banner17

Bir Filozof İktisatçı: Sabri Ülgener

Bir sosyolog, filozof ve aynı zamanda iktisatçı olan Sabri Ülgener Hoca da eserlerinde iktisadî ve toplumsal olayları 'insan' kavramı üzerinden açıklamaya gayret ederek, Hz. İnsan’dan 'homoekonomikus insana' olan değişim ve dönüşümü irdelemektedir. Metin Erol yazdı.

Bir Filozof İktisatçı: Sabri Ülgener

Sabri Ülgener, filozof iktisatçılar döneminin son adamlarındandır. İktisadı; sosyoloji, tarih, edebiyat, felsefe gibi alanlarla ilişkilendirerek anlatan Sabri Ülgener, topluma yol göstererek zihniyet dünyamızla alakalı birçok fikir beyan etmiştir. Tarihte hiçbir olay sadece belli bir alanın kuralları içinde gerçekleşmez. İktisadın toplumu ilgilendiren alanların en önemlilerinden biri olduğunu kavrayan Sabri Ülgener, iktisadın etkileşim içinde olduğu en önemli aktörün “insan” olduğunu keşfetmiş bir filozoftur.

Geleneğimizin “insan” telakkisi

Bilindiği üzere geleneğimizin “insan telakkisi”, dünya tarihi içinde çok kıymetli bir yer teşkil eder. Bu telakkiye göre insan, ruh-meal-cesettir. Allah’ın ruhundan ruh üfürdüğü ve esmasını yüklediği eşref-i mahlukattır. Allah, her şeyi insan için, insanı kendi için yaratmıştır. Şiirlerde, nesirlerde, tablolarda kadim sanatımızı canlandıranların es geçmedikleri bir değerdir insan. Bu kavrama iktisadî bir terimle örnek verecek olursak insan bir “homoekonomikus” değildir. “Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen / Merdûm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.” dizeleriyle Şeyh Galip Hazretleri’nin işaret ettiği insan anlayışı toplumumuzda yer etmiştir. Ziya Paşa’nın “Dehri gezsen binde bir âdem bulamazsın / Âdem görünen harları âdem mi sandın?” dizeleri de bize toplumumuzda yer eden “insanı” tanıtır. “Ya Hazret-i İnsan” yazılır levhalara… Çünkü “İnsana insandan tecelli eder Allah.” Hz. İnsan’dan homoekonomikus insana…

Toplumların gelişimine ve düzenine doğrudan etki eden birinci etkenlerden biri de o toplumun “insan” algısıdır. Bizim toplumumuzun insan algısı, “toplum yapıcı” bir niteliktedir. “Merdûm-i dîde-i ekvân” olan insanların oluşturduğu toplumun güzelliği su götürmez bir gerçektir. Günümüzde ise insan “homoekonomikus” bir varlık olarak algılanmaktadır. Bir sosyolog, filozof ve aynı zamanda iktisatçı olan Sabri Ülgener Hoca da eserlerinde iktisadî ve toplumsal olayları “insan” kavramı üzerinden açıklamaya gayret ederek, Hz. İnsan’dan “homoekonomikus insana” olan değişim ve dönüşümü irdelemektedir.

Sabri Ülgener Hoca “İnsan ne demek? Bu kelimeyle kastedilen nedir? İnsan neler yapabilir?” sorularına cevap arar. Ziya Paşa’nın “Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan.” dizelerinin peşi sıra gider. Bugünün dünyasında insanı sadece “homoekonomikus” olarak gören bakış açısına Hz. İnsan’ı anlatmaya çalışır. Çabası iktisat üzerinden bu anlatımı gerçekleştirmektir. Bu gayeyle “bir iktisatçı, bir entelektüel nasıl olur?” sorusuna cevap arar Sabri Ülgener.

İnsanın ululanma ve kâr isteği toplum ahlakını tahrip eder

Sabri Ülgener Hoca’nın bilim tarihimizde, mahsusen iktisat alanında müstesna bir yerinin olmasının en büyük sebebi, modern iktisat terimlerine kapılmadan insan mefhumunu geleneğimizden iktibasla tanımlamasıdır. Bu hususta 16. yüzyıl şairinden faydalanır Sabri Ülgener. Meselelere bir bütün olarak bakar. Bu çok kadim bir mevzudur. Sadece iktisadî sistemleri bilerek iyi bir iktisatçı veya sadece toplumun geçmişini bilerek iyi bir sosyolog olmak mümkün değildir.

İktisadî Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası” isimli kitabında da Sabri Ülgener Hoca toplum ve insanın iktisadî meselelere etkisini anlatır. Ortaçağ’ın insan ahlakını açıklayıp iktisadî çözülmeye geçerken toplumun durumunu ortaya koyar. İktisadî çözülmenin toplumun ahlakî çözülmesinden azâde olmadığının altını çizen Sabri Ülgener, bu noktada meslektaşlarından ayrılır. “İktisadî Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası” kitabının sonuç bölümünde İbrahim Hakkı Erzurumî Hazretleri’nin Marifetname’sinden ticaret ve kazançla alakalı bir bölüm paylaşır. “Bol ve gösterişli yiyip içmenin keyfini sürmek, giyim kuşamla etrafa ululanmak, şeref ve izzet sahibi olmak uğruna ibadeti koyup ticarete gider.” Bu alıntısıyla Sabri Ülgener Hoca insanların ululanmak, şeref bulmak uğruna kâr elde etme isteklerinin olduğunu belirtir ve bunu toplumun ahlakı için tahrip edici bir unsur olarak görür.

İnsan sözüne güvensizlik ve esnafların defter tutması

Sabri Ülgener, esnafın ve üreticilerin götürü hesaplar için defter tutma özelliklerinin bugüne nispetle az olsa da o zamanlarda da mevcut olduğunu aktarır. Fakat bu defterlerin rantabiliteyi ayarlamak için değil de daha ziyade lonca vs. makamların murakabesi esnasında ibraz edilmek üzere tutulmuş kayıtlar olduğunu belirtir. Max Weber de kapitalizmden evvel kaydedilen hesapların sadece vesika kıymeti olduğundan bahsetmiştir. Bu hususta Sabri Ülgener’in tespiti fevkaladedir. Dönemler değiştikçe tutulan defter ve senetlerin karşıdaki insanın sözüne güvenilmediğinden tutulmaya başlandığını belirtir Sabri Hoca. Bu başlı başına ahlak düzeninin bozulduğunun ve güvensizlikle beraber iktisadî hayatın sekteye uğradığının bir göstergesidir. Sabri Ülgener bu tespitini Sadi Şirazi’nin “Hesabı temiz olanın muhasebeden ne korkusu olsun” dizeleriyle zenginleştirir.

Sabri Ülgener, kendi sahasında yol alırken, geleneğimizin değerlerinden, imgelerinden, zihniyet yapısından kopmamıştır. Aksine kendi kulvarı içinde önüne çıkan engelleri aşmada, sorunları çözmede, geleneğimizin değerlerine referansla hareket etmiştir. Bu yazıda Sabri Ülgener’in iktisat sahasında geleneğimizdeki “insan telakkisine” referansla açıkladığı bazı özel durumları aktarmaya gayret ettik. Son sözü Sabri Ülgener’e verelim: “Geçmiş asırların zihniyeti üstünde durmak ve düşünmek, bir bakıma, kendi iç dünyamızın köklerini açığa koymak oluyor.”

Sabri Ülgener, İktisadî Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası, Derin Yayınları

Metin Erol

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2018, 17:52
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
melih
melih - 1 yıl Önce

"Dönemler değiştikçe tutulan defter ve senetlerin karşıdaki insanın sözüne güvenilmediği" hakkındaki iddia çok da doğru olmayabilir. Kur'an'ın en uzun ayeti olan Müdayene (borç) Ayeti borcun 2 şahit huzurunda yazılmasını emreder.

banner19

banner13

banner20