Batının DNA'sı ne?!

Alaeddin Özdenören'in bir kitabı geçti elime, bilmem siz bulabilir misiniz?!

Batının DNA'sı ne?!

Batı medeniyeti (!) hakkında çok şey yazılıp söylenir. Olayların farkında olan şuurlu kalem sahipleri, fırsat buldukça batının gerçek yüzünü halka göstermeye ve dönen dolaplardan haberdar etmeye çalışır. Bu bazen öyle bir dereceye gelir ki, artık o tarz yazılardan ve konuşmalardan yoruluruz. Bazen de batı hakkında söylenenlerin abartılı olduğu hissi uyanır bizde ve bu duygusal addettiğimiz yorumlardan uzaklaşma temayülü gözlenir hareketlerimizde.

Bu kitapta da batı anlatılıyor ama…

Alaeddin Özdenören
(+)

Alaeddin Özdenören’in İnsan ve İslam adlı eseri de bir batı eleştirisi sayılabilir. Şair kimliğiyle tanıdığımız Alaeddin Bey’in, deneme alanında da ne kadar başarılı olduğunu bu kitap sayesinde görebiliyoruz. Siyasî mevzuları edebî tasvirlerle anlatması, ifadeye güç katmasının yanında, reel hayatın can sıkıcı meselelerini canımız çok da fazla sıkılmadan okuyabilme imkânını sunuyor.

Özdenören farkı

Alaeddin Özdenören’de farklı bir şey daha var: Batı şöyle, batı böyle, üzerimizde ne oyunlar oynanıyor, vs. çığırtkanlığı ve aceleciliği yapmadan; kendinden ve savunduklarından gayet emin bir şekilde ve soğukkanlı bir üslupla meseleye yaklaşmayı başarabiliyor. O mutmain haliyle batının adeta DNA’sını çözüyor. Avrupa ve ABD’nin kültürlerinin ve uygulamalarının altında yatan psikolojik faktörleri bir bir sıralayarak İslam ile mukayesesini yapıyor. Batı, Özdenören’in elinde, sanki her zerresini bildiği bir oyuncak gibi duruyor.

Kitapta neler anlatılıyor?

“Önce İnsan” ve “İslam” diye iki ana bölümden oluşan kitapta, yazar; insan nedir, hayat saçma mıdır, tabiata bakış farkı, hayatın anlamı, politik hayat, insanın geleceği, İslam’ın yapısı, çağımız ve İslam, İslam’ın gerçekleri, İslam ve çağdaş sorunlar, İslam’ı yaşamak ve İslam’ın görevi gibi birçok konuya temas ediyor. Hacmi küçük ama söyledikleri büyük olan bu kitap, insana kaybettiği özgüvenini tekrar verebiliyor. Her meseleye sebep-sonuç ilişkisi zaviyesinden yaklaşıp buna bir de psikolojik tahlilleri eklemesi, olaya daha geniş bir açıdan bakma şansı veriyor.

Batının başarısının asıl sebebi

Önce bugünkü buhranlarımızın sebebini açıklayan yazar, daha sonra önemli bir not düşüp batının başarılı olmasının nedenini söylüyor: “Bugün yeryüzünde hakikat çiğneniyor, insan kendini aldatıyorsa, azgın bir sömürgecilik bütün kurumlarıyla yürürlükteyse, insanlar kendilerini ve başkalarını putlaştırıyorlarsa, bunun tek nedeni İslam’ın erdem özüyle donatılmış bir sitenin (devletin) henüz var olmayışıdır.

Ancak şunu bilmeliyiz ki batının olumsuz da olsa elde etmiş olduğu başarı, askerî ve iktisadî gayretlerinin aşırı neticesi olarak ortaya çıkmış değildir. Bu, büyük ölçüde, İslam Milleti’nin kendi kendine karar vermekten vazgeçmiş olmasının bir sonucudur.”

Alaeddin ÖzdenörenBatının tabiata karşı tutumu

“Ölüm ötesine inanmayan batılıların, tabiatı egemenlikleri altına almaya çalışmaları, bunu başaramayınca da onu tahrip etmek ve kirletmek için çabalamaları, tabiat karşısında kendilerini güçsüz ve aciz hissetmelerinin bir sonucudur. O, tabiata saldırmakla, ölümsüzlüğe olan ihtiyacını, susuzluğunu gidermek istemektedir aslında. İşte onun çıkmazı ve bunalımı da buradadır. Böyle bir davranış, onun eşyada derinleşmesine değil, bilakis eşyalaşmasına yol açmakta. Ve bu da onu sonunda saçma ve anlamsız bir hayata vardırmakta.”

Suç batılıda değil!

Alaeddin Özdenören’in şu yorumunda, bir müslüman kalbinde yer alan insan sevgisini müşahede edebiliyoruz: “Batılı insan, insanî duygulardan yoksun değil. Ancak bu duyguların tezahür biçimi onda farklıdır. Onun içinde yaşadığı düzen, bu duyguların tezahür biçimini harama dönüştürmektedir. O, beşer hâkimiyetiyle örülmüş bir ağın içinde yaşıyor. Bu ağın içinde hem yalan, hile, iki yüzlülük harekete geçiyor, hem de insanın insancıl duygularını açığa vurma biçimi sapkınlık şeklinde oluyor. Suç, batılı insanda değil. Onun davranışlarının temelinde yatan değerlendirme ve bu değerlere dayalı örgütlenme biçimindedir.”

Anlatmakla bitmez

Kitaptaki isabetli tespitleri saymaya kalksam sayfalar tutar. Hem bu zengin yorumları daha etraflıca öğrenmek, hem de –daha hiç okumadıysanız- Alaeddin Özdenören’in dünyasıyla tanışmak için bu kitabı okumanız şiddetle tavsiye olunur.

Şeyma Benli Alaeddin Özdenören’i çok sevdi

Yayın Tarihi: 20 Temmuz 2010 Salı 14:55 Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2022, 01:49
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
acz..
acz.. - 12 yıl Önce

güzel yazı olmuş. tebrik ederim. yedi güzel adamı, bu işaret çocuklarını daha iyi tanımalı, okumalıyız..

taner sabancı
taner sabancı - 12 yıl Önce

Batının olumusuz olarak nitelenen askeri ve iktisadi başarısının İslam Milleti'nin kendi kendine karar vermekten vazgeçmesiyle nasıl bir bağlantısı var?
Merkeze kendimizi koyup ve hata yaptığımızı varsayarak bir başkasının başarısını bu şekilde açıklamak başlıbaşına bir hata.
Neyin kararını vermekten vazgeçmişiz bunu öğrenmek istiyorum sadece?

Sonuç tasvir etmekten ziyade, sebeplerin özüne insek her şey çok daha anlamlı olacak. Saygılarımla.

Yasin DOĞRU
Yasin DOĞRU - 12 yıl Önce

"Kerem'in çantası"na "gülücükler" dolduran, hüznün, aşkın ve ölümün şairi, Yedi Güzel Adam'ın en nahifi Alaeddin Özdenören'i 7. ölüm yıldönümünde -biraz geçikmiş olsa da- sevgi, saygı ve özlemle anma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkürler...

rahmi coşkun
rahmi coşkun - 12 yıl Önce

kendine inancını kaybederse müslümanlar başarı gider. sen başarılı olmazsan başkası başarılı olabilir. sen de haklısın: batı başarılı olmayabilirdi. biz de onlar da başarılı olmayabilirdi. bu da mümkündü ama batı zulmün yanısıra bir kısım başka sebeplerle, gayretlerle başarılı olmuş. sorun batı değil, biziz! batıyı merkezde görmemekte fayda var.

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 10 yıl Önce

Taner bey,sadece buradaki haber yazısını okuyup balıklama neticeye dalmak istemiş. Keşke kitabı okuduktan sonra itarazını belirtseydi.Müslümanların kendi kendilerini vermekten vazgeçtikleri karar, artık karar veremez hale düşmüş olmalarıyla ilgili olsa gerek.Üzülecek nokta şudur:bir yazı üzerine karar vermek isteyen biri o yazıyı okumuyor.dışardan ahkâm kesmeye çalışıyor.Karar verme noktasından uzaklaşmanın bir örneği de bu olsa gerek.

banner19

banner26