Ansızın yola çıkmak gerek

Yola çıkmak bir başlangıçtır yalnızca. Sonrası ise zorluk, sıkıntı ve meşakkat... Her yol, her yürüyüş ölüme çıkar..

Ansızın yola çıkmak gerek

Yola çıkmak bir başlangıçtır yalnızca. Sonrası ise zorluk, sıkıntı ve meşakkat... Her yol, her yürüyüş ölüme çıkar. Bu yüzden bu kitabı okurken de ölümün dehşetini iliklerinizde hissedeceksiniz.

Ansızın Yola Çıkmak, Rasim Özdenören‘Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de doğru yola sevkeder.’

Ansızın Yola Çıkmak… Nasıl bir kitap bu Allah’ım? Ateşten kelimeleri var. Okuyanın içine düşüyorlar birer meteor olarak. Her kelime, her cümle, her öykü bilinmeyen bir gezegenden gelmiş gibi yeni ve ürpertici. Yazarın müthiş bir duyarlıkla ‘yarattığı evren’in ateş topları sanki bunlar. Çarptığı dünyalıyı sarsıyor, şok ediyor, yere düşürüyor.

'Yırtılma'nın dehşetini duyacaksınız

Dayanılması güç etkileri var bu öykülerin. Çünkü Kur’an’ın kıyamet tasvirleri, ayetlerde dipdiri bir varlık olarak yaşayan ölümün vahşi ayak sesleri, dahası bütün kainatı kaplayan Sur’un sesi var bu  kitapta. Yazar, özellikle Yırtılma’da bu dehşete düşürücü sesleri ve sahneleri o kadar başarılı aktarıyor ki okurken etrafınızı yoklayıp duruyorsunuz bütün duyu organlarınızla. Tutunup bir yerlere, çıkmak istiyorsunuz o atmosferden. Evet bir şair değil Özdenören. Ama bir şiir de ancak bu denli tasarruf edebilir dile.

Yaşamı, Kur'an'ın diliyle anlatan öykücü

Kur’an’ın betimlemelerinin, tasvirlerinin Türkçe olarak öykülerde yepyeni bir bilinçle, bir gerilimle dile getirilişleriyle karşı karşıyayız. Maske öyküsünde, şeytanın insanın cennetine yaklaşma biçimiyle ilgili şu yorumlara bakar mısınız: ‘Derken kalabalığın arasında bir piton göründü. Sürünerek ona doğru geliyordu. Pitonun ağzına şeytan saklanmıştı. Pitonun dişlerinin arasından şeytanın sırıtışı seçilebiliyordu. Bu da mı bir maskeydi? Cennete giren şeytanın maskesi miydi yılan? Yoksa şeytan mı yılana maske olmuştu?’

Ansızın Yola Çıkmak, Rasim Özdenören

Ayartıcı veya Hakikate ulaştıran olarak kadın

Ayrıca kadınlar belirip duruyor öykülerde. Yola çıkanları ayartmak için duraklarda, zihinlerde karşılarına çıkıp duruyorlar. Çağırıyorlar onları uzaklardan, dışarlardan, içerlerden. El ediyorlar karşı konulmaz bir biçimde. Bazen dünya oluyor bu kadın. Yaşlı ama kandırıcı olarak. Bazen sevgilinin suretine bürünüyor. Bazen de ölümün sureti, somutlaşması olarak görünüyor yoldakilere.

Yazarın kadını sadece bir olumsuzluk, bir ayartıcı olarak ele aldığını sanmayın. O aynı zamanda gerçekliğe, hakikate ulaştıran bir güzellik. Metamorfozu gerçekleştirecek bir metafor da o.

Rasim ÖzdenörenDara düşen Müslümanların hikâyesi

Belli aralıklarla okunması gereken bir kitap bu. Çünkü hem ‘rabıta-ı mevt’ için eskimez bir kitap. Hem de arayışın elzem, kaçınılmaz olduğunu anlatıyor durmadan. Kaçamaklara, kolaycılığa başvurmadan... Öyle kesif ve zorlu ki yaşamları, kahramanlarının. Yorulan bizleriz, onlar bizim arayış maceramızı anlatıyor. Sığınma isteklerimizi, sığınma biçimlerimizi... Dara düşen Müslümanların hikayeleri bunlar. Bu yüzden izbe kutsal yerlere gidiyorlar. Zikre katılmak istiyorlar. Kıyamet kopmadan önce, ölmeden önce ölmek isteyenlerin kalblerinin yakarışlarına şahit tutuyor bizi Özdenören. Bir şeyhe bağlanmanın ‘misak’ olduğunu ve bu sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Korkuyla, ürpertiyle, sevgiyle vecde kapılanlar var bu öykülerde. Vecde kapılmanın imkanı irdeleniyor. Sırra, sırlara ulaşmanın ve ama bunları ifşa etmemenin çok mu eskilerde kaldığını sorguluyor.

Arayışın zorlu yolları

İçi ve Dışı adlı hikayede adam şöyle söyler: ‘Benim bulabildiğim tek şey aramaktır, nerde arayacağımı bilmiyorum, ama aramadan durmanın saçma olacağını düşünüyorum, sonunda bir avuntuyla oyalanmış bile olsam.’

Bu cümle bütün hikayelerde içkin bir arayışı imlese de sadece soyut bir arayışçılıktan bahsetmiyor Özdenören. Yani avare gezginler değil hepsi. İşe gidip çalışıyorlar, küçücük, daracık evlerinde üşüyorlar. Aç kalıyorlar bazen. Açlık ve yalnızlık arayıştakilerin en göze çarpan nitelikleri. Birileriyle yaşıyorlarsa bile kendi içlerindeki yalnızlıkta yaşıyor onlar. Halvetin, çilenin, zorlukların, zühdün gerekliliğine vurgu olarak okuyabiliriz bunu. Çünkü yola çıkanın yüklerinden, fazlalıklarından kurtulması şarttır. Aksi takdirde yol sadece fiziksel bir yürüyüşün adı olur. Zaten kahramanlardan ancak bir iki tanesi arayış için somut olarak yola düşüyor, mesafe katediyor. Öyleyse asıl aşılması gereken mesafeler nefsin katmanlarıdır, içteki engellerdir. Bunlar için bazen mekan değişiklikleri gerekebilir. Lakin her zaman yer değiştirmenin, göç etmenin zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaz.

Kıldan ince kılıçtan keskin yolda şaşırtma bizi Rabbimiz!

Bir ölünün dirilmesi, diriltilmesi… Ansızın yola çıkmak’ın yazarı bunun peşinde sanki. Kitabın başına serlevha ettiği Fatır suresinin ayetleri de bize hem bunu gösteriyor hem de insanın şaşırıp yoldan çıkmasının tesadüf olmadığını. ‘Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de doğru yola sevkeder.’ Nitekim kitabın ilk hikayesinde, gitmek istemediği Bir Kapının Önünde buluverir kendini adam. Çünkü kadın ‘Şeytanın meleğin ve benliğin başdöndürücü dengesinde / gerçeğin ve gerçekdışının merkezinde/ bir remz gibi duruyor. / Karşısında. Çıplak.’ Öyleyse ayartılmak, düşmek, yoldan çıkmak da ve kıldan ince kılıçtan keskin ‘sırat-ı müstakim’ üzere yürümek de bir kader iledir. Zaten her şeyin O’nun güç ve kudretiyle gerçekleştiğini, ayetin devamında şöyle dile getiriliyor: ‘Allah O’dur ki, rüzgarları gönderip kendileri ile bulutları kaldırır. Derken o bulutu ölü toprağa sevk edip onunla ölümünden sonra yeri diriltiriz. İşte ölülerin dirilmesi böyledir.’

 

Mustafa Nezihi Pesen 'öz-den ören'i okumaya devam edecek        

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2019, 15:59
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
...
... - 10 yıl Önce

Şeytanın yılana maske olması nedir ?

sentalme
sentalme - 10 yıl Önce

benim anladığım şeytanın yılana maske olması...maske; başkalarının tanımaması için kullanılan ve yüze geçirilen takma yüz...dikkat edersek yılanın şeytanı maske olarak kullaması değil de şeytanın yılana maske olması deniliyor..şeytan kötü bir şeye maske olmayacağına göre..iyi bir şeyin tanınmaması için ona kötü bir amske olması olabilir belki de..

banner19

banner13

banner26