Bir derdimiz var: “Boşluk”

Otuzuncuharf İsmet Özel'in şiire damıtılmış hayatını konuşuyor

Bir derdimiz var: “Boşluk”

Her yıl edebiyat dünyasına giriş yapan birçok dergi oluyor. Ancak söylenen sözün toplumsal ve edebi bir karşılığının olması, eksikliği hissedilebilecek bir boşluğu doldurması gibi önemli belirteçler üzerinden hareket edersek, bu yeni çıkan dergilerin çoğu bir gençlik hevesi olarak birkaç sayı çıktıktan sonra kapanıp gidiyor.

Otuzuncuharf dergisiBugün beşinci sayısına ulaşan Otuzuncuharf dergisi başından beri bir çekirdek kadronun belirleyiciliği etrafında yapılanan ve derginin bütün yürüyüşünün bu kadronun şekillendirdiği bir dergi olarak ısrarla varolmaya çalışıyor.

 

İsmet Özel tez konusu

İçerik ve tasarım bağlamında giderek önemli mesafeler kat eden ve dağıtım ağını geniş alana yayan Otuzuncuharf bu yeni sayısında özellikle doktorasını İsmet Özel’in şiir üzerine yapan akademisyen İbrahim Tüzer söyleşisi ile dikkat çekiyor. Dergi ekibinden İsa Karaaslan’ın ciddi sorular ile gerçekleştirdiği söyleşi sanırım İsmet Özel üzerine mevcut literatürü zenginleştirecek önemli metinlerden birisi olarak yerini alacak. Toplam 9 sayfayı bulan söyleşide Tüzer, aynı zamanda Dergah Yayınları tarafından da basılan doktora çalışmasının perde arkasını bu söyleşi ile açıyor bir bakıma.

Derginin bu sayısında tema edinilen ana mesele ise özellikle modernizmin bireyin algı dünyası üzerinde doğurduğu “boşluk” duygusu. Aynı zamanda derginin de Genel Yayın Yönetmeni olan Gökhan Şimşek ile Banu Özbek, Nurdal Durmuş, İsa Karaaslan, Yunus Emre Tozal, Oğuzhan Bölükbaşı, Mustafa Nazif, Abdülaziz Tantik’in metinleri bu merkezde oluşan meselelere eğiliyor.

Bir giriş çalışması olarak düşünebileceğimiz İsa Karaaslan’ın Edip Cansever’in Şiirinde Bir Var Olma Sorunu Olarak Boşluk yazısı ele aldığı konunun derinliği bakımından başka metinler üretmeye de açık bir çalışma olarak görülebilir. Bu bağlamda Cansever üzerine yoğunlaşan Karaaslan yazacağı başka metinler ile poetik dünyamıza kalıcı metinler bırakabilir.

 

Evely Elsaesser’i tanır mısınız?

Derginin bu sayısında yayınlanan özgün söyleşilerden birisi de Varoluşçuluk ve Edebiyat merkezinde çalışmaları bulunan Evely Elsaesser ile gerçekleştirilmiş. Adem Dönmez ve Elif Dönmez’in ortak çalışması sonucu gerçekleştirilen söyleşi eminim hem Elsaesser’in Türkiye okuru ile daha detaylı tanışmasına imkan aralayacak hem de varoluş ve edebiyat ilişkisine katkı sağlayacaktır.

Otuzuncuharf dergisinde aynı zamanda önemli inceleme metinlerinin varlığını görmek de beni sevindirdi. Edebiyat-ı Cedide üzerine Pınar Öztürk’ün yazısı bu anlamda derginin teorik metinlerini besleyen önemli bir çalışma.

Artık birçok edebiyat dergisinde ihtiyaç hissedilen sinema yazılarını da okuyoruz Otuzuncuharf’te. Yunus Emre Tozal’ın Tarafsız Radikal-V For Vendetta başlıklı yazısı iyi bir sinema çözümlemesi olarak okunabilir.

 

Önemli isimler...

Dergide şiir öykü ve denemeleri yer alan diğer isimler ise şöyle: Yüksel Güngör, Zeki Bulduk, Banu Özbek, Emre Dinç, Adnan Karataş, Adem Turan, Abdullah Yalçi, İlyas Alagöz, Hares Yalçi, Ercan Ertunç, İbrahim Hakkı Gündoğdu..

Adem Dönmez’in değişik ülkeleri içeren Terkettiğimiz Doğu başlıklı gezi yazısı da ayrıca okunmaya değer.

 

Selçuk Küpçük haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2009, 08:36
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yasin Kara
Yasin Kara - 10 yıl Önce

Lütfen 'Boşlukları dolduralım...'

Otuzuncu Harf dergisinin emekçileri güzel insanları kutluyorum.

Edebiyat dünyasının yakışıklı dergilerinden biri...

banner19