banner17

Avni Özgürel'in portreleri!

Fransa nasıl biraz Victor Hugo Honore de Balzac'sa Türkiye biraz ....

Avni Özgürel'in portreleri!

Avni Özgürel ilk gençlik yıllarından itibaren gazetecilikle iştigal eden bir isim. Gazeteciliğinin yanında çeşitli TV projeleri yapmış, sinema filmlerine öncülük etmiştir. Dinve Cumhuriyet, OsmanlıyaHasret Topraklar gibi kitapları olan Özgürel, yakın zamanda izleyiciyle buluşan Zincirbozan’ın senaryosunu yazmıştır. Halen Radikal Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyor. Avni Özgürel’i Küllenen İzler adıyla yayımlanan iki ciltlik ilginç bir kitabı var.

Avni Özgürel, Küllenen İzlerKüllenen İzler bu yılın Mart ayında Etkileşim Yayınları arasından çıktı. Avni Özgürel’in birazdan sayacağımız sebeplerden ötürü kaleme getirdiği bu kitaplarında Cumhuriyet öncesi, hatta Osmanlı Klasik Dönemi’nden alarak Türkiye’nin yetiştirdiği, farklı ilim sahalarında eserler vermiş birden çok sanatçı, yazar, şair, tarihçi, akademisyen ve fikir adamı hakkında yazdığı portrelerin yer aldığını görüyoruz. 

Kimler yok ki bu isimler arasında… Asaf Haled Çelebi, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Kaya Bilgegil, Kemal Tahir, Kemal Bilbaşar, Mimar Kemalettin, Sevim Burak, Şair Nigar Hanım, Abdülbaki Gölpınarlı, Ahmet Vefik Paşa, Elmalılı Hamdi Yazır, Erol Güngör, Mehmet Akif, Nurettin Topçu, Süheyl Ünver ve daha niceleri… 

Avni Özgürel, Küllenen İzlerKitapta isimlerden de anlaşılacağı üzere Avni Özgürel’in hem tanıdığı hem de tanıyamadığı insanların hayatından bahsettiğini söyleyebiliriz. Ama kitabın girişine yazdığı önsözde her bir ismi ilk defa duyuyormuşçasına çalıştığını söylüyor yazar. Bu ülkenin, bu büyük mirasın mimarlarına olan vefasızlığımızdan, onların üzerine örtülen nisyan perdesinden bahsediyor. Bir toplumun sanatçısının o ülkenin hayatına damgasını vurmuş diğer insanlarından hiçbir farkı olmadığını bilakis her değerin bir arada tutulduğunda ancak herkesin hak ettiği saygıya ulaşacağını söylüyor. Verdiği şu misallemede olduğu gibi… 

“George Washington kadar Amerika biraz da John Steinbeck demektir. İngiltere nasıl biraz William Shakespeare ise Fransa nasıl biraz Victor Hugo Honore de Balzac’sa Türkiye de biraz Mevlana, Yunus Emre, Fuzuli, Nef’i, Yahya Kemal ya da Necip Fazıl, Nazım Hikmet demektir.”  

Avni Özgürel, Cumhuriyet ve DinBir portre yazısı okumak okura çok farklı zamanlardan, ilimlerden, bilgilerden tecrübelerden esintiler taşır. Her kimin hayatı  anlatılıyorsa anlatılsın siz sadece o kişinin hayatını okurken, ne yaptığını, ne yiyip ne içtiğini, bu dünyadan nasıl göç ettiğini ya da nasıl bir hayat sürdüğünü öğrenmiş olmazsınız. En başta, her insan farklı bir dünyanın azası olarak dünyaya gelir. Soluduğu hava, aldığı ilim, diz çöktüğü hoca, sevdiği kadın farklıdır. Çünkü her göz başka bakar gök kubbeye. O gözün gördüklerinin anlatıldığı yazılar da size azıcık kılavuzluk eder. Mesela Erol Güngör’ün bu kitaptaki portresini okurken farklı bir âleme yol alırsınız, Nurettin Topçu’nun ya da Nurullah Ataç’ın hayatına merak salarken bambaşka fikirlere gark olursunuz. Hâlbuki bütün bu isimler aynı tarihin yaprakları arasında yaşamışlardır. Nedir fark? 

Küllenen İzler de bu neviden yazılan bir kitap. Size farkı anlatma gayesi güden… 

Erol Güngör
Erol Güngör

Bu kitapları neden yazdı? 

Avni Özgürel muhtelif ortamlarda sıkça “O kimdi?” sorusuyla karşılaştığı için bu kitabı hazırlama gereği duymuş. Bunun yanında yurtdışında sanat ve düşünce insanlarının en küçük eşyalarının, el notlarının dahi titizlikle muhafaza edildiğini, bu eşyalar için müzeler kurulduğunu görmüş. Bizim ülkemizde ise bu durumun tam tersi bir vaziyetle karşı karşıya kalmış. Bu ülkede bir sanatçıya ait mektuplardan fotoğraflara kadar ne varsa mezatlarda alınıp satılıyor. Emanetlerinin olduğu gibi korunduğu tek yazar olarak Kemal Tahir’i hatırladığını söylüyor. Bu tablolar karşısında Özgürel’in içini kaplayan hüzün ona bu kitabı yazdırtmış.  

Avni Özgürel
Avni Özgürel

Tam bu hususta ilginç bir anısını naklediyor; vefatının birinci yıldönümünde saygın bir ilim adamımızın hayatını anlatan bir belgesel hazırlamak için, o kişinin ailesinin kapısını çalıyor. Evinde ona ait bir tek hatıra dahi bulamıyor. Üstüne üstlük aileden gelen“Çok önemli biri değildi. İlginizin gerçek sebebi nedir?” diye bir soruya muhatap kalıyor.  

Gençlerin geçmiş insanlarımızı pek tanımadıkları gibi yaygın bir düşüncenin/gerçeğin olduğuna da sözü getiriyor. Kültür dünyamızın önemli şahsiyetlerini genç kuşakların tanımamasını, bundaki kabahati Avni Özgürel biraz da kendinde arıyor. Gençlerin, ilgisiz meraksız olduklarını kabul ediyor olsa da kendilerinin anlatmak, o isimler hakkında ilgi uyandırmak hususunda yeterince gayret gösteremediklerini itiraf ediyor.  

Küllenen İzler ansiklopedik bir kitap değil. Avni Özgürel’in amacı şuymuş bu kitapları yazarken; hayatlarını anlattığı isimlerin daha yakından tanınması, bu isteğin duyulması ve okuru bu yönde yazmaya teşvik edecek bir merak sunabilmesi.  

Nurettin Topçu
Nurettin Topçu

Her portrenin içinde biraz yer alan Avni Özgürel, bu kitapları yazarak, bizim gibi gençlere, geleneksel kültür mirasımıza büyük hizmetlerde bulunmuş isimleri tekrar, içtenlikle hatırlatmış oldu.  

Özellikle Nurettin Topçu’yu yeni tanıyacak isimler Topçu için “milliyetçi, sosyalist İslamcı” sıfatlarının kullanıldığını görecekler. Tanıyanlar da bu birbirini iten unvanların nasıl biraya geldiğini anlamış olacaklar. Yukarıda da değindiğimiz gibi Nurettin Topçu’nun yaşadığı zamanın ruhuna nüfuz ederek ancak bunu anlayabiliriz. Küllenen İzler bize bu imkânı sunuyor. 

İki ciltte yer alan beş portrenin hazırlanmasında İbrahim Kiras ve Serhat Hürkan’dan da yardım aldığını kitabının girişinde dile getiriyor Özgürel. Çorbada küçük bir tuzu olan bu isimler bize Küllenen İzler’in ulaşmasına destek olmuşlar.  
 

Murat Ergün dikkat çekti

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 15:53
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
meryem karagöz
meryem karagöz - 9 yıl Önce

Portreler galerisinin tekrarı dört haftadır trt2 de cumartesileri 00:00 da gösteriliyor..Kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenlerin bilgisine..

banner19

banner13

banner20