banner17

'Aydın'a yol haritası çizdi!

Ay Vakti yine geleneğini bozmayıp bu sayıda da önemli bir fikir yazısına yer verdi.

'Aydın'a yol haritası çizdi!

On yıldır hakikat yolundaki yürüyüşüne sabırla devam eden Ay Vakti, nisan sayısında da okuyucusunu hayal kırıklığına uğratmıyor. Edebî tadın yanında fikir işçiliğini de göz ardı etmeyen dergide bu ay en çok dikkat çeken yazı Üzeyir Süğümlü tarafından kaleme alınan “Çağı Aşmak”…

Ay Vakti Sayı: 115 Nisan 2010
(+)

Aydın toplumun önünde yerini almalı

 

Üzeyir Süğümlü, yazısına “aydın” ve onun anlamca müsavisi olarak düşünülebilecek kelimelerin kuşattığı kavramı inceleyerek başlıyor. Aydın olabilmek için toplumun önünde gidip onun zihin dünyasını yeni ve uzun soluklu fikirlerle aydınlatmak gerektiğini vurgulayan yazarımız, ayrıca bir aydının toplumun sancılarını ruhunda duyması gerektiğinin de altını çiziyor.

 

Aydının kriteri ne olmalı?

 

“Aydınkavramı üzerine kafa yoran her fikir işçisinin dikkatini celb edecek olan yazının devamında belli kriterlere sahip olmayan düşüncelerin insanlığın sosyal ve psikolojik dertlerine derman olamayacağı ısrarla belirtiliyor.

Üzeyir SüğümlüDüşüncenin çağını aşıp insanlığın ruh dirilişine katkıda bulunması için sadece kriterin yeterli olmadığını da ifade eden Süğümlü, kriterimizin de hakikat olması gerektiğini söylüyor. Aydınlarımızın yahut aydın diye nitelendirdiklerimizin serdettikleri düşüncelerin hakikatle olan mesafelerine bakmak, şüphesiz ülkemizin düşünce dünyasında kimin aydın olup var olma sancısı çektiğini de ortaya koyacaktır.

 

Ey aydın! Bekleniyorsun!

 

Münevver insanı “ihtiyacımız olan insan” olarak tavsif eden Üzeyir Süğümlü, insanlığımızdan ve varlığımızdan eksiltilenleri yerine koyup modernizmin vicdan kuyularında üstü masivayla örtülen hakikati gün ışığına çıkarma cesaretine sahip fikir işçilerine sesleniyor:

Özleniyor ve bekleniyorsunuz…

 

Bu sayıda başka neler var?

 

Kıştan yakasını kurtaran baharla beraber okuyucusuyla buluşan Ay Vakti’nin Nisan sayısında Necmettin Evci’nin Bizim Sokak adlı öyküsü, Abdullah Ömer Yavuz’un edebî eserin sinemaya uyarlanabilirliğini irdelediği Sherlock Holmes yazısı, Nurettin Durman’ın İkindi Güneşi şiiri ve Taner Taştekin’in çağdaş ve hüzünlü bir Leyla ile Mecnûn’u andıran Genç Werther’in Acıları adlı denemesi dergiye eline alanların gözlerinden kaçmayacak kalem ürünleri olarak dikkat çekiyor.  Ve elbette Ay Vakti’nin olmazsa olmazı Şirâze de dergimizin son sayfasında bizleri bekliyor.

 

 

 

Cahit Saçak yol sabırdır, yürüyüşe devam diyerek bildirdi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2010, 20:49
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
samet
samet - 9 yıl Önce

İşine odaklı..hiç bir yere angaje olmayan..seviyeli bir dergi. tebrik ediyorum tüm ekibi

banner8

banner19

banner20