Allah sevdiği kulu nasıl korur?

Bu soruyu duyar duymaz benim gibi, 'Çok güzel korur!' demişinizdir muhakkak. Hepimizin hayatında, 'İşte burada bittim!' dediği anda, bir görünmez elin elimize yapışıp, bizi bilinmezliklerden bir aydınlığa çıkardığına şahit olmuşuzdur. Adem Özbay yazdı.

Allah sevdiği kulu nasıl korur?

Bu soruyu duyar duymaz benim gibi, “Çok güzel korur!’ demişinizdir muhakkak. Hepimizin hayatında, “İşte burada bittim!” dediği anda, bir görünmez elin elimize yapışıp, bizi bilinmezliklerden bir aydınlığa çıkardığına şahit olmuşuzdur.

Benim dedemin çok güzel bir sözü vardı. “Allah’ı (c.c.) olanın derdi olmaz.” Ben yıllar sonra bu sözünü hem tevekkül, hem şükür hem de Allah’ın yardımlarını hissetmek olarak kullandığını anladım. Hayat hikâyesinden neredeyse beş ciltlik bir roman yazılabilecek dedem, yaşadığı o kadar meşakkatli günleri hep Yaradan’ın rahmeti ile atlatmıştı.

İlahi yardımların sırrı

Kişisel hayatımda da o kadar çok bu yardımları hissettim ki. Küçük bir çocukken, fındık toplamak için gittiğimiz bir sahil köyünde, Karadeniz’in azgın sularına kapılıp gitmişken bir el beni tutmuş ve sahile fırlatmıştı. Ben bunu yapanın iyi yüzme bilen birisi olduğunu sanmıştım lakin etrafımda kimse yoktu. Sonraları hayatımda yaşadığım birçok ilahi yardımı görünce, bizi çok seven bir Rabbimiz olduğunu da anlamıştım.

İşte bunu benden çok önceleri anlayan Kadir Akel,“Allah Sevdiği Kulu Nasıl Korur?” kitabında, yaşamımızda karşılaştığımız bu ilahi yardımların dini, psikolojik, sosyolojik ve rahmani boyutunu açıklıyor. Bunu yaparken de en çok kendi yaşadığı olaylara başvuruyor. Hepimiz gibi yazar da, hayatında birçok kereler ilahi yardım almış, Yüce Allah tarafından korunup kollandığına şahit olmuş. Zaten kitabını çıkış noktası da bunlar.

Kadir Akel kitabında, bildiklerimizden çok bilmediğimiz ilahi yardımlar aldığımızı söylüyor. Bu durumu şöyle örneklendiriyor: “Yolda gidiyorsunuzdur. Sıradan bir gün diye düşünürsünüz. Bir marketin yanından geçerken eski bir dostunuzla karşılaşırsınız. Buluşmanın hatırına yolunu değiştirip, başka bir sokaktaki kafede çay içmeye gidersin. Akşam eve geldiğinde haberlerde, arkadaşınla buluşup yolunu değiştirdiğin sokakta silahlı bir çatışma olduğu haberini izlersin. Yüce Yaratıcı’nın seni koruduğu aklına gelmez. Kendi kendine, ‘Vay be!’ dersin. Oysa senin yaşantıda inanılmaz bir mucize gerçekleşmiştir. Yüce Yaratıcı, senin eski dostunu, seni o sokaktan alması için göndermiştir. Bu durumdan senin hiç haberin olmaz. İşin garip tarafı, eski dostun da gönderildiğinin farkında değildir.”

İnanmak emek ister

Yazara göre kitabın amacı bir farkındalık oluşturmak. İnsan hayata sıradan bir gözle bakmamalı ve Yüce Yaratıcı’nın varlığını daha yakından hissetmeli. Allah’a inanmak; emek ister. Nefis terbiyesi ister. Kuran’a itaat etmeyi ister.

İşte bu kitapta bilişsel düzeydeki bir imanı nasıl pratik hale getirebiliriz, güncel yaşamın bir parçası olarak zorlanmadan zevkle nasıl yaparız onu anlatmaya çalışıyor yazar. Bu anlatımı olabildiğince güncel tutuyor, duygularımızı işin içine daha fazla sokmaya gayret gösteriyor. Yazara göre inanç, beyinden kalbe aktıkça, kul Allah’a yaklaşır. Kalpteki iman daha da büyür.

Kur’an ve hadis kaynaklarını inceden inceye araştırıp, Allah’ın kulunu koruması üzerine söylenmiş ne kadar mühim söz varsa kullanıyor yazar kitapta. Günümüzde yanlış anlaşılmış bir Yaratıcı-kul ilişkisinin, sevgi endeksli bir hal halini almasını söylüyor. Korkutan değil bir seven bir Allah’ımız olduğunu, dolayısıyla bizim de devamlı korkan değil seven bir kul olmamız gerektiğini önceliyor.

Geniş bir açı

Korku üzerine bir kurulan bir ilişkinin her zaman endişe ve tedirginlik üzere yaşandığı ama sevgi üzerine inşa edilen bir ilişkinin de güven ve huzur içinde yaşandığını da psikolojik izahlarını okura yapıyor. Kitap boyunca psikolojik tahliller, toplumsal örnekler ve bireysel tecrübeler eşliğinde ilerliyor konular. Böyle olunca, salt dini referanslarla seslenmiyor yazar okuruna. Bu da olayın çok daha geniş bir açıdan anlaşılmasına imkân tanıyor.

Yazarın böylesine ehemmiyetli bir meseleyi, bu kadar kolay ve anlaşılır bir şekilde izah etmesi, takdire şayan bir çalışma haline getiriyor kitabı. Bize de okumak ve bizi seven, koruyan bir Yaratıcımız olduğunun farkına vararak huzur içinde yaşamak kalıyor.

Adem Özbay yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2018, 12:38
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13