banner17

Bir duanın kabulüydü Hz. Meryem

Selis Yayınları'ndan çıkan Kadın Oradaydı kitabında on iki mübarek kadını on iki kadın yazar anlatmış.

Bir duanın kabulüydü Hz. Meryem

Elimi yakmadı değil ama tüm bedenimi ve ruhumu yaktı bu kitap. Selis Yayınları’ndan çıkan Kadın Oradaydı kitabında, vahiy sürecine şahitlik etmiş, acı çekmiş, horlanmış, iftiraya uğramış, şehit düşmüş ama inanmaktan ve Rablerinden vazgeçmemiş on iki mübarek kadını on iki kadın yazar anlatmış.

Büyük sabır sınavıydı onlarınki. Havva ile başladı. “Havva, hayat veren kadın”. Sade, katıksız, bütün kadınlardan bir parça vardı onda. Allah’ın Âdem’e eş seçtiği, beğendiği kadın. İlk günah diye anlatılan hikâyede günah işleme ve bağışlanma olayından çok, teslim ve terbiyesi örneğimiz oldu.

Kadın OradaydıSay yapmayı miras bıraktı

Hacer ve Sare iki seven kadın. Bütün acı olaylar yaşanıp, ateşin İbrahim’i yakacağı varsayılırken onlar İbrahim’e inanmışlar var güçleriyle sevip destek olmuşlardı. İyi huylu itaatkâr ve yumuşak kalpli kadın Sare. Hediyesini almak için firavunun karşısındaydı. Dokunamamıştı Firavun ona. Bu iyi yürekli kadının hediyesiydi Hacer. Nereden bilecekti kaderlerinin bir olacağını… Sare Hacer’i seçmişti İbrahim’e eş olarak. Firavun Sare’ye, Sare İbrahim’e hediye etmişti Hacer’i. İsmail ile çölde aç susuz kaldığında anlayacaktı teslimiyeti ve tevekkülü. Oradan oraya koşuşturan kadın, bize say yapmanın güzelliğini miras bırakacaktı. Say edecektik Hacer’in çırpınışı için.

Her yanı Yusuf

Her şey rüya ile başladı Züleyha’da. Çok çile, çok gözyaşı, çokça zaman geçmeliydi. Her aşk O’na çıkar sonunda, O’ndan başkasını sevmek imkânsız gibidir Züleyha için. Kınanmıştır, ezilmiştir, küçük düşmüştür, acı çekmiştir. Aşkı tevhide ulaşmıştır ve her yanı sevgi kaplamıştır. Her yanı Yusuf, her yanı aşk olmuştur.

Firavunun evinde yaşayan fakat cennetle müjdelenen kâmil kadın Asiye’ye Nil çiçek açmıştı. Bu kadim nehir başka akıp gidiyordu artık. Kucağına alacağı ay parçası onun dünyasını değiştirecekti. Adı Musa olacak. Vasiyeti yerine getirmek için vazifelendirilecekti. Göğsüne oturtulan taşın sebebi Firavun’u öfkeden çılgına çeviren imanı ve inancı idi. Son sözleri “La ilahe illallah” idi.

Belkıs Sebe krallığının melikesiydi. Bir mektupla aydınlandı yüreği, bir mektupla nurlandı yüzü. “Baş kaldırmayın” diyordu. “Teslimiyet gösterip bana gelin” diye itaat etmeye çağrılmıştı. Gitti. Gönülden teslim olmuştu çoktan.

Bir duanın kabulü: Hz. Meryem

Dindar, iffetli, kadınların en temizi. Bir annenin ettiği dua ile dünyaya gelmişti. Daha doğmadan ibadete başlamıştı Meryem. Melekler peygamber annesi olacağını fısıldamışlardı kulağına, ruh üflendi bir mucize doğdu. Meryem karalandı, iftiraya uğradı, çile çekti, şüpheyle yaklaşıldı hep. Ama Meryem bütün dünya kadınlardan üstün kılındığı müjdelenmişti.

Vahiy sürecinde ilk inanlar arasındaydı. Kırk yaşına kadar sabırla en güzelini beklemişti Hatice “Sizin için kendilerinde huzur bulacağınız eşler var ettik” ayeti inmişti bu evlilik için. Bir hikmet vardı. İlk vahiy ile başlayan mücadele yan yana olmuşlardı. Evlat acısını beraber tatmışlardı, beraber zorlukların üstesinden sabırla gelmişlerdi. Hatice’den geriye kalan düstur ve eylemlerinin mirasçısı çocuklarıydı. Hatice eylemiyle elimizden tutmaya devam ediyordu.

Müminlerin annesi

Ayşe omuz olmuştu peygambere. Yükünü paylaşmış, fedakârlık etmiş, öğrencisi olmuş hikmetli sözleri ezber edip insanlara aktarmış, ilahi hükümle müminlerin annesi ilan edilmişti. Uğradığı iftira sebebiyle rabbine sığınmış Nur suresinden 10 ayete sebep olmuştu.

Acıya, işkenceye, hakarete uğrayan, sırf inandığı için şehit edilen kadın Sümeyye… Zayıftı, biçareydi, toparlanıp götürüldü çöle. Oğlunun gözlerinin önünde yapılan işkenceye sabır gösterdi. Önce kolu söküldü, mafsalından ayrıldı, sonra hançerin soğukluğunu göğsünde hissetti, aktı kan damla damla. Bir cümle çıkıyordu ağzından “La ilahe illallah Muhammedün Rasulullah” ilk cennet yolcusu kadın böyle uğurlandı. Artık azat edilmiş, özgür olmuştu.

Affedilmiş midir?

Binlerce kez tövbe eden etse de huzur bulamayan kadın Hind. Kara elbiselerini çıkartmamış, yası bırakıp babasının intikamı için ant içmiş, kinini parlatmıştı. Hamza’yı istiyordu. Yakınlarının canına karşılık Hamza. Ciğeri ellerindeyken bir an bile tereddüt etmemişti dişlemek için. O kan şimdi ellerini yakıyordu. Elleriyle işlediği günahı, akan kanı silmek, temizlemek için ellerine kına üstüne kına vuruyordu. Artık tövbe etmişti, af dilemişti. Affedilmiş miydi acaba? İmtihanıydı belki bu Hind’in. Hamza affetmiş miydi ki onu?

Mümin kadınların şefaatçisi

“Haberiniz olsun ben size iki emanet bırakıyorum. Bunlardan biri Allah Teâlâ’nın kitabı, diğeri ise soyumun, neslimin devamı Ehlibeytimdir. Bu iki şey Kevser havuzunun başında toplanıncaya kadar birbirinden ayrılmayacaklar. Ümmetin devamı Fatıma. Büyük miras. Peygamber efendimizin (s.a.v.) canı. Ona en benzeyeni. Peygamber efendimize (s.a.v.) ebter diyenlere cevaptı. Ona ilk kavuşan, mümin kadınların şefaatçisiydi.

Zeynep karanlık bir devirde dünyaya gelmişti fakat doğumu nurlandırmıştır dört bir yanı. Zeyneb dini, imanı uğruna çok çileler çekti. Sabırla, sebatla bu sıkıntılara direndi. Müşrik kocasına karşı nezaket gösterdi sevgi ve saygıyla hizmet etti. Onun gönlünü bu şekilde fethetti. İslâmiyet’le tanışmasına vesile oldu. Genç yaşta kavuştu rabbine.

Anneydiler, eştiler, köleydiler, melikeydiler, evlattılar. On iki kadın, on iki farklı hayat ve yaşanmışlıklar sizi sizden alıp götürüyor böyle işte. Kendilerini hakikate adayan kadınların hikâyesi, her yazarın farklı anlatımıyla hayat bulmuşlardı… Hepsi bir pencere açıp oradan bakmışlar onların dünyalarına. Kimi kendini koymuş yerine anlatmış, kimi arkadaş olmuş… Farklı farklı lezzetler sunmuşlar… On iki birbirinden güzel hikâye çıkmış meydana. Bir kitap hayat bulmuştu.

 

 

Seda Çalımfidan tavsiye etti

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2016, 11:31
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
merve
merve - 8 yıl Önce

Seda Hanım, iyi güzel de yazı, Zeynep'in kocasının müşrik olduğu nereden çıktı...

Seza Nur
Seza Nur - 8 yıl Önce

kitabı henüz okumak nasib olmadı. Ne güzel anlatmışsınız, inşallah hemen okuyacağım.

sevgiler

selma
selma - 8 yıl Önce

lise son sınıftayken okuduğum ve her birinin hikayesinde birazda kendimden bir şeyler bulduğum o kadınlar...eminim hala oradalar...onlardan ve ibretlik hayatlarından öğreneceğimiz çok şey var....

sümeyra aktaş
sümeyra aktaş - 8 yıl Önce

2005 diye tarih atmışım kitabın başına. demek 6 sene evvel okumuşum.dün gibi. okumuşum değil de okuduk aslında ;annem ,ben ,kız kardeşim. kadın olmak böyle birşey.kul olmak, ana olmak , eş olmak. dişi olmak değil bu kadın olmak. biblo gibi dolaşan ama işe yaramayan kadınların arasında nefes almak için, okuyun.

suleyha
suleyha - 8 yıl Önce

kitabda en çarpıcı bölüm: hind'in müslüman oluşunun anlatldığı bölüm. hind hz. hamza'nın ciğerini aldığı ellerine hep kına yakmalıdır, Resulullahın emriyle. günahı ve tevbesi kızıl avuçlarında... çok çarpıcı, hararetle tavsiye ederim.

banner8

banner19

banner20