Başyücelik'in inşâsı için neye ihtiyaç var?

Büyük Doğu Yayınları, geçtiğimiz aylarda Necip Fazıl Bibliyografyası’nı yayınladı. Peki, fikir ve kültür hamlesi noktasından Üstad’ın eserlerinin dâvâ ve keyfiyet ehli kişilere ulaştırılması noktasında daha neler yapılabilir?

Başyücelik'in inşâsı için neye ihtiyaç var?

Haziran 2013 tarihinde Büyük Doğu Yayınları tarafından “Necip Fazıl Bibliyografyası” neşredildi. Suat Ak’ın yayına hazırladığı eser, Büyük Doğucular, Necip Fazıl okurları ve araştırmacıları için işlerini kolaylayıcı ve fikrî-edebî bir seyir imkânı sunucu muhtevâya sahip.

İlk olarak Yeni Mecmua’da “Allah” isimli şiiri ile görünen Üstad Necip Fazıl’ın hangi tarihlerde ve hangi gazete-dergilerde yazılarının yer aldığını eserin birinci kısmında görmek mümkün.

1923’den 1983’e değin süren 60 yıllık bir mücâdelenin asıl amiral gemisi mevkiinde yer alan ve Türk fikir-sanat hayatının zirvesinde mevzilenmiş Büyük Doğu Dergisi’nin fihristi ise kitabın ikinci kısmını oluşturuyor.

Yazar adlarının başlıkları ile dizilmiş olan fihristteki şahsiyet çeşitliliği derginin keyfiyetini ve ehemmiyetini gösteriyor. Fazıl Hüsnü’den Sait Faik’e, Türkistan dâvâsının başbuğlarından İsa Yusuf Alptekin’den Tahir Büyükkörükçü Hoca’ya, Sâmiha Ayverdi’den Nihal Atsız’a… Burada ifâde etmek gerekir ki bu isimler içinde sadece edebiyat yapanlar olduğu gibi, yazıları ile Üstad’ın “düşman kutublara düşman olanlar”dan –yine İslâm hududları içinde- fâidelenme taktiği ile sayfalarını açtığı kişiler de yer almaktadır.

Kitabın son kısmında Üstad’ın röportaj, piyes, konferans, kitab isim başlıklarının ve yayın tarihlerinin yer aldığı özel fihrist yer alıyor. Eser, tam 526 sahife…

Büyük Doğu Yayınları’na dâir tesbit ve teklifler

Biraz geç kalmış olan bu hizmet ve bazı müşâhedelerimiz BD Yayınları’na dâir şunları hatırlattı ki yayınevinden bâhis açılmışken bunların dile getirilmesinin fâideli olacağı kanaatindeyim:

BD Yayınları, son zamanlarda eskisinden daha çok rağbet görüyor. Yani bazı taşlar yoldan kaldırılmıştır. Fakat buna rağmen hâlâ ne bir Üstad adına faaliyet ne enstitü vs. gibi teşkilâtın ne kendisi görülmüş ne adı duyulmuştur. Bir zaman kulağımıza Üstad’ın eserlerinin İngilizce’ye çevrileceği çalındı ise de bundan başka hiçbir şey duyulmadı.

Bir gazetenin Büyük Doğu’ları ek olarak vermesi bir heyecan dalgası oluşturmuştu. Fakat herhangi bir açıklama vs. olmadan bu kesildi. Eğer gazeteden kaynaklanıyorsa BD Yayınları’ndan ricâmız, bunun başka gazeteler vasıtası ile tekrar tesis edilmesidir.

Üstad’ın eserlerinin dâvâ ve keyfiyet ehline ulaştırılması

Bir diğer ve en mühim bahis ise, fikir ve kültür hamlesi noktasından Üstad’ın eserlerinin dâvâ ve keyfiyet ehli kişilere ulaştırılmasıdır. Dernekler, konferanslar vs. derken irtibat kurduğumuz insanlara, teşkilâtlara elimizden geldiğince Üstad’ı ve eserlerini ulaştırmaya çalışıyorsak da bir yere kadar… Başta Türkçe’mizden anlayıp okuyabilen Türk dünyası münevver,  muharrir ve eğitim-kültür kurumları ile aynı şekilde Arab âleminin fikrî ve edebî açıdan Üstad’ı tanımaları, hem kendi fikrî birikimlerini desteklemek hem –özellikle büyük bir ihtiyaç olarak- Türkiye’yi daha iyi anlamaları için elzemdir.

Burada Üstad’ın eserlerinin âcilen İngilizce ve Arapça’ya da çevrilmesinin gerekliliği apaçık görünüyor. Fakat bu faaliyete erkenden başlanılması için bahsettiğimiz üzere Türkçe okuyup-yazabilen kurumlara Üstad’ın eserlerini –tüm külliyat ol/a/masa da, en ehemmiyetlilerinden oluşan setler olmak üzere- ulaştırmak ve bunu periyod hâlinde ilan etmek BD Yayınları’nın reklamına ve Büyük Doğu sanat ve ideolocyasının neşrine vesile olacaktır.

Kütübhaneler ve Üstad’ın eserleri

Bazı –hele yeni kurulmuş- üniversitelerde Üstad’ın en mühim eserlerinin antika ve parçalanmış hâllerini görmek bizleri üzmektedir. Bunlar biraz da kütübhânelerin işgüzarlığındandır.

Yayınevi bunları da takib ederek –icâbında Üstad için özel bölümler açılması teklif edilerek- hamlelerde bulunmalıdır. Zira sokak lambalarının, huveynelerin eserleri prestij baskılar ile raflarda üçer-beşer aded bulunurken, bir güneş olarak Üstad’ın eserlerinin o hâlleri –özellikle bazı kütübhâneler Üstad’ın en meşhur kitablarını dahi depolarda tutmaktadırlar, özel bölümler bu açıdan gerekli- son derece hüzünlendiricidir.

Yayınevinin bunu yapabileceğini biliyor ve ümîd ediyoruz. Zirâ bazı tecrübelerimizden biliyoruz ki, bu faaliyetin dönüşü Büyük Doğu dâvâsı adına çok verimli oluyor; yayınevinin el atması ve sistemleştirmesi ile verim daha sistemli ve fazla olacaktır. Bu dâvânın sadece 76 milyonla da sınırlı kalmayacağını, Üstad’ın Büyük Asya’sının (Asya+Afrika) da buna -hatta- âcilen ihtiyaçlarının olduğunu görüyor ve biliyoruz.

Beşinci Devre’nin kapısı kırılmıştır; surdan içeri adım atılmıştır: Başyücelik’in inşâsı için fikir işçi, kalfa ve ustalarına âcil ihtiyaç vardır! BD Yayınları, Üstad’ın eserlerinin mühim kişi ve yerlere ulaştırılmasında adım atmalıdır.

Abdurrahman Hacımelek yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 12:11
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13