Amerikalı Müslümanların serüvenine uzağız

Muhammed Russell Webb ilk mühtedi Amerikalılardan biri. Celal Emanet'in 'Amerika’da Bir Osmanlı' kitabı onun hayatını aktarmakla kalmıyor, Amerika’da Müslümanların tarihi hakkında da geniş bilgiler içeriyor. Mehmet Erken yazdı..

Amerikalı Müslümanların serüvenine uzağız

Amerika’da İslam’ın serüveninin ve Amerikan Müslümanlarının Türkiye’de (Malcolm X dışında) pek fazla teveccüh görmediğini rahatlıkla söylebiliriz. Her ne kadar son yıllarda internetin de yaygınlaşması ile münferit tanışıklıklar artsa da bu koca kıtada bulunan milyonlarca Müslüman’ın serüvenine uzak kaldığımız aşikar bir durum maalesef.

Bu haber, bu durumun çok ciddi bir istisnası ile alakalı olacak; Celal Emanet tarafından kaleme alınmış Amerika’da Bir Osmanlı: Muhammed Alexander Russell Webb isimli kitap, Yitik Hazine Yayınları tarafından 2013 yılının sonunda yayınlanmış.

Celal Emanet’in 2011 yılında tamamladığı “Amerikalı Mühtedi: Muhammed Alexander Webb” başlıklı teze dayanan kitap, hem Osmanlı hem de Amerikan arşivlerine dayanarak hazırlanmış mufassal bir çalışma.

Muhammed A.R. Webb kimdir?

İlk mühtedi Amerikalı diyebileceğimiz Muhammed A. Webb, 1846 yılında Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Gazeteci bir babanın oğlu olan Russell Webb de gazetecilik ve ticaret ile geçimini sağlamış ve pek çok iş değiştirmiş.

Gençlik döneminde Hıristiyanlıktan yavaş yavaş soğuyan Russell Webb, bu dini reddederek materyalist düşünceye kendisini kaptırmış ve 10 sene kadar bu düşünceye bağlı kalmış. Çok okuyan ve düşünen bir isim olan Russell Webb, daha sonra ruhi bir boşluk yaşamasının da etkisiyle o dönem Amerika’da yükselişte olan Doğu dinleri ile ilgilenmeye başlamış. Bir dönem Budist olduğunu dile getiren Russell Webb, 1880’li yılların sonlarına doğru İslam’a ilgi duymuş ve bu alanda kitaplar okumaya başlamış. Hindistanlı Mirza Gulam Ahmed ile mektuplaşmaya başlayan Webb, ilgisini ve isteğini dizginleyemeyerek Doğu'ya gitmeye karar vermiş. Amerikan devletine, kendisini bir Doğu ülkesine konsolos olarak ataması için başvuran Webb, bu vesile ile ABD’nin Filipinler elçisi olarak atanmış. Bu seyahatinden önce Müslüman olduğunu söyleyen Webb, Filipinler'de de İslam üzerine eserler okumaya ve özellikle Hindistan Müslümanları ile mektuplaşmaya devam etmiş.

1892 yılında, hem iaşesini karşılayamadığından hem de daha sahih bilgiler öğrenmek amacıyla konsolosluk görevinden istifa eden Webb, Hindistan’a bir seyahate çıkmış. Burada pek çok kişi ile tanışmış, muhtelif konuşmalara katılmış ve ABD'de başlatmayı düşündüğü propoganda hareketi için destek toplamaya çalışmış. 1893 yılında ABD’ye döndüğünde ise hemen çalışmalarına başlayan Webb, kendi mesleği olan gazetecilik üzerinden bu amacını gerçekleştirmeye çalışmış. Kısa süreli de olsa, birkaç gazete çıkartan Webb, İslam üzerine kitaplar yazmış, konuşmalar yapmış. Dönemin dini merakları ve eğilimleri ile de örtüşmesinin de etkisi ile çalışmaları duyulan Webb, Osmanlı devletinin elçileri ile de ilişki kurmuş, hatta 1901 yılında İstanbul’a gelerek II. Abdülhamid Han ile buluşma fırsatı edinmiş.

Yayınları maddi zorluklar ve muhtelif tartışmalar nedeniyle uzun sürmeyen Webb, gazetelerini kapattıktan sonra yine farklı alanlarda çalışmalarını sürdürmeye gayret etmiş ve 1916 yılında vefat etmiş.

Osmanlı ile de alakası olmuş Amerikalı bir mühtedi

Saf Amerikalı bir ailenin evladı olarak Müslüman olan Webb’in, kendi dönemi içinde kullandığı araçlar ve yöntemler açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye’de bir Amerikalı müslüman üzerine yazılmış nadir monografilerden biri olan eserin, Amerika’da Müslümanların tarihi ve Osmanlı-Amerika münasebetleri gibi konularda da gayet yoğun olduğunu özellikle belirtmeliyiz. İlk gördüğümde böyle bir eserin tercüme değil telif olmasını yadırgasam da eserin içinde Osmanlı arşivlerine yapılmış bolca referansı görünce, garip durumda olanın kendim olduğunu üzülerek fark ettim diyebilirim.

Kitabın, sadece nevi şahsına münhasır bir Müslüman’ın hayatını değil, yaşadığı çevreyi ve şartları da göz önüne alarak geniş bir çerçevede yazılmış olması, okuyanlara pek çok farklı konuda ufuk açacaktır zannediyorum.

Son not ise, kitabın ismi ile ilgili olacak mecburen; kitabı okuyunca gördüğümüz portre Amerika’da bir Osmanlı portresi değil, Osmanlı ile de alakası olmuş Amerikalı bir mühtedi portresi. Yayınevinin bu başlığı, bir nebze ilgi çekmek amacıyla attığını tahmin etsem de, yanıltıcı olduğunu belirtmemek de haksızlık olur sanıyorum.

Mehmet Erken imrenerek aktardı

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2018, 16:30
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13