Bilal Kemikli Sufi Şairin İzinde: Şiir ve Hikmet

Bilal Kemikli’nin 'Şiir ve Hikmet' kitabı, birçok insan için kitaplarda ‘donuk’ birer şahsiyet olarak kalan âlimlerimizin, hayatla hemhal olan birer insan olarak portrelerine göndermelerde de bulunuyor. Ahmet Serin yazdı.

Bilal Kemikli Sufi Şairin İzinde: Şiir ve Hikmet

Halen Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarına devam eden Bilal Kemikli, sanatı ve hele de edebiyatı hayatının vazgeçilmezleri arasında gören bir edebiyatseverdir aynı zamanda. Bu yönüyle o, akademik çalışmalarına edebiyat çeşnisi de katan bir akademisyendir. Bir toplumun medeniyet iddiasının temel taşlarından olan düşünce ve sanatı mezceder böylelikle. Yaptığı araştırmalardan, gerçekleştirdiği okumalardan elde ettiği çalışmaları da, içinde edebi tat bulunduran ve keyifle okunan birer kitap olarak sunar okurlara zamanı geldiğinde.

Sûfi Şairin İzinde” alt başlığını taşıyan Şiir ve Hikmet kitabı da, bu çalışmalardan biri. Kitabevi Yayınları’nın 646., Bilal Kemikli Kitaplığı’nın 6. kitabı olarak yayımlanan eser şairlerin muhitlerini, bu şairlerin ürünlerindeki hikmetleri ve şairlerin şehirlerini anlamaya yönelik “Kökler: İrfan ve Şiir Muhitleri”, “Mana: Şiir ve Hikmet”, “Mekan: Şiir ve Şehir” başlıklı üç ana bölümden ve toplam iki yüz seksen dört sayfadan oluşuyor.

Kitabına yazdığı “Ön Söz”de Kemikli, şiir-hikmet ilişkisi hakkında kısa ama aydınlatıcı bilgi vermiş. Ahmet Yesevi’nin hikmet sözcüğünü şiir sözcüğü yerine kullandığını ifade eden “(…) bizde Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi ile birlikte ‘şiir’ kelimesinin yerine de kullanılmıştır.” (Bilal Kemikli, Şiir ve Hikmet, Ön Söz, s. X) cümlesi, bu cümledendir.

Tasavvurumuz ve tahayyülatımız

Dediğimiz gibi, kitap aslında bir hikmetin peşinde koşuyor. Bu hikmet peşinde koşma, elbette ki hem hayatların hem de metinlerin farklı okunmasını zaruri kılıyor. Mesela İmam-ı Azam, kendisine tâbi olan hemen herkes için bir mezhep imamı kimliğinden ibaretken Kemikli Hoca için İmam-ı Azam, mezhep imamını çok aşan bir mahiyette “kültür kurucusu” sıfatıyla toplumun sosyokültürel hayatını biçimlendiren dinamiklerden biri olarak karşımıza çıkar. Yani İmam-ı Azam, sadece dini hükümler veren bir âlim değil, bu hükümlerin nasıl uygulanması gerektiğiyle ilgili olarak da bir kültür nakkaşıdır aynı zamanda. Böyle olduğu içindir ki o, Feridüddin-i Attar’dan Şemseddin-i Sivasi’ye kadar birçok mutasavvıf şairin referans kaynağı olagelmiştir.

İşte Kemikli’nin bu kitabı, birçok insan için kitaplarda ‘donuk’ birer şahsiyet olarak kalan bu âlimlerimizin, hayatla hemhal olan birer insan olarak da portrelerine göndermelerde bulunuyor bir yandan.

Bilal Kemikli, İmam-ı Azam’ın sadece dini hayatımızı değil, kültür hayatımızı da etkileyen bir şahsiyet olduğunu ve aynı zamanda onun “el Kasidetü’n-Numaniyye” adlı bir kaside sahibi olduğunu vurgulayarak irfan sahibi toplumun neden İmam-ı Azam’a bu kadar önem verdiğini anlamanın kapısını da aralamış oluyor aynı zamanda.

Türkistan’ın piri: Ahmet Yesevi

Kitapta Sultan Veled’ten Sunullah-ı Gaybi’ye, Süleyman Çelebi’den Yunus Emre’ye kadar hem ruhun hem de kelamın birçok ustasına değinmiş Kemikli Hoca. Ama değindiği bu isimlerden Ahmet Yesevi’yi özellikle anmak gerekiyor. Pir-i Türkistan olarak da anılan Ahmet Yesevi, şiir sözcüğü yerine hikmet sözcüğünü kullanan bir şairdir bilindiği gibi. Ama o, sadece şiir yazmış olmak için yazmaz şiirlerini. O, aynı zamanda yeni bir kültür, yeni bir insan ve yeni bir tasavvur da inşa eder. Bu inşayı Kemikli Hoca “(…) Hikmetler, Pir-i Türkistan’ın kelama tebdil eden manasını ifade eder. Böylece o, kelamı ile ahlaki değerleri inşa ederek yeni bir söz varlığının ihyasına gayret etmiştir.” (age. s.13) cümlesiyle ifade ederek ve “söz varlığının ihyası” ifadesine vurgu yaparak Ahmet Yesevi’nin din adamı kimliğinin çok ötesinde bir anlam taşıdığına dikkat çeker. ‘Hikmetler’ini halkın anlaması için (O zamana kadarki dini anlayışın dil konusundaki hassasiyetinin hilafına bir tavır almak pahasına) Türkçe söyler Ahmet Yesevi. Böylelikle “(…) ezeli hikmet geleneğini Türk diliyle tarif, tavsif ve neşretmiştir.” (age. s.17) diye not düşer Bilal Kemikli bu konuya dair.

Kuş dilini sadece Süleyman mı bilir?

Kitapta anlatılan ve benim de özellikle anmak istediğim isimlerden biri, Feridüddin-i Attar. Daha çok Tezkiretü’l-evliya adlı kitabıyla bilinen Attar’ın Mantıku’t-tayr adlı kitabı, dost meclislerinde isim olarak yeri düştükçe zikredilse de hakkıyla bilinen bir eser değil hâlâ. Richard Bach’ın “Martı” adlı kitabına gösterilen ilgi, nedense Attar’ın Mantıku’t-tayr’ından esirgenmektedir nedense toplumumuz tarafından. Oysa Mantıku’t-tayr, doğrudan doğruya bizi, yani insanı anlatmaktadır ve bu yönüyle mutlaka okunmalıdır.

Bilindiği üzere Mantıku’t-tayr, insanın nefsiyle mücadelesini alegorik bir anlatımla hikayeleştiren bir eser. Ama hem eserin yazarının dini-edebi birikimi ve hem de eserin kendi kalitesi, kitabın bir referans kitap olmasına yol açmıştır zamanla.

Kemikli Hoca “Kuşdiliyle Konuşmak: Tasavvuf ve Edebiyat” başlıklı metninde tasavvufun inceliklerine, insanın nefsiyle cedelleşmesine değinmenin yanında, kuşdilinin ne olduğuna ve insanların neden sembolik-alegorik anlatımlara başvurduğuna da değinerek bu konuda da aydınlatıcı bilgiler verir. Kemikli bu konuda şu cümleleri kayıtlara geçirir: “(…) Sufi, misal âlemindeki tecrübelerini şehadet âlemine aktarma yoluyla sunabiliyor. Böylece, söylenenden çok öte bir anlam katmanını da inşa ediyor. Bunu niçin yapıyor? İki sebepten: 1. Yaşanan biricik tecrübe, ancak hal diliyle anlatılır. Lisan-ı hal, iki şekilde ortaya çıkar; ilkin tecrübenin dili, yaşananın söze dönüşmesidir. İkincisi de, sözsüz dildir; buna sükutun dili de denir. (…) 2. Bu tecrübeyi olduğu gibi anlatmak, hem tecrübenin değerini düşürür, hem de biganelerin yanlış anlamalarına sebebiyet verir. Zira birer inci olan irfani sırlar nâdâna aktarılmaz.(…) (age. s88)

Şiir ve Hikmet, insanı hem şiirlerde hem de şehirlerde gezdiren bir kitap. İlgilisinin ve meraklısının büyük bir keyifle okuyacağı, okurken de birçok şey öğreneceğini düşünüyorum bu kitaptan.

Bilal Kemikli, Şiir ve Hikmet, Kitabevi Yayınları

 

Ahmet Serin

Yayın Tarihi: 25 Ağustos 2017 Cuma 10:29 Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2018, 17:35
banner25
YORUM EKLE

banner26