Baharistan'dan geçen nice Gülistanlar görür

Molla Cami’nin Baharistan kitabı, insanı edebiyatın, felsefenin, tasavvufun sınırlarında dolaştıran, söyleniş tekniğiyle zihinde tarifsiz tatlar bırakan bir klasiktir..

Baharistan'dan geçen nice Gülistanlar görür

İslam’la şekillenen kültür ve medeniyet ırmağımız, sözü merkeze alarak akan, sözün yüceliğiyle çağlayan bir ırmaktır. Bu ırmak, mümkün olduğunca boş lakırdıdan, âmiyâne konuşmaktan, gevezelikten uzak durulmasının nasihat edildiği bir dilin sınırlarında akar. Söz söylemenin edep ve ahlak dairesinde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan bir bilinç ırmağı. Söyleyeni de, dinleyeni de hikmeti aramaya, hikmetin izinde olmaya çağıran…

Kadim kültürümüzde söz söylemek aynı zamanda bir sorumluluk demektir. Söz senettir, samimiyettir. Günümüzdeki gibi boş konuşmak, konuşulanlarla insanların ifsadına yol açmak bu kültür dünyasının dışındadır. Çünkü her şeyin bir gayesi vardır. Yapıp edilen her şey bu gaye etrafında toplanmaktadır. Bu gaye iyiliğin, iyi olanın yaşanmasıdır. İşte klasik edebiyatımız bu gayenin farkında olunarak vücuda getirilen bir edebiyattır.

On beşinci yüzyılda yaşamış olan ilim sahibi, bilge, mutasavvıf Molla Cami, bu bahsettiğimiz kültür ırmağının büyük çağlayanlarındandır. Asıl adı Nureddin Abdurrahman Bin Ahmet’tir. İran’da doğmuş. Küçük yaşlardan itibaren dönemin ileri gelen hocalarından dersler almış, medresede ilim tahsil etmiş. Arap edebiyatı ve felsefede derinleşmiş, Ali Kuşçu ile matematik üzerinde çalışmışlar. Yani günümüzdeki gibi tek bir alanda uzmanlaşmış biri değildir.Molla Cami Baharistan

İlim ve düşünce alanına giren konular üzerinde çalışan ve bütün bunları tasavvuf ahlakı içinde cem eden Molla Cami, hem iyi bir edebiyatçı, hem büyük bir matematikçi, hem de engin bir mutasavvıftır. Yaşadığı dönemlerde ilim ve irfandaki yetkinliği, derinliği bütün dünyaya yayılmış. O dönemlerin iletişim alanındaki kıt imkânlarına rağmen dünya Müslümanları kültürel anlamda birbirinden daha haberdardı. Yapay sınırların olmadığı bir dünyamız vardı. Hatta Molla Cami Osmanlı Sultanı İkinci Beyazıt ile mektuplaşmaktadır.

Molla Cami doksanın üzerinde eser yazdı. ÖzellikleEl-Fevâid-üz-Ziyâiyye fî Şerh-il-Kâfiye” isimli Arapça gramer kitabı çok nam kazanmış ve uzun yıllar medreselerde okutulmuş. Evliya menkıbelerini anlattığı “Nefahat’ül Üns” kitabı ülkemizde çok bilinmektedir.

Baharistan’dan geçilip Gülistan’ların görüleceğini söyler

Molla Cami’nin zamanın hükümdarı, ilim ve sanat adamlarının hamisi Hüseyin Baykara’ya ithaf ettiği Baharistan kitabı bir klasiktir. İnsanı edebiyatın, felsefenin, tasavvufun sınırlarında dolaştıran, söyleniş tekniğiyle zihinde tarifsiz tatlar bırakan bir klasik. Ele aldığı bütün konuları, incelik ve derinliği elden bırakmadan işleyen bir kafanın ürünüdür Baharistan.

Kitap sekiz bahçeden oluşuyor: Marifetullah, Hikmetler, Adalet ve İnsaf, Cömertlik ve Kerem, Aşk ve Muhabbet, Şaka ve Nükteler, Şair ve Şiirleri, İntak/Teşhis (Hikâyeler). Her bahçe insana sonsuzluğun rüzgârlarından nağmeler fısıldar. Ötelerden renkler, kokular…  Kitap, âdet olduğu üzere Allah’a hamd ve Peygamberimize övgüyle başlar. Girişte müellif Baharistan’ı Sadi’nin Gülistan’ı ile kıyaslar. Baharistan’dan geçilip Gülistan’ların görüleceğini söyler. Buradaki gülistanın içinde türlü çiçeklerin açtığını, nice reyhanların filizlendiğini belirtir.

Molla Cami BaharistanBaharistan, içinde birçok evliya menkıbesinin, başka şairlere ait şiirlerin, hikmetli sözlerin ve hikâyelerin yer aldığı, hikmet temelli, insanın Allah’ı ve kendini tanıması amacıyla yazılan bir kitap. İlk bahçe “Marifetullah”ta hadislerle, sufilerin sözleriyle, şiirlerle Allah’ı tanımayı, bilmeyi anlatır Molla Cami. Bu bahçe, tasavvuf imgelerinin ustalıkla anlamlandırıldığı yerdir. Molla Cami, mutasavvıf olduğundan buradaki metinleri adeta bir oya gibi işlemiştir.

Bu Baharistan'dan geç ki..

İkinci bahçede “hikmet”lerden bahsedilir. En büyük hikmetin ise bu fani dünyadan, fani dünyanın zevklerinden geçerek ebedi âleme hazırlık yapmanın bilinmesi olduğu söylenir. Hasetten, kıskançlıktan, kibirden, mal ile övünmekten vazgeçip her zaman adaletten yana olmanın değeri anlatılır.

Üçüncü bahçe “Adalet ve İnsaf”tır. Burada hükümdarlara nasihat vardır. Zulmün karanlığını düşünerek adalet yolunda yürümenin gerekliliği anlatılmıştır. Cömertlik ve karem sahibi olmak da bahsi geçen diğer nasihatlerdendir.

Dördüncü bahçe “Cömertlik ve Kerem”. Cömertlik hiçbir karşılık beklemeden yapılan bağıştır denilmekte. Zenginliğin altın ve malda değil, güzel huylarda olduğu gerçeği hatırlatılır.

Beşinci bahçe “Aşk ve muhabbet” bahçesidir. Aşkın ve muhabbetin derinliği, gizliliği, açığa vurulmaması, reklamının yapılmaması nasihat ediliyor. Güzelliğin gönül güzelliği olduğu…

Altıncı bahçe “Şaka ve Nükteler”. Asık suratlılığın, ekşi çehreliliğin sevimsizliği anlatılıyor. Tatlı sözün, latifenin, şakanın gerekliliği söyleniyor. Sululuk yapmadan…Molla Cami Baharistan

Yedinci bahçe “Şair ve Şiirleri”. Sözün ahenkli ve ölçülü söylenmesi salık veriliyor.

Sekizinci bahçe “İntak/Teşhiş (Hikâyeler)”. Molla Cami burada hayvanları konuşturarak hem eğlenmeyi, hem de hikmet kapılarını aralamayı gösteriyor okuyucuya. Hayvanlar üzerinden insanlığın serencamını özetliyor.

Baharistan kitabı çeşitli yazarlarca Türkçeye çevrilmiş. 1967 yılında Yakup Kenan Necefzade tarafından çevrilmiş ve Neşriyat Yurdu Yayınlarınca basılmış. Yine Milli Eğitim Bakanlığı Şark/İslam Klasikleri serisinden M. Nuri Geçosman çevirisiyle yayınlanmış. Timaş Yayınlarınca ise son dönemde Sadık Yalsızuçanlar’ın başarılı üslubuyla yeniden yayınlanmıştır.

Evet, Baharistan, “bu baharistandan geç ki nice gülistanlar göresin.” hitabıyla başlıyor. İnsanın elinden tutup nice güzel yerlerde gezdirip kendine döndürüyor. Gülistan’daki gülleri koklamak için okumak gerek Baharistan’ı…

Muaz Ergü yazdı

Yayın Tarihi: 07 Şubat 2013 Perşembe 16:02 Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2018, 13:29
YORUM EKLE

banner19

banner36