banner17

Ben öykü yazıyorum diyorsanız..

Öykünün yaşadığı değişimi ve anlatım tekniğindeki yenilikleri değerlendirmek isteyenler için..

Ben öykü yazıyorum diyorsanız..

10898Ben öykü yazıyorum diyorsan; nitelikli bir kaynak

Bugünlerde edebiyat meselesiyle meşgul olan zihinlerde, "yeni bir edebi türün varlığı mümkün mü" tartışması var. Bu konu bir tarafa, davranışında iyi ve güzeli öncülleyen her birey için öykü yazmak, şiir yazmak önemli bir mesele olarak karşımızda duruyor. 

Nereden ve nasıl başlanmalı?, sorusu kaygı taşıyan, yazma derdi olan her yazar adayının soruları. Burada işin birinci aşamasında, ustaları okumayı elbette önemsiyoruz. Ama yazmak sadece güzel ifadeler veya imgeler bulmak değil ne türde yazmaya karar vermek de demektir.

İşin içine o zaman eski tabirle usul modern ifadeyle metodoloji dahil oluyor.  Yine burada ustaların poetika yazıları bize yol gösterici örnekler oluyor. Poetika sözcüğünün anlamını sadece şiirle sınırlamamak gerekir. Bile isteye anlam genişlemesiyle yoluyla bütün edebi türler için kullandım “poetika”  sözcüğünü.

Öykünün “Poetika”sı

Türk Edebiyatı içinde kendini ifadelendirme biçimi olarak öykü nerede duruyor? Kimi okuruz veya kimi okumalıyız? Okuma eylemini gerçekleştirme, büyüme biçimine karar vermekle ilintili. Sait Faik, Memduh Şevket, Ömer Seyfettin, Sabahattin Ali, Bilge Karasu gibi kadimlik ustaları;  Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu gibi yaşayan ustaları ya da genç öncüler arasında sayabileceğimiz Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nu, Zeki Bulduk’u (O hikayelerinin tadı damağımda kaldı. Bir kez yüz  yüze geldik. Sonrasında hikaye konusunda sustu. Belki de deneme’de karar kıldı.), Sadık Yalsızuçanlar’ı okumadan öyküyü tatmak mümkün değil. Bu isimlere söylenebilecek başka isimlere kapılarımı kapatıyor değilim. Ama kendi beslenme ustalarımı da yok da sayamam.  

Ustalara saygı

Sadece Türk Edebiyatındaki öncü güçleri değil aynı zamanda Batı edebiyatlarındaki bu türün öncülerini de iyi bilmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda Bülent Aksoy’un hazırladığı Hikâye Sanatı Üstüne Yazıları, Edgar Allen Poe”, “Çehov”  , “Maupassant”, “Sherwood Anderson”, “Katherine Mansfied”, “Willa Cather”, “William Faulkner”, “Frank O’Connor”, “Flannery O’Connor”, “Vladimir Nabokov”, “Margaret Atwood”, “Edith Wharton”, “Eudora Welty”, “Norman Friedman”, “Gustav Janouch”,  “J. Chesley Taylor”, “Anne Mills King”, “Sandra Kurtinis” gibi Batılı öykü ustalarının yanında; öykü nedir?, konusunda bir duruşu olan Nahit Sırrı Örik’in  öykü yazılarını içeriyor. 

10899

Bu çalışma ustaların yarattıkları değerin bir bölümünü topluca görmeyi sağlarken, öykünün yaşadığı değişimi ve anlatım tekniğindeki yenilikleri değerlendirmek isteyenler için nitelikli bir kaynak sunuyor.

Benzer çalışmaların Türk öykücüleri için de yapıldığını bilmekteyim. Bu türden çalışmaların bütünü göremeye yardımcı olacağı kanaatindeyim.

Güzel bir değerlendirme kitabı için Bülent Aksoy’a teşekkür ederiz.

Hikâye Sanatı Üstüne Yazılar, Hazırlayan: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, 2009.

 

Arda Şeker haber verdi

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 10:56
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yunus Emre Özsaray
Yunus Emre Özsaray - 9 yıl Önce

Poetika sözcüğü bile isteye anlam genişlemesiyle kullandınız fakat yanlış kullandınız. Bir kelimenin anlam genişlemesine uğraması üç beş kişinin dilemesiyle mümkün olmuyor ki. Dil bilimden varlık-kavram-anlam konusunu irdelemenizi tavsiye ederim. Şairin Poetikası olur, Poetikası olması da varoluşsal bir durumdur. Çünkü şiirin anlaşılması için kendi sınırlarını belirtir şair. Poetikasız şair olmaz. Hikâye zaten anlatmaktır, bir de nasıl anlattığını anlatan bir poetika olur mu. Yapmayın.

banner8

banner19

banner20