banner17

Başkalarının öyküsünü yazıyor!

Kitap rafları arasında içeriği gibi yalnız duran bir öykü kitabı, öykü ararken bizi buldu. Kitapların kaderi de içerikleri gibidir.

Başkalarının öyküsünü yazıyor!

Öyküyü okumak, aramak mıdır? Aslına bakarsanız bütün eylemlerimiz bir aramak değil midir? İnsan ne arar ki?  İnsan için “yitiğini/eşini arar” desek insanın aramasını kayıt altına almış olur muyuz?  Öykü, başka öykülerden de haberdar eden bir anlatım türüdür. Geçenlerde kitap raflarında tesadüf ettiğim ve daha önce haberdar olmadığım için hayıflandığım Mehmet Can Şaşmaz’ın “Çeşitli Yalnızlık Söylentileri” adlı öykü kitabı, başkalarının öykülerinden beni yine haberdar kıldı. Mehmet Can Şaşmaz, genç bir öykücü. Hayatı gibi öyküsü de derin duvarlar arasında, dar sokaklarda gezen insanın öyküsü. Öyküsünün coğrafyası geniş Şaşmaz’ın. Diyarbakır’dan Edirne’ye pek çok şehir ve şehir unsurlarına yervermiş öykülerinde Şaşmaz.

İlkokul defterine ithaf

Şaşmaz, ergenlik döneminde kendisini fark edenlerden. Yazdığı öyküler de o dönemin hesaplaşmaları ile dolu. Şaşmaz, ilkokul defterine ithaf ettiği kitabı, yalnız ve güçlüklerle dolu bir hayatın izlerini taşımaktadır. Dert değil midir insanı söyleten? Ne mutlu Şaşmaz’a ki derdiyle yüzleşerek bu öyküleri kaleme almış.

Mehmet Can Şaşmaz, Çeşitli Yalnızlık ÖyküleriDerdin öyküleri

Pan yayınlarından çıkan Şaşmaz’ın kitabı, on kısa öyküden oluşuyor. Öykülerden ikisi, yalnızlığın öyküsü. İnsanın duvarlar ve duvarlar bütünü olan odalarda kalınışı öyküleştirmiş Şaşmaz. “Duvarların İçi”, şehir ya da kasaba hayatında karşılaşabileceği gözlemleri anlatıyor. “Odada” ise herkes gittikten sonra kalan yalnız bir insanın belli bir zamanını anlatıyor.

Şaşmaz’ın “Dönüşü Olmayan Öyküler”, “Giderce”  ve “Reçete” öyküleri, serüvenini duyurmaya çalışan genç bir öykücünün yüzleşmelerini ve karşılaştığı sıkıntıları dile getiriyor.

“Annemin Cinayeti”, “Şüpheli Lokmalar” ve “Handan’ın Kayıp Yüzü” öyküleri ise insan tekinin anne, hayat ve sevgiliyle yüzleşmelerini anlatıyor. Bataklıkların ya da dere kenarların hayvanı kaplumbağa, Şaşmaz’ın “Kaplumbağa” öyküsünde bir dosta dönüşüyor.

Şaşmaz’ın öyküleri, öykü yolcuları içinbir mola hükmündedir. Okuru dinlendirir. Dinlendirirken de ağır olmayan düşüncelere sevk eder.

Derdim var ve derdimle yüzleşmek istiyorum diyen bir okur için Şaşmaz’ın kitabı güzel bir duraktır. Her durak da görülmeyi hak eder.

 

 

Arda Şeker öyküsünü aramaya devam ediyor

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2011, 12:39
YORUM EKLE
YORUMLAR
Limoni
Limoni - 8 yıl Önce

Şimdi inüternette biraz bakındım ve yazıya konu olan yazarın akşam samatya'da isimli bir öyküsüne denk geldim. Okudum ve çok çok beğendim. Mehmet Zaman Saçlığolu'ndan öğrendiğimize göre yazar genç yaşta imiş ancak cümleleri çok olgun. Yazı ve tanıtım için teşekkür ederim. Bilmediğim bir yazarı tanımama vesile oldunuz.

banner8

banner19

banner20