Allah'ın rızası için daha neler yapabilirim?

'Ağaç ve Yolculuk' kitabı geçen aylarda okuyucuların beğenisine sunuldu. Kitap Necmettin Şahinler imzalı. Kısa bölümlerden oluşan bu güzel kitapta, ağaç ile insanların ilişkileri anlatılmış. Şakir Gönülce yazdı.

Allah'ın rızası için daha neler yapabilirim?

Ağaç ve Yolculuk” adlı kitap geçenler aylarda İnsan Yayınları tarafından okuyucuların beğenisine sunuldu. Kitap Necmettin Şahinler imzalı. Kısa bölümlerden oluşan bu güzel kitapta, ağaç ile insanların ilişkileri anlatılmış. Hz. Adem ve Havva'nın yasak ağaca dokunmaları, Hz. Musa'nın dayandığı asası, Hz. Peygamber’e mimberlik yapan kütüğün ağlaması, ağacın altında yapılan bi'at ve daha neler neler… Her bölümde Kur'an'dan ve sünnetten örnekler sunan “Ağaç ve Yolculuk”, insanoğlunun nasıl davranması ve nasıl yaşaması gerektiği üzerinde duruyor. Bu farklı ve güzel kitap okumaya değer.

Yasak Ağaca dokunmak

Yasak ağaç deyince hepiniz anladınız tabi; Yüce Allah, Hz. Adem ve Havva'ya, “Sakın o ağaca yaklaşmayın!” demişti. İblis ise, bu ağacın meyvesinden yiyerek ölümsüz olabileceklerini fısıldıyordu kulaklarına. Hz. Adem ve Havva günahsız, yalan nedir bilmiyorlardı. İnandılar ve yediler o ağacın meyvesinden.

Bu olayda en dikkat çekici bölüm ya da başka bir ifadeyle bizlerin ders alması gereken bölüm, Hz. Adem ve Havva'nın meyveyi yedikten sonra çıplak olduklarını fark etmeleridir. Yazar Necmettin Şahinler, bu olayda yasak meyvenin yenilmesiyle birlikte insanoğlunun masumiyet perdesinin kalktığını, farklı bir dil ile anlatmaya çalışmış. Bu olayda İblis amacına ulaşmış ve insanın Allah'a karşı gelmesini sağlamıştır. Dünya kurulduğundan bu yana da insanoğlunu Allah'a karşı gelmeye çağırmakta ve üzerimizdeki o saflık temizlik örtüsünü her defasında çıkarmaya çalışmaktadır. Çünkü insanoğlu çıplak olduğu sürece sapmaya ve şeytanın izinden gitmeye devam edecektir. İnsanoğlu çıplak kaldıkça Yaratıcısı’ndan ve yaratılış gayesinden uzaklaşacak, İblis'in safında yer alabilecektir.

Ayrıca yazar yeryüzünde Allah'ın söylediği her yasağı bir ağaca benzetmiş. Şeytan da insanoğlunu sürekli bu ağaçlara dokundurarak, onları çıplaklaştırmaya, yani Allah'a karşı sorumluluk bilincinin bezedeği örtülerinden (takvadan) sıyırmaya çalışmaktadır. Yüce kitabımız ise bizleri bu konuda A'raf Suresi 27. ayet ile bakın ne güzel uyarıyor. “Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

O gün Hz. Adem ve Havva'nın kulağına fısıldayan şeytan, bugün bizim kulağımıza fısıldamaya devam ediyor. İşte biz Müslümanlar olarak bu noktada kendimizi ve yeni yetişen neslimizi şeytanın bu tehlikelerinden korumak adına her türlü tedbiri almak zorundayız. Bir baba, bir öğretmen, bir komşu, bir dost, bir arkadaş olarak gençlerimizi bilinçlendirmeye gayret etmeli, onları şeytanın tuzaklarından uzak tutmaya çalışmalıyız.

Ağaç gibi olmak

Kitabın diğer ilgi çekici bölümü ise, “Ağaç Gibi Olmak”. Ağaç gibi olmak, kendi sınırlarımızı bilmek ve bu alan içinde elimizden geldiğince Allah'ın emirlerini yerine getirmeye çalışmak, sınırlarımız dışında kalanlara ise, bir ağacın teslimiyeti gibi teslim olabilmektir. Ağaç gibi olmak, hayatın içinde yaşamak, geçmiş ve gelecek kaygısı taşımadan sonuca değil sürece odaklanabilmektir. Bu süre zarfında, “Allah'ın rızası için daha neler yapabilirim?” düşüncesi taşıyabilmektir.

Rabbim bizleri şeytanın tuzaklarından uzak duran, nesillerimizi bu tuzaklardan uzak tutmaya çalışan kullarından eylesin inşallah...

Şakir Gönülce yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2018, 16:58
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26