Başarılı bir kurumsal iletişimin kodları

"Joep Cornelissen, “Kurumsal İletişim” kitabında başarılı bir kurumsal iletişimin olmazsa olmazlarını yazmış. Türkçe baskısı için güncellenen kitabın önsözünü Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker kaleme almış." Hacer Yeğin'in incelemesi.

Başarılı bir kurumsal iletişimin kodları

İtibar, bir sosyal grubun üyeleri arasındaki öznel inançlara ilişkin kolektif bir sistem olarak tanımlanmaktadır.[1] İnsanlar için olduğu gibi işletmeler, devlet ve kâr amacı gütmeyen kurumlar için de etkili bir kavramdır. Kurumsal itibar ise kurumun kendine özgü niteliklerine karşılık gelmektedir ve kurumun sahip olduğu en önemli soyut değerlerden biridir. Bu açıdan stratejik rekabette avantaj kazanmak için en uygun araç itibar ve pretstij olarak kendini göstermektedir. Günümüzde kurumlar, hayatta kalmak için artık çok daha fazla rakiple mücadele etmek zorundadır dolayısıyla kurumsal itibar, kurumlara bu mücadelede de oldukça önemli bir güç sağlamaktadır. Nitekim güçlü itibara sahip kurumlar, birçok yönden rakiplerinin önüne geçmektedir.

İletişim ise bilginin göndericiden alıcıya, alıcı tarafından anlaşılacak biçimde aktarılmasıdır.[2] Günümüzde iletişimin kalitesi, başarılı bir yönetimin en belirleyici kriteri olmakla birlikte kurumların Ceo’ları aracılığıyla şirket içi hiyerarşiyi sekteye uğratmadan uygulama alanı konusunda en fazla uğraş verilen alanlardan biri olmaya doğru gitmektedir.

Erasmus Üniversitesi Rotterdam İşletme Okulu’nda Kurumsal İletişim ve Yönetim profesörü olan Joep Cornelissen tarafından kaleme alınan “Kurumsal İletişim” kitabı, elliden fazla ülkede yaklaşık yirmi beş bin öğrenci tarafından okunarak hem akademik dünyadan hem de uygulama süreçlerinden beslenerek kurumsal iletişim konusundaki güncel düşünce ve gelişmelere en reel anlamda ışık tutmaktadır. Kapsamlı bir teorik temeli çok sayıda uygulamalı kılavuzla birleştirerek ortaya çıkarılan içgörü, yöneticilere (veya yakında yönetici olacak çalışanlara) günlük işlerinde hem stratejik hem de taktiksel iletişim kararlarını alırken yardımcı olacaktır. Halen özel ve kamu sektörlerinde çalışan girişimciler ve yöneticilerle ortak projeler üzerinde çalışan Cornelissen, Apple, BMW, Uber, L'Oréal ve Starbucks gibi küresel şirketlerin markalaşma sürecinde geçirdikleri evreleri, istatistikler verilerle açıklamakta ve şirketlerin kurumsal karakterini belirlerken olup bitenleri, yaşanmış olaylarla örneklendirmektedir. Şirket felsefesindeki karakteri, eyleme dönüştürürken kurumsal iletişimdeki eğilimleri, her şirketin kendi özelinde şablonlarla ifade ederken sosyal medya, çalışan iletişimi, liderlik iletişimi ve kurum karşıtı aktivizm hakkında daha fazla materyal içerecek şekilde güncellemiştir.

Kilit rol oynayan kavramlar

Cornelissen, “kuram” ve “uygulama” kavramlarını net bir şekilde birbirinden ayırmıştır ki bugüne kadar genellikle teorik olarak ele alınan ve nasıl uygulanacağı çok da aşikâr olmayan durumları, tecrübeyle gelişen sezgiler yoluyla becerilere eklemleyerek iş hayatında erişilebilir bir pratik alanı geliştirmeyi hedeflemektedir. Genel iskeletini beş ana bölüm üzerine kuran içeriğin ilk bölümünde; kurumsal iletişimin tarihsel ve uygulamaya yönelik kökeni ve günümüz sistemlerindeki kullanım şekilleri hakkında bilgi ediniyoruz. Kitabın ikinci bölümünde; kurumsal iletişimde kilit rol oynayan kavram terminolojisini ve bunların arka planındaki iletişim modellerini inceleme fırsatı buluyoruz. Üçüncü bölüm, şirketlerin kendi spesifik karakterlerini oluşturma yolculuğunda kullanabilecekleri iletişim modelleri ve bunların kullanıcılar üzerindeki etkilerinin ölçülmesine odaklanıyor. Sosyal medya kullanımına ve çalışan iletişimlerinin yönetiminde çıkabilecek olası sorunlara yer veren dördüncü bölümde; kriz yönetiminin nasıl olabileceği pratik çözümlerle örneklendiriliyor. Beşinci ve son bölüm kurumsal iletişimin yeni ve gelişmekte olan yeni varyasyonlarını, uygulama alanlarıyla birlikte açıklıyor. Kaçınılmaz olan değişimlerden etkilenen yönetici ve çalışan profili arasındaki iletişimin, kurum içi sosyal sorumluluktaki belirleyici yönüne odaklanan bu bölümde, şirket performansının doğrudan bu iletişimin kalitesine bağlı olduğunun altı çiziliyor.

Önsözünü Murat Ülker yazmış

Türkçe baskı için güncellenen kitabın yeni versiyonunda Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in Başarılı Kurumsal İletişimin Sırrı: Cesaret, Dürüstlük, Şeffaflık ve Samimiyet” başlıklı önsözünde vurguladığı gibi bu eser, hem mufassal bir ders kitabı hem de yöneticilere yeni ufuklar kazandırmak bakımından oldukça faydalı bir içeriğe sahip olma özelliği taşıyor. Kendi ifadeleriyle: “Halk, millet kavramının bizim gibi işletmelerde gerçek manasının dışında bir karşılığı da müşteridir. Doğal olarak halkla olan ilişkimiz 1944 yılından bu yana başlamış ve öncelikle ‘memnuniyet’ üzerinde yükselmiştir. Elbette o dönemlerde ‘kurumsal iletişim’ kavramı en azından Türkiye’de işletmeler için klasik eğitim, iktisat, genel muhasebe, işletme, üretim, pazarlama ve finans yönetimini kapsıyordu. Benim kuşağım kurumsal iletişim konusunda deyim yerindeyse ‘alaylı’ eğitim aldı. Bir manada da kurumsal iletişimi biraz tecrübelerle zor yoldan öğrendik. Şahsen ben, sonunda bu işin sırrına erdim. ‘Cesaret, Dürüstlük, Şeffaflık ev Samimiyet’ olarak özetlediğim kurumsal iletişim tecrübelerimizi kitabın Türkçe baskısının önsözünde anlattım.” şeklinde yer verdiği üzere yeni nesil yöneticilerin modern teknikleri öğrenmesinin yanında kurumsallaşmış aile şirketlerinin de babadan oğula devreden sistemlerinde, revizyon yaparken kullanabilecekleri bir rehber kaynak olma hüviyetini taşıyor.

Yazarının altını çizdiği şekilde; gerek iletişim alanında henüz yolun başında olan gençler gerekse hâlihazırdaki iletişim profesyonellerinin, kurumsal iletişimi yalnızca medya ilişkisi olmaktan çıkararak temas edilen tüm kullanıcıların aktif katılımda bulunduğu reel bir payda hâline getirmek suretiyle kurumsal itibarı yakalamanın uzun vadede çok daha istifadeli olacağı açıktır. Profesyonellerin yürürken bıraktıkları ayak izleri, bayrak yarışında görevi teslim alanların rotasını belirlediği için liyakat esaslı donanım, şaşmaz bir prensip olarak burada da karşımıza çıkıyor. Türk şirketlerinin küresel markalarla rekabet ederken özellikle şirket içi programlarını ana bir felsefe üzerinde kurgulamaları ve buna bağlı olarak ekiplerini yüksek bir iletişim kalitesiyle donatmaları hayati bir önem arz ediyor. Nitekim bireyden topluma, mikrodan makroya bütün disiplinlerde karşımıza çıktığı üzere insan, sosyal bir varlıktır ve varlık gösterdiği her alanda sosyalleşme ihtiyacının getirisi olarak donanımlı bir iletişimin onu, açık ara bir farkla önde götüreceği su götürmez bir sonuçtur.

Hacer Yeğin

 

[1] Bromley, 2001: 316

[2] Koontz ve Weihrich, 2006: 354

Güncelleme Tarihi: 29 Mayıs 2020, 23:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26