Bir de Albay'a sormalı!

Hakan Albayrak: Konfor içinde yüzen sen mi göğsünü Cumhuriyet'e siper edeceksin?

Bir de Albay'a sormalı!

10 Kasım'da Boğaz KöprüsüGeçtiğimiz günlerde bir 10 Kasım’ı daha geride bıraktık. 10 Kasımlar kimileri için garip ve anlaşılmaz, kimileri içinse yaslı bir gündür. Şahsen 10 Kasım’ı yas günü olarak görenlerin çoğunun samimiyetine inanmıyorum. Laik amcalar alınmasınlar ama 10 Kasımlarda içlerindeki paganı tatmin etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Bense 10 Kasım’ı garip ve anlaşılmaz görenlerdenim.

Kemalistler 10 Kasım'da trafikteBu 10 Kasım’da saat dokuzu beş geçe vatandaşlarımız hayatlarını durdurmaya zorlandığında ben İstanbul trafiğindeydim. Hergün ne olacak bu şehrin hali, vize uygulanmalı, herkes buraya gelmemeli, bıktık artık, şoför bey biraz hızlı gitsene işe yetişeceğiz, şoför bey biraz yavaş gitsene insan taşıyorsun diye şikayet eden Türk vatandaşları bu sefer trafiği kendi elleriyle kilitlemişlerdi. Kilitlendiğimiz noktada otobüsün camından dışarıya baktığımda köprüye doğru çıkan yolda insanlar arabalarından inmişler ve kaskatı ayakta dikiliyorlardı. O an için zamanın donduğu ve insanların hareketsiz kaldığı bir bilim kurgu filmindeyiz sandım ve endişelenmeye başladım. 

Neyse ki endişem bir dakika sürdü.  İyi ki saygı duruşları bir dakika, ya on dakika olsaydı  halimiz nice olurdu? Ne yazık ki bir dakika kilitlenen trafiğin çözülmesi otuz dakika sürüyor İstanbul’da. Yetişmem gereken bir dersim olduğu için otobüsten indim ve hızlı hızlı yürümeye başladım.

Kemalizm Terakkiye Manidir, Hakan AlbayrakO esnada son model bir jeep’in içinde yine son model makyaja sahip bir laik teyzemiz onuncu yıl marşını sonuna kadar açmış ve arabanın koltuğunda dans ediyordu. Evet, hakikaten dans ediyordu. ‘Hey gidi laik teyze konfor içinde yüzen, sadece bir aylık yakıtı belki bir araba parası tutacak olan jeep’e binen sen mi göğsünü cumhuriyet için siper edeceksin? Sen hayatında hiçbir değere siper ettin mi göğsünü? Bir değerin var mı senin?’ diye kendi kendime dertlenirken Hakan Albayrak’ın “Kemalizm Terakkiye Manidir” kitabında ifade ettiği göğsünü cumhuriyete siper etmekle ilgili düşünceleri aklıma üşüştü.

Kemalizme göre esas olan millet değil rejimdir

Hakan Albayrak’a göre 10. yıl marşındaki bu ifadeler esas olanın millet değil, rejim olduğunu ifşa eden ifadeler. Akşam eve döndüğümde kitabı tekrar elime aldım ve okumaya başladım.

Bu konuda kitapta geçen ifade aynen şöyle: “Bu anlayışa göre milletin varlık sebebi rejime siper olmaktır; esas olan millet değil rejimdir; millet icabında rejime kurban edilebilir…”

Hakan AlbayrakHakan Ağabey’in kitabını elinize aldığınızda ifadelerindeki netlik ve sözünü sakınmama sizi kendine çekiyor ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Nitekim ben de bırakamadım ve zaten altmış üç sayfa olan kitabı baştan sona bir daha okudum.

Türkiye rövanşa hazır olmadığı için laik oldu

Kitabın devamında Hakan Ağabey, Kemalizm’in 1920’li yılların şartlarında geliştirilmiş bir savunma stratejisi olduğu, Anadolu’yu mekan planında kurtardığını ancak mekan planında kurtuluşun bizim için yeterli olmadığını, Anadolu’yu mana planında da kurtarmamız gerektiğini ama bizim bunu seksen yıldır gerçekleştiremediğimizi ifade ediyor. Kitapta General Muhsin Batur’dan yapılan bir alıntı bazı Kemalistlerin de bunun farkında olduğunu gösteriyor. Şöyle diyor Muhsin Batur: “Batı, İslam dünyasının üzerine 1400 yıllık bir kinle yürüyordu. Yegâne müstakil İslam ülkesi olan Türkiye’nin bu yürüyüşü tek başına durdurması mümkün değildi. Gerçekçi olalım, biz Yunan’ı denize dökmekle Yavuz’ların Kanuni’lerin gücüne ulaşmış olmadık. Türkiye rövanşa hazır olmadığı için laik oldu.”

Kemalizmin Totem ve Tapınma olarak aşılanması

Peki ya, bizim anadan doğma CHP’li, Kadıköy çocuğu ve Kemalizm dinine mensup vatandaşlarımıza ne demeli? Birkaç hafta önce Kemalizm’in dört dinin sembolleriyle birlikte gösterildiği tabelalar sergileyen bir organizasyona tepki göstermişler ve o tabelaları zorla imha etmişlerdi. Ah benim ülkemin sanatı her şeyden üstün tutan, sanat üst kimlikli budalaları. İşte sizin sanata saygınız. O organizasyonda oluşturulan o tabela Türkiye’nin bir gerçeğinin ifadesiydi. 

Kemalizm veyahutta: Laiklik DiniKemalizm bir ideal değil, kurtuluş stratejisidir

Kemalizm’i idealize edenler canımızı zor kurtardığımız, kurtulmak için düşmana olmayacak tavizler verdiğimiz 1920’leri gidilebilecek en ileri ufuk olarak görüyorlar. Böyle görmelerinde yıllardır ders kitaplarıyla oluşturulan Atatürk imgesi ve Atatürk heykellerinin payı büyük. Kitabın isminde de dediği gibi Atatürk heykelleri ve Kemalizm hakikaten terakkiye mâni. Bu insanlar Atatürk’ün konjonktüre göre hareket eden, Anadolu topraklarını kurtarabilmek için İslam’ın kurtuluşu adına yurdun dört bir yanında vaazlar verdirip halkı örgütleyen, gerektiğinde de düşmana karşı bazı noktalarda taviz veren biri olduğunu göremiyorlar.

Kemalist olmayan Türkiye Cumhburiyeti'nin kurucusu: Mustafa Kemal AtatürkBu tür manevralarla Atatürk Anadolu topraklarını mekân planında kurtarmayı başardı ancak bu onun ideal biri olduğunu göstermez. Kurtuluş savaşının bir 1919 ruhu bir de 1924 ruhu vardır; “1919’da millet “dîn u devlet”ine sahip çıkmaya ve “zincire vurulan Halife-i Rû-yı Zemîn hazretlerini kurtarmaya” çağrılmıştı. 1924’te ise hilafet ilga edildi, halife sürgüne gönderildi ve bu suretle Türk devletinin İslam davasından vazgeçtiği ilan edildi.”

Dünyanın altını üstüne getirebiliriz

Bu yüzden Kemalistler bir an önce Kemalizm’in bir ideal değil, kurtuluş stratejisi olduğunu görüp bu saplantıdan vazgeçmelidirler. Çünkü içinde bulunduğumuz dönemde rövanşa 1919’a göre daha hazırız. Afrika’ya, Asya’ya, Ortadoğu’ya, Kafkaslar’a, Balkanlar’a kulak kabartmalıyız.

Kemalizm maneviyata ve kültürel değerlere saldırı paydasında kimleri birleştiriyor?Hakan Ağabey’in ifadesiyle: “1919’da Anadolu’yu ayağa kaldırmaktan başka bir şey düşünecek durumda değildik, bugün ise dünyanın altını üstüne getirmeyi düşünebiliriz.” Bu dertle yollara düşmeliyiz. Aynı renkte olmasak da aynı duyguları paylaştığımız, aynı şekilde ibadet ettiğimiz insanlar var o yolun sonunda.

Kemalizmin ne idüğünü anlamak için Hakan Albayrak’ın Vadi Yayınlarından çıkmış olan bu kitabı mutlaka okunmalı. Unutulmamalıdır ki Kemalizm Atatürk’ten sonra idealize edilmiş ve ne zaman bu ülke sıçrayacak olsa ayağına pranga edilmiştir. 1920’lerin kurtuluş mücadelesi bizi kesmemeli, yeni fetihlere yelken açmalıyız.

 

 

 

Selim Tiryakiol hatırlatmak için haber verdi

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2019, 11:51
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
tabia
tabia - 9 yıl Önce

Tebrikler cok guzel bir yazi olmus

halime
halime - 9 yıl Önce

Konuya değinenden Allah razı olsun.
Kemalizmin din haline getirildiğinin ayan beyan ispatı niteliğinde ve üstelik kendi yazarı tarafından da bizim bu tutumumuzun "Atatürk'ü ilahlaştırmak bayalığı" olarak tarif edildiği satırlar.. Buyrun efendim; http://ceviribilim.com/?p=3728

selim salih
selim salih - 9 yıl Önce

ata ata bindi ata
bizim oldu hürriyet
yalanlar ata ata
yükseldi cumhuriyet

olimpos'tan transfer
kemal bu tanrı-nefer
inanıver bir sefer
tükenmez sata sata...

maalesef bu kemalist gericiliğin önü alınmadıkca bu ülke bir arpa boyu yol kat'edemez... eğitimde ve devletin tüm müesseselerinde bu tabunun yıkılması ve ikona kırıcılığın başlaması gerekiyor. tarihteki değeri neyse Atatürk'e onun verilmesi ve bir insan olarak takdir edilmesi gerekiyor. nokta.

kameray
kameray - 9 yıl Önce

Hakan abiyi seviyoruz ...

İsmail Kaplan
İsmail Kaplan - 9 yıl Önce

Kemalizm'e inananlarla büyük problemler yaşıyoruz bu konularda. 1920'ye göre belki ilerici bir ideoloji (bu cümle içerisinde iki hata var bence ama uzun uzun anlatmak için yer olmadığından geçiyorum) olabilir Kemalizm ama anlamıyorlar ki 1920 model olan hemen her şeyin zamanı geçti artık...

U ÖZKAN
U ÖZKAN - 2 yıl Önce

kamalizm bu milletin "cinnet" halidir..

banner19

banner13