Asimetrik savaşçı: Cafcaf!

Cafcaf Mizah Dergisi 42 aydır ulusalcılara karşı hakikate duyarlı bir mizah dili geliştiriyor!

Asimetrik savaşçı: Cafcaf!

Kolpadan çözüm kime yakışır?

Cafcaf 42
(+)

Referandum tartışmalarına binaen geçtiğimiz ayki kapağına “Anayasayı asker yapsın” manşetini atan Cafcaf dergisi BDP, CHP ve MHP başkanlarını bir askerî botun ucunda, görüp görebileceğimiz en sevimli halleriyle çizmişti.

Eylül sayısının kapağında ise, son bir aydır yaptığı açıklamalarda “başörtüsü yasağı problemi”ni “biz çözeriz” dedikçe sözünden cayan, caydıkça da ihtilal paşalarından bile daha absürt ve mantıksız açıklamalarda bulunan, kesinlikle çözmeye niyeti olmadığını kanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tesettürlü bir üniversite öğrencisinin başörtüsünü ağzından salyalar saçarak çözmeye yeltenişi karikatürize edilmiş.

Neden başörtüsü yasağı denilince gözler CHP’ye çevriliyor?

Hükümet değil, yıllarca da hükümet olmamış, milleti tarafından çoktan ıskartaya ayrılmış CHP’nin “başörtüsü yasağı problemi”ni çözmesi neden bekleniyor? Yahut neden CHP’ye bu konuda bel bağlanıyor?

Kısacası: Hükümet, AİHM, BM yahut hangi kurum ve kuruluş bu yasağı çözerse çözsün; CHP genlerinde taşıdığı vesayetçilik ve kendi uydurduğu laiklik tabusuyla derin yerlere nüfuz edecek ama konuşa anlaşa ama tehditle ama şantajla yine yasağın yaşamasına sebep olacak. Bunu herkes biliyor. Stefan Zweig’in bahsettiği “üniforma benliği” tek varoluş kaynağı ve hedefi olan bu parti yeni anayasa oylandığında acaba ne yapacak? Siyaset yapamayacağı kesin çünkü yıllardır yapmadı. Belki de yeni anayasanın en büyük faydası CHP’ye olacak: Kuruluşunun 86. yılında siyaseti ilk defa öğrenmeye ve hatta uygulamaya başlayacaklar.

Asimetrik Psikolojik Savaş
(+)

Eylül içeriği: Genelkurmay

Neredeyse kadrosunun büyük çoğunluğu genç mizahçılardan oluşan Cafcaf, TSK’yı yakın takibe almış durumda. Mizahçılar; Genelkurmay Başkanının değişmesiyle hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu ve geçen ay Hantepe baskınından önce ayyuka çıkan Heron meselesinde askerden ziyade PKK'lıların istihbarattan faydalandığını vurgulamışlar.

Bedelli beklentisini dile getiren mizahçılar, güçlü Türkiye’nin güçlü bir orduyla mı yoksa güçlü bir ordunun güçlü bir Türkiye ile mi sağlanacağı yahut ezbere böyle mi inandırıldığımız konusunda dergide bir stereo monolog da yürütmüşler.

N’iran mı olacağız? N’olacağız böyle? Cafcaf’ın köşe yazıları bir harika

Kaçış
(+)

Salih Kılınç, “Batıl Balina” köşesinde, Yavuz Selim Güneş ise “Nayır” köşesinde, “Hayır demezsek İran olur muyuz?” sorusuna cevap arayıp katıla katıla güldürüyorlar okuru. Cımbızcı Cafer ise bu ay, Emre Kongar’ı öve öve bitiremiyeceğini anladığı için döve döve bitirmiş. Devrimci Derviş Nazım Taşan farklı bir okuma serüvenine ortak ediyor bizi. Entelektüel köy imamı Abdullah ise Türkiye'nin en entelektüel, en nitelikli mizah dergisini okumakta olduğumuza dair hislerimizi kanaate dönüştürecek meseleleri ele alıyor. Hakan Öztürk ve Otacı Zahter ise +13 yaş sınırıyla yazmışlar. Hakan romantik bir hikâyenin trajik komikleşmesini, Otacı Zahter ise militer şiddet, şehit anası gözyaşı malzemeli yazdığı için +13 diyoruz!

“Gülme Duvarı”nda Dt. Cihangir Bayburtoğlu ufak ayrıntılara ve anekdotlara dikkatleri çekip dudaklarımızın kenarında tebessümlerin doğmasına vesile oluyor.

Not: Cafcaf'ın 42. sayısından tadımlık birkaç karikatür galerimizde...

 

Kerem Abadi bu dergiyi sevgiyle tavsiye ediyor

Yayın Tarihi: 03 Eylül 2010 Cuma 11:29 Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2010, 16:20
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Memed
Memed - 11 yıl Önce

Hemen bir YAY-SAT bayiine gidip 2 TL bayılarak Cafcaf'ı alıyorum ve harbiden bayılıyorum :)

Nilay Dağcı
Nilay Dağcı - 11 yıl Önce

Adadakilere bittim :-)

Sevdalinka
Sevdalinka - 11 yıl Önce

Ne yalan söyliyeyim, 6 aydır Cafcaf almıyordum. Bayağı güzelleşmiş.

banner26