mâcerasını anlatırken sorulan “sizce şiir nedir” sorusuna verdiği cevap, Kurtulmuş'un dünyayı yorumlama biçiminin ve şiirinin temel ipuçlarını ortaya koyuyor: “Her sabah yeniden doğduğumuzu düşünürüm şiirle. (....) 'Şiir hakkın emrinde olmalı' diyen ustamın bu sözünü hatırdan çıkarmamaya özen gösteririm. Şiir için poetik sözler sarfetmekten imtina ederim. Şiiri, yalnız şiiri, güçlü bir biçimde yaşamak isterim.”

Şairin Ah Güzel Bir Gün kitabı ilk 1985'te basıllmasının ardından, Kasım 2015'te de Çıra Yayınları arasında okura ulaşmış. Eserin bir özelliği de, Şakir Kurtulmuş'un ilk şiir kitabı olması.

Kendini, içinde bulunduğu çağı gözlemler ve sorgular şair

Kitabın sayfalarında dolaşmaya başlıyoruz. Şiirlerin tümü bir salkımın taneleri kadar birbirinden ayrı ve fakat bütünlük içinde.

Şairin kendini tanıma ve gerçeği keşfetme bilinçlenmesinin şiirsel hikâyesine kulak verelim: “Şekler ve şüphelerle yürüdüm bir zaman/ eski zaman kalıntısı evlere ve aşklara nispet ettimse eğer/ artık herkes bilmeli bunu ben bilmeliyi/ hayır kimse bilmemeli çünkü ben bir özlemin izcisiyim

Gelip kapısına dayandığı hakikât, onu, bir metafizik aşkın yörüngesine sürükler. Kendini, içinde bulunduğu çağı gözlemler ve sorgular şair. Bu anlamda tarafgir bir şâhit ve gerçeklerin notunu tutan bir vicdandır. Çevresinde savaşlarla el değiştiren eşyâya, kapıları zorlayan iç sesiyle karşılık bulur: “modern bir piyanistin/ akşam yemeğinde kullandığı sözcükleri gördüm/ biraz gördüm, güldüm görmezlikten geldim/ çağdışı olmayı yeğledimse bunun için...

Bütün mısralarını derin bir İslam inancı ve tevekkülü içerisinde dualara sığınışı ve adanmışlığı kuşatır: “hüzünle sargılı haziran çocuklarıyız/ yüzüme sararmış menekşeler sar/ (...) bir koşuyu sürdürmenin savaşıdır kanlanan/ sıcak vakitlerin korosunda durulur tevbe ederiz.” (Haziran Çocukluğu)

Şair, kırgın ve yaralı, ama bağırmayan, kararlı bir bekleyiş ve özlem türküsü söyler: “umutsuz akşamlara sarılmış/ bir şair sanal devletini yaşıyorken/ (...) çocuklar eskiden

ne kadar bağlı ise resim defterlerine/ umurumda mı yaşamak sözcüklere/ ki kimliğim açıklıyor özlemimi/ ah güzel bir gün gelir

Şâdi Kocabaş yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2019, 17:26
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20