Arka direkte kendini unutturan herkes için

Futbol, üzerinde en çok konuşulan spor dallarından belki de en önceliklisi. Bu, futbolun sadece bir spor dalı veya bir oyun değil onlardan öte bir mana ifade etmesi ile alakalı. Erhan Erken, Münir Üstün’ün Arka Direkte Kendini Unutturmak isimli kitabı üzerine yazdı..

Arka direkte kendini unutturan herkes için

Futbol, üzerinde en çok konuşulan spor dallarından biri, belki de en önceliklisi. Bu öncelikli olma hali, futbolun sadece bir spor dalı veya  bir oyun değil onlardan öte bir mana ifade etmesi ile alakalı.

Çünkü futbolun son dönemlerde para ile gittikçe artan bir ilgisi oluştu. Transfer ücretleri aldı başını gidiyor. Spor Toto, İddia gibi bahis oyunları büyük rakamlara hükmetmeye başladı. Sponsorluklarda ciddi ücretler telaffuz ediliyor.

Futbolun siyaseti, siyasetin futbolu

Futbol, tarihi seyir içinde güç ve iktidar ile de her dönem ilgili olmuş bir spor dalı. İspanya'da diktatör Franco'nun Real Madrid'in karşısına Atletico Madrid'i kurdurduğu ve iki büyük takımın rekabetini teşvik ettiği iddia edilir. Franco şöyle dermiş: “Ben kitleleri yüz bin kişilik statlarda uyuttum...”

Türkiye'de kulüp başkanlıkları, bir yönüyle de politik bir mahiyet arz etmektedirler. Özellikle büyük kulüplerin başkanlarının belirlenmesinde, ülkenin o dönemdeki siyasi güçleri ciddi şekilde etkili olmuşlardır. Bugün de bu etkiyi bir çok olayda yakinen görmekteyiz.

Geçenlerde vefat eden Aytunç Altındal ile yapılmış bir röportajın, futbol konusu ile ilgili bölümünde Altındal, babasının Beşiktaş'da futbol oynadığını ve esasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak kurulan bu takımın futbolcularının Kuvay-ı Milliye ruhuyla Anadolu’ya silah kaçırdığını söylüyor. Altındal’a göre Beşiktaş, Kuvay-ı Milliye’nin takımıdır. Tüm bu ifadeler futbola ve büyük takımlara bakışımızda bizlere farklı bir pencere açıyor.

Okumuş adamın futbolla ne işi olur ki?

Kültür, sanat alemi ve entelektüel çevrelerin genelde futbolla iyi bir ilişki kurduklarını söylemek pek mümkün değil. İlişkisi olan varsa bile, birçoğu bunu çok fazla açık etmemeye çalışıyor doğrusu. Bazen de futbolla ilgilenenlere hafif istihzai bir bakış ile bakıldığına da rastlıyouz.

Rahmetli Ömer Lütfü Mete ve Mustafa Kutlu'yu, edebiyat alanında hatırı sayılır isimler olmalarına rağmen, futbol ile ilgili cesaretle yorum yazan ender kişiler arasında saymamız mümkün.

Ben, çocukluğumdan itibaren futbola çok ilgi duymuşumdur. Gençliğimde yoğun olmakla beraber, daha sonraki yıllarda da fırsat buldukça futbol oynardım. Babadan kalma bir gelenekle de koyu bir Beşiktaş taraftarıyımdır. Tabii yıllar ilerledikçe ve futbolun “oyun” olma özelliği yerini daha farklı birşeye  bıraktıkça, eski ilgiyi diri tutmak pek mümkün olmuyor. Kendi hayatımda da kültür dünyasındaki birçok arkadaşımın, benim bu ilgime küçümser bir tarzda baktıklarına bizatihi şahit olmuşumdur.

Münir Üstün’ün yayınlanmış yazılarından derlenerek oluşturulan Arka Direkte Kendini Unutturmak kitabını elime aldığımda, zihnimin gerisinde yer etmiş olan bu düşüncelerle beraber okumaya başladım.

52 adet makaleden oluşmuş kitabın sunuş yazısı İbrahim Tenekeci tarafından kaleme alınmış.

İbrahim Tenekeci teşvik etmiş

İlk bakışta, bir edebiyat dergisi olan İtibar’ın yayın yönetmeni olan ve bu alanda hatırı sayılır bir ağırlık merkezi oluşturan İbrahim Tenekeci’nin, kültür sanat camiası tarafından genelde “hafife” alınan futbolu konu edinen  bir kitaba sunuş yazması, ezberleri bozan bir mahiyet arzediyor.

Sunuş yazısında İbrahim Bey, gazetelerde spor sayfalarının kültür sanat sayfalarından daha fazla yer tutmaları halini hafifçe eleştirdikten sonra, sporun ve özellikle de futbolun önemini vurgulamış.

Onun ilgisini çeken husus, bir yayıncının futbol ile sadece seyirci olarak ilgilenmesi değil; bizzat bu konuda okuması, araştırmalar yapması ve bunları detaylı olarak kaleme alması.

Sunuş bölümünden anladığımız kadarıyla, Münir Üstün’ün yazılarını kitaplaştırma serüveninde muharrik kuvvet İbrahim Bey’in teşviki olmuş.

Bence İbrahim Bey iyi bir şey yapmış ve ortaya bu tarz ilginç bir kitap çıkmış

Mescidi bile olmayan o büyük stadlar...

Münir Üstün, kitabında yer alan yazılarında büyük ölçüde futbol ile ilgili konuları işlemiş. Bir kaç tane farklı spor dalıyla ilgili yazılar da kitapta mevcut ama sayısı çok az.

Futbol yazıları içinde, dünyanın farklı köşelerinden futbolcular ile ilgili detaya varan bilgiler edinmeniz mümkün. Nerede doğdu, babası ne iş yapardı, hangi takımlarda oynadı, hangi tarihlerde sakatlandı, oyun karakteristiği nasıldı gibi farklı bilgiler yazılarda yer alıyor.

Münir Bey kah İspanya’da Barcelona’nın maçını izliyor, kah Londra kitap fuarına gittiğinde Arsenal maçına nasıl kaçamak yaptığını anlatıyor.

Bir yazıda Maradona’dan bahsederken, diğerinde Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye kaptırdığı Gökhan Gönül için üzüldüğünü samimiyetle ifade ediyor.

Münir Üstün koyu bir Galatasaraylı. Rahmetli babasıyla beraber maçlara gittiği küçük yaşından itibaren Ali Sami Yen’in tozunu yutmuş.  Yeni yapılan TT Arena’da sene başında aldığı kombine biletlerle neredeyse hiçbir maçı kaçırmamaya çalışıyor.

Yazıların birinde, bu kadar büyük bir yatırımla meydana getirilen TT Arena Stadyumu’nda içerde bir mescidin olmamasını hayretle karşılıyor.

Bu husus, ülkemizin entelektüel kesiminin bir bölümünde kendi halkına yabancılaşmanın bariz bir örneği. Namaz ile alakası olmayan bir mimar, onu uygulayan müteahhit firma ve bunu denetleyip teslim alan kişiler… Sonuçta koca bir stad yapılıyor ve binlerce namaz kılan takım taraftarının ibadet ihtiyacı düşünülmemiş oluyor.

Münir Üstün diğer bir yazısında, ünlü siyasetçilerle futbolcu ve takımları mukayese ediyor. Bir başkasında değişik bir futbol sözlüğü denemesi yapmış.

Endüstrileşen futbola karşı ne yapmalı?

Şikeye, futbolun kumarın bir alt yapısı olarak kullanılmasına, sporun adeta bir endüstri haline gelişi ile amatör ruhun kaybolmasına yol açıyor olmasına şiddetle karşı çıkıyor.

Oyunculara, yöneticilere hep fair play’i tavsiye ediyor.

Velhasıl Münir Üstün’ün Profil Yayınları’ndan çıkan Arka Direkte Kendini Unutturmak isimli kitabı ilginç bir çalışma.  Ülkemizde büyük kitleleri ilgilendiren futbola farklı bir açıdan bakıyor.

Bugüne kadar sporun ve özellikle futbolun pek yer bulamadığı Dünya Bizim’de bu yanlış hatırlamıyorsam ikinci futbol yazısı. Tabii futbol yazısından öte, futbolu konu edinen bir kitap çerçevesinde kaleme alınmış bir yazı.

Belki bundan sonra, dünya bizim formatından taviz vermeden, bir şekilde kültür, sanat ve düşünce hayatının esintilerinin de içinde yer aldığı spor ve futbol yazılarını, sitemizde görmek mümkün olabilir.

Erken Erken yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2018, 10:21
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13