Anne Babalar İçin Bir Kılavuz: Edep Eğitimi

Muallim Naci’nin derlediği 'Edep Eğitimi' (Mekteb-i Edeb), her insanın mutluluğun peşinden koştuğunu, ama çoğu insanın mutluluğu maddi şeylerde aradığını, mutluluğun maddi şeylerde değil, maneviyat ve ahlakta olduğunu çeşitli örneklerle, çeşitli tarihi şahsiyetlerin hayatlarıyla ve ayrıca dini menkıbeler üzerinden anlatıyor. Ahmet Serin yazdı.

Anne Babalar İçin Bir Kılavuz: Edep Eğitimi

İlk baskısı 1886 yılında yapılan bir kitabın konusunun ağırlıklı olarak insanların bencilliği olması, buna karşı tedbir alınmazsa toplumun çürüyeceğinin söylenmesi şaşırtabilir belki bizleri. Çünkü günümüz insanı olarak bizler de sosyal ilişkiler söz konusu olduğunda aynı cümleleri söylüyor; bu cümleleri söylerken de derin bir özlem ve içli bir yakınmayla “Ah, nerede o eski günler!” diyoruz. Muallim Naci’nin derlediği Edep Eğitimi (Mekteb-i Edeb) kitabını okudukça anlıyoruz ki geçmiş günlerde yaşayanlar da aynı konulardan dert yanıyor. Bilge insanlarsa toplumun her kesimini dert yanılan bu konulara karşı uyarıp nasıl iyi insan olacakları konusunda öğütler veriyorlar onlara.

Öğütlere ihtiyacımız var

Üstteki paragrafta bahsedilen kitap, Tanzimat dönemi şairlerinden Muallim Naci’nin, içinde kendine ait telif yazıları da bulunan bir derleme… Edep Eğitimi, her insanın mutluluğun peşinden koştuğunu, ama çoğu insanın mutluluğu maddi şeylerde aradığını, mutluluğun maddi şeylerde değil, maneviyat ve ahlakta olduğunu çeşitli örneklerle, çeşitli tarihi şahsiyetlerin hayatlarıyla ve ayrıca dini menkıbeler üzerinden anlatıyor.

Kitaptaki metinler, tahmin edilebileceği gibi, öğüt verici metinler. Metinlerde muhatap olarak kişinin kendisi seçilmiş. Ele alınan başlıklara bakıldığında, üç ilişkinin mükemmel bir şekilde düzenlenmek istediğini anlayabiliyoruz. Bunlardan birincisi, kişinin kendi iç dünyasıyla yani gönlüyle ilişkisi. İkincisi, kişinin sosyal çevresiyle ilişkisi ve üçüncüsü de kişinin Yaratıcısıyla ilişkisi.

Kendisiyle barışık bir insan

İki ana bölüme ayrılan kitabın birinci bölümünde “Ana Babaya Muhabbet ve Hürmet”, “Vaadini Yerine Getirmek” , “İlim Tahsili-Okumak Arzusu” gibi başlıklar bulunuyor. Bu başlıklar, kişinin yapmadığında vicdanını kanatacak şeyleri anlatır. Bu ve buna benzer diğer başlıklar, kendiyle barışık bir insanı ortaya çıkarmayı hedefleyen konuları anlatan kısımlar olarak göze çarpar. Bu böyle olmalıdır çünkü önce birey ruhen sağlıklı olmalı ki toplum da sağlıklı olabilsin.

Kitaba müdahale eden bir Tanzimat aydını

Burada kitabı derleyen Muallim Naci’nin bir tavrı dikkat çekicidir. O tavır da, mümince ve yerli bir tavırdır ve bundan mutlaka söz etmek gerekir: Kitap, Muallim Naci’nin de “Sırası gelmişken şurası dahi arz olunur ki, Mekteb-i Edeb vakıa bir kaynağın tercümesi ise de durum icabı olarak birçok yerlerin çıkarılmasından başka içindeki konuların ahlak ve âdâb-ı Osmaniye’ye uygun hale getirme ve kitabın kadrini bir kat daha arttırmak maksadıyla münasip yerlere hariçten bir takım cümleler ve faydalı fıkralar da esere katılmış ve ilave edilmiştir.” (s.21) cümleleriyle ifade ettiği gibi, çevirilerden oluşan bir derlemedir. Ama Naci, eğitim ve terbiye gibi hassas bir konuda “Kitabın aslı böyle, müdahale etmem gerekmez.” dememiş, kitaptaki metinlere müdahale ederek anlatılanları İslami terbiye anlayışımıza uyarlamıştır. Bu, kolaycılığa kaçmayan bir aydın tavrı olarak kayda geçmelidir bence.

Muallim Naci, ayrıca bir milletin güçlü olmasının, o ülke insanının eğitimi ve terbiyesiyle doğru orantılı olduğuna dikkat çekerek miskin bir tevekkül anlayışının karşısında yer aldığını da ima eder kitap boyunca.

İnsanın sosyal çevresiyle ilişkisini düzenlemeye yönelik ise “İnsaniyetperverlik-Nezaket-Zarafet”, “Minnettarlık-Nankörlük”, “Ayıplayıcılık-Kınayıcılık”, “İstişare Etme-Danışma”, “Barış ve Esenlik-Nifak ve İhtilaf”, “Lütuf ve Kerem Adabı” başlıkları örnek gösterilebilir.

İnsanı inşa etmek zordur

Bizzat Muallim Naci’nin kaleminden çıktığını tahmin ettiğimiz “Ayıplayıcılık-Kınayıcılık” başlıklı metin, insanlar arası ilişkilerin hassasiyetini belirtir ve üstelik bu konuyu çok keskin ifadelerle anlatır. “Bir insanın aleyhinde hakikate aykırı söz söylemek, silahsız bir kimsenin üzerine silahlı olarak hücum eylemek kabilindendir ki artık bundan büyük haksızlık olamaz. Bundan dolayı her kim bir insanı kötüleyerek onun şan ve şöhretini veya namus ve itibarını kırar ise aynı katil sayılır.” (s.192) cümleleri, sosyal dokunun zarar görmesinden korkan mümince bir anlayışı net olarak yansıtmaktadır. Burada, aynı zamanda toplumun gidişatının iyi olmadığını görüp buna çareler arayan bir münevverin endişeli çabasına da şahit oluruz bir yandan.

İyiliği doğru şekilde yapmalıyız

Üstteki satırlarda kötülük yapmanın nasıl bir tahribata yol açacağı anlatılırken kitabın başka sayfalarında da iyilik yapmanın yol ve yordamı anlatılır. İyilik yapmayı bilmek de önemlidir kitaba göre. Çünkü usulüne uygun yapılmayan bir iyilik, ruhlarda tahribata yol açar. Kitapta bu tahribat “Edilen iyilik esnasında biri kötü muamele veya adap ve haysiyete dokunacak bir hal müşahede ederler ise kederlenir ve üzülürler.” (s.65) cümlesinde şiddetli bir şekilde kendini hissettirir. Buna göre iyilik “Bak, ben iyilik yapanım, sense iyilik yapılansın.” tarzına dönüştüğü an iyilik olmaktan çıkar, toplumsal barışı bozan bir zehre dönüşür.

Mutluluğu nerede aramalı?

Cenab-ı Hak’tan Servet ve Azamet Değil İlim ve Hikmet İste”, “Tevazu ve Riayet-Tekebbür ve İhanet”, “Felaketlere Sabır ve Mukavemet”gibi başlıklarda anlatılanlarsa kişinin Yaratıcıyla ilişkisini düzenleyen metinlerdir, diyebiliriz. Bu konuda kitapta yer alan metinlerin verdiği öğütlerin tümü Hz. Süleyman’ın “Ya Rab! Bana ne zaruret ver, ne servet. Yalnız yaşamak için zaruri olanı ihsan eyle ki, ne servet içinde seni unutacak kadar mağrur ve ne de zaruretten dolayı halkın eşyasını almaya mecbur olayım.” (s.316) duasında ifadesini bulan öğütlerdir. Yankısını günümüzde daha fazla bulmayı umduğumuz bu öğütlerde dünya hayatının geçiciliği, özellikle makam mevki sahiplerinin, kral ve sultanların kıssaları üzerinden anlatılır.

Edep Eğitimi (Mekteb-i Edeb), çocuğunu nasıl yetiştireceğini düşünen anne babalar için bir kılavuz, kendi durumunu anlamak isteyenler içinse ayna görevi gören metinler toplamı olarak mutlaka okunması gereken bir kitap.

Muallim Naci, Edep Eğitimi, Büyüyenay Yayınları

Ahmet Serin

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2018, 17:37
YORUM EKLE

banner19

banner13