banner17

Amerika'da ateizmden İslam'a bir kutlu yolculuk

Ateist matematik profesörü Jeffrey lang, Müslüman olmayı seçtikten sonra yazmış olduğu Even Angels Ask: A Journey to Islam in America isimli kitabında, Müslüman oluş hikâyesiyle birlikte mü’minlerin miracı olan namaza da oldukça ayrıntılı bir biçimde yer veriyor. Feyza Dalaylı yazdı.

Amerika'da ateizmden İslam'a bir kutlu yolculuk

Her geçen gün, dünyanın çeşitli yerlerinden çok fazla kişi hak dinin İslam olduğuna inanarak Müslüman olmaya karar veriyor. Jeffrey Lang da bu kişilerden yalnızca bir tanesi. Fakat Jeffrey Lang’ı diğerlerinden ayıran hem Amerika’da ünlü bir ateist matematik profesörü olması, hem de Müslüman olduktan sonra bir kitap yazarak bunu dünyaya duyurmasıdır.

1954 yılında Katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Jeffrey Lang; “Eğer Tanrı vardıysa neden yeryüzünde insanlar acı çekiyordu, açlıkla mücadele ediyorlardı; eğer bizi seviyorduysa neden hepimizi cennetine almıyordu” sorularını kendisine sorarak üniversite okumaya başladığı sıralarda kendi isteğiyle ateizmi seçmiş. San Francisco Üniversitesi'nde hocalık yaptığı sırada, sevdiği ve başarılı bulduğu Müslüman bir öğrencisinin kendisine Kur’an-ı Kerim hediye etmesiyle Lang’ın da İslamiyet ile tanışması gerçekleşmiş oluyor. Kur’an-ı Kerim’i büyük bir ön yargıyla ve savaş açarak okumaya başlayan Jeffrey Lang, bitirmeye yakın yumuşamaya başladığını ve kendi açmış olduğu savaşın mağlubu olduğunu söylüyor. Aklından geçen soruların hepsinin cevabını Kur’an-ı Kerim’de bulduğunu söyleyen Lang, kelime-i şehadet getirerek Müslüman olmaya karar veriyor.

Hâlihazırda Müslüman olan kişilerin bile bilmesi ve ders çıkarması gereken bir kesit

Jeffrey Lang, Even Angels Ask: A Journey to İslam in America isimli kitabında özellikle “Namaz müminin miracıdır.” hadis-i şerifini, kitabı okuyan herkese yaşatmaktadır. Namaz kılan herkes acaba yeteri kadar yapmış olduğu ibadetin ağırlığının farkında mı? Aslında kitabın bir bölümünde de Lang bunu sorguluyor. Bütün bu sorgulamaları yaparken de kendi yaşamış olduğu ilk namaz deneyimini okuyucularıyla paylaşıyor. Biz de sizlerle kitabın en can alıcı bölümü olan ilk namaz ve ilk secdede Jeffrey Lang’ın neler yaşadığını kendi dilinden paylaşmak isteriz.

Lang ilk namaz deneyimini anlatırken, adeta kendi yaşadığı heyecanı bizlerle de paylaşıyor: “İlk namaz denemesi için kendime güven gelince yatsı namazını kılmaya karar verdim. Vakit gece yarısıydı, derin bir nefes aldım ve elimi kaldırarak alçak bir sesle 'Allah u Ekber' dedim. Kimsenin beni işitmemesini ve görmemesini umuyordum. Rükûda biraz tedirginlik hissettim, çünkü hayatımda hiç kimseye eğilmemiştim. Odada yalnız olduğumu hatırlayınca sevindim. 'Subhane Rabbiyel Azim' dediğimde kalbimin hızla çarptığını hissettim. Tekrar tekbir getirerek doğruldum ve artık secdeye varma zamanı gelmişti. Secdeye varmak üzere ellerimi ve dizlerimi yere koyunca dona kaldım. Secdeye gidemiyordum! Efendisinin önünde başını yere koyan köle gibi yüzümü, burnumu yere koyup kendimi zillet sandığım bir duruma düşüremiyordum.”

Görüldüğü üzere, büyük bir dürüstlükle aslında namaz kılarken secdenin belki de namazın en can alıcı noktası olduğunu gösteriyor. Aslında burada belki de Jeffrey Lang’ın paylaşmış olduğu duygular, namaz esnasında tam manasıyla Allah’ın huzurunda olduğunu hissetmekle ilgili gibi görünüyor. Jeffrey Lang’ın kitabını okuduğunuz zaman, elbette namazın imanın kalbi olduğunu bir kez daha idrak ediyorsunuz fakat kitap yalnızca namaz konusuyla sınırlı kalmıyor. Bizlerin Allah’ın buyruklarını yerine getirmeden önce Allah’ı ve onun en sevgilisi olan son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizi en doğru şekilde idrak etmemiz gerektiğinden ayrıntılı olarak bahsediyor. Bütün bu gerçekleri apaçık gözler önüne sermeden önce, psikolojide yer alan inanma ihtiyacıyla da İslamiyet’i gerçek manasıyla yaşayanların huzurunu örtüştürmeyi ihmal etmiyor Lang. Even Angel Ask: A Journey to Islam in America kitabında Kur’an–ı Kerim'den vermiş olduğu örneklerle de, inanç sistematiğini en geçerli kaynak ile desteklemiş oluyor. Jeffrey Lang kitabında yalnızca kendi yaşanmışlığı ya da tercihleri üzerinde değil, bütün insanlık üzerinden ilerleyebileceği ve yorum yapabileceği bir dil kullanmayı tercih ediyor.

Kelimelerle ifade edilemez bir lezzet

Selam vereceği an'a kadar ilk namazında yaşadıklarını anlatan Jeffrey Lang, selam verdikten sonraki duygularını da şu şekilde ifade ediyor: “Selamdan sonra bulunduğum yerde olduğum gibi kaldım, geriye dönüp nefsimle giriştiğim savaşı aklımdan geçirdim, bir savaştan çıktığımı hissettim. Sonra başımı önüme eğerek mahcup bir şekilde: 'Allah'ım tekebbürümden (kibrimden) dolayı beni bağışla, uzak bir yerden geldim ve daha önümde kat edilecek uzun bir yol var' diye dua ettim. Sonra sebebini bilmeden ağlamaya başladım. Uzun bir süre başım eğik bir şekilde öylece diz üstü kaldım.”

Jeffrey Lang’ın namaz ile ilgili olan bu cümleleri aslında İslamiyet’in geneli için kullanmış olduğu cümlelerden farklı değil. İşte bu yüzden kitabında aslında insanların hiçbirinin İslamiyet’ten ve Allah’tan uzak olmadığını, yalnızca tetikleyici bir güç gerektiğini belirtiyor. Çünkü Lang’a göre Allah’ın son dini olan İslamiyet ve Kur’an-ı Kerim bütün insanlığa nüfuz etmek için aslında oldukça yeterli. Bu yüzden Kur’an- Kerim’i okuyup etkilenmemek mümkün olmuyor. Nasıl ki peygamberliğin Hz. Muhammed (SAV) efendimize ilk geldiği yıllar olan Cahiliye döneminde, sahabenin pek çoğu Kur’an–ı Kerim’in sözlerinden etkilenerek Müslüman olmaya karar vermiştir. İşte Jeffrey Lang da buna dikkat çekerek kitabında Kur’an-ı Kerim’in yani Allah’ın sözlerinin gücünden bahsediyor.

Even Angels Ask: A Journey to Islam in America kitabında Jeffrey Lang yalnızca kendinin İslamiyet’i seçimini anlatmıyor, aynı zamanda, Müslüman olmak isteyen ya da Müslümanlığı merak eden kişilere de yol göstermeyi amaçlıyor. Kur’an–ı Kerim’den ve Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizin de buyruklarından ve hadislerinden kesitler sunan Lang’ın kitabı dört bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümü olan giriş bölümünde Jeffrey Lang kendisinden bahsederken, ikinci bölümün adına “Çıkılan Yolculuk” diyerek inanç arayışından ve bu süreçte geçen merhalelerden bahsetmektedir. Kitabın üçüncü bölümünün adı ise “Karar”dır. Bu aşamada inanç arayışında olan kişi artık emin olur ve kararını verir. Son bölümün ismi “İnancın Besisi” olarak belirlenmiştir. Bu bölümde harika değerlendirmeler yapılmış ve inanç sistematiğinin olmazsa olmazlarından bahsedilmiştir.

 

Feyza Dalaylı yazdı

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2016, 14:40
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ali can
ali can - 3 yıl Önce

Bugun Bangladesli bir arkadas yazarin diger kitabindan bahsederken daha once Dunyabizim de okudugum bu yaziyi hatirladim ve biliyorum bahsettigin kisiyi dedim. Burada bahsedilen ve diger kitabi arasinda kaldim ama struggling to surrender kitabini satin aldim.

ilimyolcusu
ilimyolcusu - 1 yıl Önce

Bu kutap türkçeye çevrildi mi acaba?

banner19

banner13

banner20