banner17

Bir Müslüman aydının Doğu'ya seyahati

Muhammed Zahir Bigi, 'Maveraünnehir’de Seyahat' isimli kitabında doğuya gerçekleştirdiği seyahatleri anlatıyor. Mahmud Sami Mertoğlu yazdı.

Bir Müslüman aydının Doğu'ya seyahati

Editörlüğünü Ahmet Kanlıdere'nin yaptığı ve Kitabevi Yayınları'ndan çıkan “Maveraünnehir’de Seyahat” kitabı Müslüman Tatar aydın Muhammed Zahir Bigi tarafından tutulmuş gezi notlarından oluşuyor.

Kitap yazar tarafından Tatarca yazıldığından orijinalliği çok bozulmamış, kelimelerin yanlarına Türkçe karşılıkları verilmiş. Bu sebeple okuyucu bir çok Tatarca ve Rusça kelime ile karşılaşıyor. Örneğin; parahod: vapur, vagzal: istasyon, şulay: böyle, ve benzeri gibi. Fakat zaman zaman bazı noktalarda aşina olmayanların sözlüğe başvurması gerekebilir.

Döneme baktığımız zaman 19. yüzyılın sonları. Artık Batı kültürünün kuvvetlice üstün olduğu kabul edilen bir zaman dilimi. Yazar Muhammed Zahir Bigi’nin de bu seyahatnamesinin dönemin doğu ve batısını kültürel açıdan karşılaştırmak adına önemli olduğunu düşünüyorum. Kitap çok uzun değil, 124 sayfa. Ancak çok uzun olmamasına rağmen seyahatname ve hatırat niteliğindeki eserde gözlemler sonucu notlar aracılığıyla dönemin doğu kültürünü idrak etmek mümkün. Yazar diğer eserlerinde de genel itibariyle toplumsal değerlendirmelere yer verir. Muhammed Zahir Bigi seyahatnamesinde de bu hususiyetini koruyor.  

Rus kültürü altında yetişmiş “batılı” bir aydın olan Muhammed Zahir Bigi, Türkistan’a yaptığı seyahatte doğu ve batı karşılaştırması yaparak Müslüman toplumlardaki kültürel farklılıkları göz önüne seriyor. Batı kültürünü tamamıyla kabullenmekten ziyade, sadece gerekli yönleriyle kabullenmek taraftarıdır. Böylelikle esas amacı doğudaki toplusal sıkıntıları ortadan kaldırmaktır. Bu eser ile birlikte Doğulu Müslümanları uyarmak istemiş ve çözüm önerileri sunarak kendilerine çeki-düzen vermelerini istemiştir.

Bazı hususları kasten dillendirmemiş

Tanıştığı Tatar zengin Abdulgani Bay Huseynof’dan duyduklarıyla Türkistan’da büyük bir ahlaki çöküntünün olduğunu öğrenir. Ana hatlarıyla doğuda büyük bir gerilemenin olduğunu gören yazar, eserinde de bunu dile getirmiş. Kimi zaman çok sert olacağı endişesiyle bazı şeyleri yazmamayı tercih etmiş Zahir Bigi. 

Her ne kadar kendi toplumu daha ileri olsa da, bazı istisnalar da mevcut. Çok fazla örnek vererek kitabı burada açığa çıkarıp özelliğini yitirmek istemiyorum, fakat birkaç örnek vermenin yerinde olduğunu düşünüyorum.

Örneğin, Buhara’da hamama gittiğinde perdesiz, örtüsüz girilmediği dikkatini çekiyor ve bu durumu takdir ediyor ve burada gördüğü diğer adetleri de benimsemeye hazır olduğunu belirtiyor. Bunun dışında tasvip etmediği bir durumda Astrahan ve Buhara’da mezar ziyaretleri. İnsanların sadece belli kişilerin mezarlarını ziyaret etmesi ve mezar önünde rükuyu andırır hareketler yapılmasını oldukça şaşırtıcı buluyor. Ayrıca bazı bölgelerde kadınların toplumdaki yerinin Müslümanlık çizgisinin dışında olması Muhammed Zahir Bigi’yi bazı çözüm yolları sunmaya teşvik ediyor.

Gittiği yerlerde mekanların tarihinden bahsetmesi eseri aynı zamanda bir tarih kitabı haline getiriyor. Önceden gittiği yer hakkında bilgi sahibi olması ve inceleme sonrası bilgisini aktarmasının okuyucu için önemli olduğunu düşünüyorum. Örneğin Hazar Denizi’nin isminin nereden geldiği veya Don Nehri’nin yakınındaki Kalaç kasabasından bahsetmesi okuyucuya tarihi bir perspektif de kazandırmakta. Fotoğraflarla süslenen eserde okuyucu kendisini o dönemde hissediyor.

Sonuç olarak dönemin doğu kültürünün Müslüman bir aydın tarafından anlatılmasının eseri önemli kıldığını düşünüyorum. Batılı bir perspektiften bakılan ve eleştirilen toplumsal olayların o dönemdeki durumunu anlamak bu kitapla mümkün. Tek oturuşta okunabilecek ve kişiyi oldukça bilgi sahibi edecek bu eserin dönemin önemli eserlerinden olduğunu düşünmekteyim.  

Mahmud Sami Mertoğlu yazdı.

Güncelleme Tarihi: 14 Aralık 2018, 10:53
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20