Allah'ın meczublarını anlatmıştı

Aşk, muhbbetin sonu ve gayesidir. Lakin o kazanılmaz. Sevgili'nin bağışıyla gerçekleşir. Seçilen kullara saçılmış bir hediyedir o.

Allah'ın meczublarını anlatmıştı

‘İlmi cennetin anahtarı kılan Allah’a hamd olsun’. Efendim seyr ü süluk’a tevbeyle başlamalıyız. Tevbe her halin ve makamın zemini-arsası mahiyetindedir. Evvela günahlarımız için tevbe etmeliyiz, günahlarımızı terk etmeliyiz, günah işlememeye azmetmeliyiz. Zulmettiklerimizden helallik dilemeliyiz, kaçırdığımız farzları kaza etmeliyiz. Günahlarla semiren nefislerimizi ibadet ve taatle zayıflatıp eritmeliyiz. Kafirin tevbesi ise İslam’a ve İman’a rücu etmesidir. 

Seçkinlerin tevbesi nasıl olur?

Dünya işlerinin kalbimizde uyandırdığı fikirler, hatıralar ve vesveselerden kurtulmak ne güzel bir tevbedir. Tevbenin en zoru kendilerine nasip edilmiş olan ve kalbi Allah’ın zikrinden gayrı şeylerle meşgul olmayan seçkinleri arayıp bulmak ne büyük bir nimettir. Ki bu güzeller,  amelde ruhsatı değil zorluk ve meşakkat demek olan azimeti tercih ederler. Çünkü onlar Allah’ın sevdiği kullardır ve Allah ‘onların kalbine sırlarından bir sır olan ihlası emanet bırakmıştır.’ 

İbn Arabi, Hakikat Yolcusuna KılavuzAllah'ın sev dediği kul...

‘Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever’ ayetinin işaret ettiği kişilerden olmaktan daha büyük bahtiyarlık olur mu? Hadiste buyrulduğu üzere Allah bir kişiyi sevdiğinde Cebrail’e de onu sevmesini buyurur. Cebrail de ehl-i sema’ya seslenerek 'filanı sevin' der ve onlar da onu severler. Sonra yeryüzünde de o kula karşı muhabbet hasıl olur. Kitabın muhabbet bahsinde Rabia’nın uyarıcı şiiri çınlar: Eğer sen muhabbetinde sadık olaydın Allah’a itaat eylemiş olurdun, çünkü seven muhakkak sevgilisine itaatli olur.’

Aşk saçılmış bir hediyedir

Efendim bundan sonra şevk ü iştiyak ile aşka uruc etmeliyiz. Aşk, muhabbetin sonu ve gayesidir. Lakin o kazanılmaz. Sevgili’nin bağışıyla gerçekleşir. Seçtiği kuluna saçılmış bir hediyedir o. Aşkın şiddetlenmesi kalpte hayreti uyandırır. İbn Arabi, Hakikat Yolcularına Rehber

En büyük düşman: Nefs

Lakin yüce makamlara ulaşmanın yolu riyazetten geçer. Bu da nefsin arındırılması, kalbin safileştirilmesi ve ruhun aydınlatılmasıyla mümkündür. ‘En büyük düşmanın, içindeki nefsindir’ ve düşmanın sana kötülük yaptırmak için her türlü hileye, desiseye, komploya başvurur. Eğer nefsin iki niteliği olan şehvet ve gazabı terbiye edip itidali sağlayabilirsek büyük savaşımın galibi oluruz. Artık kalbin tasfiyesine açılan yola girebiliriz. Eğer kulağımız gaybın kelamını işitiyorsa, gözümüz gaybı müşahede ediyorsa, burnumuz gaybdan gelen kokuları koklayabiliyorsa, muhabbetin ve imanın tadını alabiliyorsak ve akledilenleri idrak edebiliyorsak kalbimizin selameti hasıl olmuştur, gerçekleşmiştir.

Zikir ile sarsılanlar

Efendim ruhun yolculuğu tecliye ile devam etmeli. Yolun tehlikelerinden korunmak ve sarsılmaz hale gelebilmek için halvet gereklidir. Tefrid ehlinden olmak için daima zikir olmalıdır. Onlar ki Allah’ı andıklarında sarsılırlar ve ağırlıklarından, yüklerinden kurtulup Allah’ın huzuruna öyle çıkarlar. Vakıalar, müşahedeler, mükaşefeler, tecelliler ve nihayet vuslat.

Allah, bizi vuslatına erdirdiği mutlak meczublardan eylesin.

Hakikat yolcularına rehber

Hakikat yolunda yürümek isteyenlere öğüt ve nasihatlerin yer aldığı Tuhfetü's-Sefere'den çıkarıldı bu inciler. Dünya kütüphanelerinde 70 kadar nüshası bulunan ve Şeyhü’l-Ekber İbn Arabi’ye atfedilen Tuhfetü’s-Sefere ila Hazreti’l-Berere isimli eser İz Yayınları tarafından yayımlandı. Daha evvel Marifet Kitabı’nı ve Şeceretü’l-Kevn’i yayına hazırlayan M. Nedim Tan, bu kez Hüseyin Şemsi Ergüneş’in tercümesini merkeze alarak Hakikat Yolcularına Rehber adıyla bu önemli tasavvufi eserin tahkikli neşrini yapmış.M. Nedim Tan

M. Nedim Tan'ın müthiş birikimi

Osmanlı Türkçesi’yle neşredilen eserin dili, üslubu, muhteviyatı çok kıymetlidir. Bir de Nedim Tan’ın Önsöz’de ve Giriş’te yaptığı açıklamalar, değerlendirmeler, kitabı nefis bir şekilde özetlemesi kitabın değerini daha da arttırıyor. Ayrıca kitabın farklı tercümelerinden örnekler vermesi, Mirsadü’l-İbad ve Avarifü’l-Maarif etkilerine, benzeşmelerine, paralelliklerine işaret etmesi de bütüncül okumaya yardımcı oluyor. Eseri yayına hazırlayan Tan’ın düştüğü dipnotlar, yaptığı tahricler ve kurduğu bağlantılar müthiş bir birikimle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. İnşallah kütüphanelerimizde bekleyen başka kıymetli eserleri gün yüzüne çıkarmaya devam eder.   

Belirtmeden geçmeyelim; bu eserin farklı bir çevirisi, Muhammed Bedirhan tarafından hazırlanan ve Hayykitap'tan çıkan Hakikat Yolcusuna Kılavuz adlı kitabın üçüncü risalesinde yer almaktadır. 

Mustafa Nezihi Hayy Hakk diyerek yazdı.

Yayın Tarihi: 10 Mayıs 2011 Salı 15:07 Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2021, 14:59
banner25
YORUM EKLE

banner26