banner17

Basit meselelerle ahmaklar uğraşır

Seyyid Kutub, halkının, Müslüman Kardeşler'e yapılan darbe karşısındaki tepkisizliğine tepki olarak, Fi Zilâl-il'Kur'an adlı tefsiri yazmış.

Basit meselelerle ahmaklar uğraşır

Mısır’da Mübarek’i devirmek için sokaklara dökülen Müslüman halkın Prof. Dr. Seyyid Kutub’un eserlerini okuyup okumadığını merak ediyorum.

Hemen her eserinde Müslüman halkı bilinçlendirmeyi amaç edinen Seyyid Kutub 1906'da Mısır’da doğar. Mücadele dolu bir hayat sürer. 10 yıllık hapis hayatından sonra Cemal Abdülnasır’ın sosyalizm devrimine karşı olduğu için 1967 yılında şehit edilir. Birçok eserinin yanında, Türkçeye de çevrilen Fi Zilâl-il’Kur'an adlı tefsiri, bizde 16 cilt olarak basılmıştır. Çevrildiği başka dillerde cilt sayısı farklı farklı olarak basılmış.

Fi Zilâl-il’Kur'an sıradan bir tefsir değildir. Darbe üzerine yazılmış inkılabî bir tefsirdir. Seyyid Kutub, Fi Zilâl-il’Kur'an’ın bir kısmını 1954 yılında yani tutuklanmadan önce, geriye kalan kısmını ise hapiste yazar. İlk 13 cildini daha sonra yeniden yazar. Yeniden yazmasının sebebini kardeşi Muhammed Kutub şöyle anlatır:

“Halkın “Müslüman Kardeşler” topluluğuna karşı girişilen darbe hareketini normal karşılayıp seslenmemesinin nedenlerini o, uzun süre düşünmüştü. Cemal Abdülnasır İslam davasına böylesine ağır bir darbe indirirken halk neden tarafsız durmuş ve ses çıkarmamıştı? Bu konuda nihayet şu neticeye varmıştı: Kitleler “La ilahe illallah” kelimesinin anlamını ve kelime-i şehadete Allah nizamının hâkim kılınması arasındaki irtibatın derinliğini kavrayamamaktaydı. Yani kitlelerin kafasında kelime-i şehadet, dolayısıyla Allah nizamının hakimiyeti konusu tam olarak yerleşmiş değildir. Şu halde Allah davasına koşanların ana vazifesi kelime-i şahadetle, Allah nizamının hayata hakimiyeti arasındaki köklü irtibatı anlatmak ve öğretmekti.” İşte bu düşüncelerinden dolayı Kutub, tefsirin yazılan kısımlarını yeniden yazar ve yeni ciltleri de bu düşüncelere göre şekillendirir.

Seyyid Kutub
Seyyid Kutub

Din kılıfı giydirilmiş komünizm ve misyonerlik

En’am suresinin tefsirine baktığımızda Müslüman Kardeşler örgütüne indirilen darbeye karşı sessiz kalan Müslüman halkı bilinçlendirmeye çalışıldığını açıkça görüyoruz. Prof. Dr. Seyyid Kutub, bu surenin tefsirinde siyonist Yahudilerle haçlı Hıristiyanların, Afrika’yı, Asya’yı ve Avrupa’yı içine alan geniş İslam memleketlerinde dini yok etme ya da başka bir dine çevirme ümitlerini kestiklerini, İslam’ı tanımış yahut da en basit şekli ile İslam mirasına konmuş insanları başka dinlere çekebilmenin imkansız gibi bir şey olduğunu anladıklarını, bu yüzden İslam’a karşı koymayı bırakıp komünizm ya da misyonerlik yoluyla İslam kıyafetine bürünmüş iddialı bir takım nizamlar ve sistemler geliştirerek dini doğrudan reddetmeyen fakat inanç sistemini körelten metotlara başvurduklarını izah ediyor.

Bir lokma, bir hırka... Yönetim senin neyine?!

Bu metotlarla zavallı halk, kendilerinin Müslüman bir cemiyette yaşadığını vehmedip bütün bu hallere rağmen yine de Müslüman olduğunu sanmaktadır.

Öyle değil mi ya? Bir takım hoşgörülü insanlar namazlarını kılmıyorlar mı? Oruçlarını tutmuyorlar mı? Onlara karışan mı var? Ama hakimiyetin tek başına Allah’a ait olduğu veya ayrı ayrı tanrıların ilahlığı gibi konular onun nesine. Çünkü hıristiyanı, siyonisti, misyoneri, sömürgecisi, müsteşriki ve bütün propaganda ve reklam vasıtaları ‘hâkimiyet mevzuunun dinle alakası olmadığını onlara anlatıp’ durmamış mı? Ve aldatmamış mı kendilerini? Müslümanların bütün günlük hayatı İslamiyetle ilgisi bulunmayan hükümlere, sistemlere, düşünce tarzlarına göre idare edilmiş olsun ne fark eder? O yine Müslümandır ve Allah’ın dinindedir.

Fi Zilâl-il’Kur'anİslam nizamı gerekli!

Fi Zilâl-il’Kur'an’daki binlerce cümlede Müslüman halkı uyandırma çabası açıkça görülmekte ve Müslümanlara tavsiyede bulunmaktadır Seyyid Kutub: “Müslümanlar, ana kuvvet kaynağı İslam dinine ve şeriatına dayalı bir hayat nizamı kurmalıdırlar.”

İtaatsizliğin cezasına hazır olun

Şayet Yahudilerle haçlı Hıristiyanların görüşlerini kabul etmeyen bir kitle mevcutsa onları da baştan uyarıyor Seyyid Kutub. Bir bakıma kendini örnek gösteriyor: “İşte bu şer kuvvetleri o kitlenin üzerine her türlü sindirici ve bastırıcı harb vasıtalarını yığınak halinde gönderirler. Bir takım yalan ve ithamlarla onları bastırmaya çalışırlar. Bütün bunların yanı sıra beynelminel basın ve yayın vasıtaları, haber ajansları bütün bu baskı vasıtaları karşısında kör, sağır ve dilsiz gibi hiçbir şey konuşmadan susarlar, görmezlikten gelirler ve hiçbir şey duymamış gibi olurlar.”

İyi niyet mi cahillik mi?

Her şeye boyun eğen halka karşı sitem ve uyarı doludur Fizilal: “Durum böyle olmasına rağmen bir takım iyi niyetli kimseler, müsamahakar Müslümanlar da bu küfürle iman arasındaki savaşın şahsi bir savaştan ibaret olduğunu ya da tamamıyla bir kitleye karşı açılmış bir harp olduğunu binaenaleyh bu savaşın tamamıyla İslam’a karşı girişilmiş bir harp manasını taşımayacağını zanneder dururlar. Büyük bir ahmaklıkla dini ve ahlaki hamiyete sahip olacakları yerde gidip basit meselelerle meşgul olurlar. Küçük kötülükleri ve günahları bertaraf etmek için çalışırlar. Bu gizli sayhalarla üzerlerine düşen vazifelerin hepsini ifa ettiklerini zannederler.” diyerek bu tiplere karşı teyakkuz halinde olmak gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor Şehid Seyyid Kutub!

 

Meryem Uçar, uyanık Müslümanlar olmamız temennisiyle yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2011, 18:23
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdulkadir Kemali
Abdulkadir Kemali - 8 yıl Önce

Prof. Mahmut Kaya anlatıyor, Fi-Zılal tercüme edilmiş, Mahir Hoca'dan da tercümeye bir takdim istenmiştir. Prof. Kaya: "Hocam tefsiri nasıl buldunuz?" diye sorunca, Bir takdim yazdım fakat yayınlamadılar bana göre bu eser daha çok sosyoloji kitabına benziyor deyince, Kaya "Hocam biz Keşşaf'tan, Beydavi'den Kur'an'ın mesajını öğrenemedik, bu eser bunu anlatıyor deyince Hoca "Mahmud'ul-Kemal sen halkısın" der.

hatice hiranur tüfekci
hatice hiranur tüfekci - 8 yıl Önce

meryem kardeşim benimde uzun zamandır tanıtımını yapmak istediğim bir seridir. Seyyid Kutub'un hayatı zaten başlı başına örnek alınası bir hayat. Hapis günleri, şehid edilişi, tekrarlanan tefsir yazarı ünvanı vs.. Ondan ziyade gerçekten Enam suresini en güzel içerikle tefsir eden bir kalen. Allah c.c. razı olsun bizlere tanıttığın için. Seyyid Kutub tefsirini okumayan ve bilhassa tanımayan insan sayısı inşallah çok azdır.

Alican
Alican - 8 yıl Önce

Güzel bir yazı, önemli bir hatırlatma olmuş.
Kardeşimize teşekkür ediyoruz.

mustafa
mustafa - 8 yıl Önce

allah razı olsun.gerçekten hatırlatılması gerek bi meseleyi gündeme taşımışsınız.ümmet gerçekten "lailahe illalah"ı bilmez oldu..
tefsir tarihinin yüz akı bir eser fi zilal.yıllardır ondan tefsir dersleri yapıyoruz.herkes de onunla bi şekilde tanışmalı okumalı.hayat bahşediyor.
şehid seyyid kutup biz ölülere seslenmeye ve bizi diriltmeye devam ediyor...

banner8

banner19

banner20