banner17

'Aramızda' kalmasın, herkes bilsin!

Mihriban İnan Karatepe hikayeleri ile davası olan insanlar hikayelerde yaşıyorlar.

'Aramızda' kalmasın, herkes bilsin!

Edebiyatın neyi konu edineceği, sınırının nerede başlayıp nerede bittiği belli midir? Mesela; edebiyat bir Müslüman’ın modern zamanlar karşısında inancını, kimliğini, dilini korumasını konu edinebilir mi?

Kestirmeden; edinemez, o zaman o edebiyat olmaz, vaaz olur, menkıbevari bir şey olur, her bir şey olur ama edebiyat olmaz efendim, diyecek bir o kadar aydın/entelektüel/çağdaş yazar çıkacaktır şüphesiz. Edebiyat ya bireyin toplum içindeki kıstırılmışlığını –ne demekse-, tekinsizliğini, yalnızlığını, buhranlarını anlatacak yahut geleneksel toplumun dayattığı ortamda yaşanmayan/yaşatılmayan cinselliği anlatacak. Bunlar varsa edebiyat vardır, yoksa yoktur.

Öyle ki; bir kanon tarafından tayin ve tespit edilmiş sınırlar dışında kalem oynatmak yobaz/gerici/dinci yaftalamaları ile karşılaşmak, damgalamak anlamına da geliyordu. Hatta ve hatta belli bir güdümlü yazar/şair taifesinin elinde tuttuğu ‘edebiyat çevresi’ dindar bir insanı konu edinen bir edebi ürünü görmezden gelir, onu edebiyatın kapsamının dışına ötelerdi.

Peki, bu tutum değişti mi?Mihriban İnan Karatepe, Aramızda

Tam anlamıyla değiştiğini söylemek mümkün olmasa da değişmeye başladığını Müslümanca hassasiyetlerle de roman yahut hikâye yazılabileceğinin örnekleri artmaya başladı. Zaten vardı ama bu şehrah genişlemeye; bir patika iken cadde olmaya başladı diyebiliriz.

Mihriban İnan Karatepe, son öykü kitabı Aramızda ile dindar insanların hassasiyetlerine değiniyor. Onların toplum içinde var olma/kendi kalma mücadelesine ayna tutuyor. Bunu yaparken de modern öykünün imkânlarını da kullanıyor; yer yer deneysel kimi çabalara da şahit oluyoruz.

Kitabın ilk üç öyküsü birbiri ile bağlantılı bir üçleme olarak yazılmış. Bu öykülerinden sadece Aramızda daha önce yayınlanmıştı. Ayna ve Loş adını taşıyan diğer iki öykü, kitabın sürprizi olarak okuru selamlıyor. Üç öykünün ortak noktası içses ile okura veriliyor. Bandırma Vapuru Beyaz Güvercin, Boşluk, Eski Ev, En İyi Arkadaşım öyküleri çocukların dilinden/bakış açısından yazılmış olması… Duygu yoğunluğunun üst safhada olduğu bu öyküler çoklu anlatım katmanları ile kurgulanmış. Öykünün estetik yönü kadar anlattıkları da çok iyi. Başörtülü öğrenciler, Filistinli ölmeye yazgılı masum çocuklar, belirsiz bir fitnenin yaktığı Kıbrıslı komşular…

3. kitap

Mihriban İnan Karatepe, üçüncü öykü kitabı Aramızda ile yaşanılan hayata tanıklık ediyor; proje bir hayata değil! Toplumun içinde nefes alan bu insanlar; dini hassasiyete sahiptir, başörtüsü vazgeçilmezdir, gelgit yaşayan halleri vardır, bazen sıkıntılıdır, bazen coşkuludur, kutsal topraklara gitme rüyaları görmektedir, kimliğine sahip çıkmaktadır.

Doksanlı yılların o meş’um zamanlarında, üniversite bahçesinde başörtülü öğrenci kovalayan koca koca akademisyenler hâlihazırda nesli tükenmekte olan bir tür olarak üniversitelerin özerk/demokratik çatısı altında kendine yer bulmaya devam ediyor; ama artık bunu edebiyata taşıyan kalemler var. Gazetelerin ‘kuru haber’ olarak yansıttığı bu dramlar edebiyatın gücü ile insanın içine işleyen sahnelere dönüşüyor.

İşte bu yüzden; Aramızda kitabı, aramızda kalmasın, herkes bilsin.

Yılmaz Yılmaz hem okudu hem yazdı

Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2018, 11:17
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20