banner17

Bir çocuğun gözünden cami ve namaz

İsmail Demirbaş, bir çocuğun yüreğinden diline akseden kelimelerle kaleme aldığı 'Yeryüzü Bize Mescit Kılındı' kitabında günlük türünün ilginç bir örneğini sunuyor. Eser çocuk kahramanın ekseni cami ve namaz olan birtakım olaylara şahitliğiyle oluşturulmuş. Ayşenur Ünal yazdı.

Bir çocuğun gözünden cami ve namaz

Yeryüzü Bize Mescit Kılındı, geride bıraktığımız haziran ayında basıma hazırlanarak Kayalıpark Yayınları’ndan okur ile buluştu. Adını Efendimiz (s.a.v.) nezdinde tüm yeryüzünün biz müslümanlara mescit kılınışını müjdeleyen hadisten alan kitap oldukça mühim bir konuya eğilmekte: .ocukların cami ve namaz ile olan ilişkisi.

Her müslümanın çocukluğunda unutulmaz cami ve namaz öyküleri vardır. Bizimki de bu…” diyerek ilk kitabını takdim eden İsmail Demirbaş, bir çocuğun yüreğinden diline akseden kelimelerle kaleme aldığı eserinde günlük türünün ilginç bir örneğini sunuyor. Çocuk kahramanımızın ekseni cami ve namaz olan birtakım olaylara şahitliğinin ele alındığı kitap ‘Ben Çocuk’, ‘Adın İle Uyandım’, ‘Minarede Yakalandık’, ‘Rabbim Beni Biliyor’, ‘Savaşlar Oluyor.. Çocuklar Ölüyor..’, ‘Camispor’ gibi bölümlerden oluşmakta. Her bölüm o günü önemli kılan olaya dair ipucu veren alt başlıklara sahip. Örneğin “Şafak Vakti” isimli bölümde, “Karanlığı yarıp, aydınlığa çıkaran Rabbime sığındığım gün” alt başlığını da okuyan okuyucu, bölümün içeriğine dair fikir sahibi olduktan sonra kahramanımız o gün ne yaşamış, anlatmaya başlıyor.

Diriliş yolculuğumuz camilerden başlayacak

Merkezinde cami ve namaz olan, aile hayatının ve mahalle kültürünün önemine de dikkat çeken kitapta ismi anılmayan örnek bir imam var. Bu imamın ilk imamımız olan Efendimiz (s.a.v.)’in izini takip ederek mahalledeki camiyi O’nun mescitlerinden bir mescit haline getirme çabası da irdelenmeye değer. İmamımız çok okuyor, çok okutuyor, okumak ve okutmak için kitabın ‘Cami Kütüphanesi’ bölümünde cami içinde bir kütüphane dahi kuruyor. “Burası bizim Hira’mız! Burada beslenmezsek dışarıda aç kalırız.” diyen imam, mahalleli ve çocuklar tarafından da çok seviliyor. Gençleri camiye çekmek için onlarla futbol oynayan bir imam hayal edin. Nasıl sevilmesin.

Kitapta namazın dinin direği, caminin ise toplumun direği olduğunu ifade eden İsmail Demirbaş, toplumun yeniden inşasında camilerin payını “Diriliş yolculuğumuz camilerden başlayacak” alt başlığıyla vurgulamış. Kitabı yazma niyetini ise ‘Önsöz Yerine’ adı altında okuyucuya hitabında; “Ey gözümün nuru! Namazı çok sevdiğin gibi namazın ana mekanı olan camiyi de çok sevmeni arzu ediyorum.” diye seslenerek eserin tümünde hissedilen samimi ve dolaysız üslubuyla ortaya koymuş.

Yer yer gülümseten, yer yer ise hüzünlendiren eserde yetişkinlerin de kendilerini, kendi çocukluklarına dair anılarını bulmaları mümkün. Zaten eser bidayette çocuklara, nihayette ise içindeki çocuğun kıymetini bilenlere ithaf edilmiş.

Çocukların camide çok işi var

Geçtiğimiz günlerde ikinci baskısı yapılan Yeryüzü Bize Mescit Kılındı’nın ilk baskısının ramazan ayında yani haziran başında yapıldığından bahsetmiştik. Tam da o günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çocukları camilere çekmek için başlattığı bazı faaliyetlerden rahatsızlık duyup talihsiz açıklamalarda bulunan ilginç müslümanlar olmuştu… Çocukları camide istemeyen bir müslümanlık fikri elbetteki ilginçtir. (Kitapta da ilginç bir müslüman amcamız var.) “Çocuklar camiye gider mi?” sorusuna “Çocuğun camide ne işi var!” diye cevap veriyorlar. Yazar ise onlara katılmıyor: “Çocukken gitmezse büyüyünce de gitmez.” (s. 20)

Çocuklarla camiler arasına aşılmaz duvarlar ören değil, yürünür yollar inşa eden çalışmaların artmasını temenni ediyor, üzerinde yürünür bir yol inşa eden İsmail Demirbaş’a hayırlı çalışmalarında muvaffakiyetler diliyoruz. Hizmetleri daim olsun.

Bu arada biz ‘çocukların camide ne işi var’ anlayışı nereden gelmiş ve nasıl yerleşmiş hiç bilmiyoruz.

Çocukların camide çok işi var.

Onlar, camilerde namazla dirilişi muştulayacaklar. Erdem Bayazıt’ın da dediği gibi:

Yeryüzü bana mescit kılındı

Ant verdim toprak şahit tutuldu

Her sabah her öğle her akşam

İkindiyle yıkanarak yatsıyla donanarak

Seslerden bir sesle fırınlanıp

Sularla polatlanan benim.

 

Geldim durdum önünde işte bir anıt gibi

Sıyırarak sırtımdan bir yılan giysisini.

İsmail Demirbaş, Yeryüzü Bize Mescit Kılındı, Kayalıpark Yayınları

Ayşenur Ünal

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 00:46
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20