Alışkanlıklar idrakler üzerine çekilen perdedir

Ekrem Demirli kim bilir İbnü’l Arabî Metafiziği ismini verdiği bu çalışmasını ne kadar zamanda tamamladı? İnanın sayfalar buram buram emek kokuyor.

Alışkanlıklar idrakler üzerine çekilen perdedir

“Benim dinim ve imanım sevgidir” diyen, çoğumuz için anlaşılması zor İslam düşünürü! Hakkında kaç kitap yazıldı bugüne kadar? Ekrem Demirli kim bilir İbnü’l Arabî Metafiziği ismini verdiği bu çalışmasını ne kadar zamanda tamamladı? İnanın sayfalar buram buram emek kokuyor. Kitabı her elime aldığımda yazarı bir fincan kahve eşliğinde uykusuz gecelerde çalışırken hayal ettim. Tam bir akademik çalışma, tam bir kaynak eser.

Benim için bir kitabı okurken anlama arzusu itici güçtür. Gerçi okuduğumuzu anlamak her zaman nasip olmayabilir. Bunu neden yazdım? İbnü’l Arabi’nin eserlerini veya hakkında yazılmış olanları okumak, anlama oranımın düşüklüğüne rağmen bende bir tutku haline gelmiştir. İlla bir labirentte kaybolacaksa insan, bu zevk aldığı bir labirent olmalı diye düşünürüm. Kendi adıma çıkışı bulmak o kadar mühim değil. Çünkü bu mücadele -ki İbnü’l Arabî Metafiziği’ni okumak benim için tam bir mücadeleydi- neticesinde üzerinize sinen, sadece sayfalardan birkaç harf dahi olsa büyük kazançtasınız demektir.

Alışkanlıklarımızı idraklerimiz üzerine çekilmiş perdeler olarak anlatmış

Kitap İbnü’l Arabî hakkında farklı konularda yazılmış makalelerden oluşuyor. Öne çıkan konular İbnü’l Arabî’nin varlık görüşü, bilgi görüşü ve insan meselesi başlıklarında toplanmış. Kitapta, evvelce okuduklarım arasında ilk defa gördüğüm İngilizce hazırlanmış bir de ek yer alıyor.

Ekrem Demirli, çalışmasına her ne kadar İbnü’l Arabî Metafiziği ismini koymuş olsa da, eserde çok sayıda İslam düşünürünün görüşlerine detaylı bir şekilde yer vermiş. Bunların bazılarını; Konevî, İbn Sînâ, Fârâbî, Gazâlî ve Cüneyd-i Bağdâdî olarak sayabiliriz.

Kitapta dikkat çekici noktalar hayli çok. Şayet siz de benim gibi satır altlarını çizerek okuyorsanız kaleminizi sık sık açmanız gerekecek. Zira yazar, İbnü’l Arabî’nin insan üzerinde sarsıcı etkileri olacak fikirlerine, birbiri ardı sıra yer vermiş. Delillendirmiş, kaynak göstermiş, mukayese etmiş. Mesela İbnü’l Arabî’nin bütün düşünce ekolleriyle hatta sıradan her insanla ilişki kurarken başvurduğu “evet-hayır” ifadesinin anlatıldığı bölüm gerçekten çok ilginç. İnsanın hayata bakışını kökünden değiştirebilecek bir yaklaşım.

Eser, İbnü’l Arabî’nin metafizik anlayışının “bana göre”den çıkıp “Peygamber’e göre Allah’a” varmak olduğunu anlatması bakımından da önemli. Üstelik üzerinde durduğu konu Allah’ın varlığını kanıtlamak değil, O’nun hakkında daha çok bilgi sahibi olmak. O’nun hakkında daha çok bilgi sahibi olmak ise insanlık için vatan-ı aslîye karşılık gelen Hz. Peygamber’den geçiyor. Yokluk konusunun anlatıldığı kısım da gerçekten çok ilginç. Mutlak yokluğun olmaması ve hakkında konuşulabilecek yegane yokluğun izafi yokluk olması… Başlarken yazdığım gibi bu mevzular öyle hemen bir kitap okumakla anlaşılacak türden değil. Lakin okumak lazım! İnsan kaybolacaksa İbnü’l Arabî labirentinde kaybolmalı. Belki sözü edilen izafi yokluk okuyanı yutar da mutlu sona kavuşulur.

Ekrem Demirli’nin tespitleri çok etkileyici. Alışkanlıklarımızı idraklerimiz üzerine çekilmiş perdeler olarak anlatması mesela… Ve bu alışkanlık perdelerini kaldırıp atmazsak İbnü’l Arabî’nin terimlerindeki anlam derinliklerinden mahrum kalma riskimiz!

Oruç: Bir şey yapmayarak ibadet etmek

Eserde birbirinden farklı başlıklar altına toplanmış çok sayıda mevzu var. Bu yönüyle İbnü’l Arabî Metafiziği tam bir kaynak. Bu arada “kadın”la alakalı bölümü okurken nefesimi tuttuğumu itiraf etmeliyim. Ta ki, “kadın ve erkek aynı hakikate ulaşacaktır” cümlesini okuyana kadar. Çünkü İbnü’l Arabî’ye göre kadın ve erkek Mutlak Hakikat’e ulaşmada birbirine yardımcı ve vasıtadır.

Ramazan’ın son günlerinde okumak nasip olan kitabın sayfaları arasında, daha önce hiç duymadığım bir oruç tanımı çıktı karşıma. “Bir şey yapmayarak” ibadet etmek! “Oruç tutarken bir şey yapmayız, aksine bir şey yapmayarak oruç tutarız.” Yemeyerek, içmeyerek, kadın erkek ilişkisine girmeyerek… İlginç bir anlatım değil mi? Yapmayarak yapılan ibadet. Karşılığı Allah’ta!

Her kitapta bir cümle can evimden vurur beni. Bu kitapta vurulmaktan canım çıktı. Yine de bir cümle buraya yazdırdı kendisini: “Ömür, ancak hakkı ödenip ‘mamur kılınmış’ zamanın adı olarak verilmiş bir lütuftur insana!”

44 sayfalık İngilizce ek “He who knows himself, knows his Lord” cümlesi ile başlıyor. Kelimelerin kifayetsizliğine rağmen olabilecek en hoş çeviri sanırım. Bu İngilizce kısım sebebi ile konuya alaka duyan yabancı bir dostuma İbnü’l Arabî Metafiziği’ni hediye etmeyi düşündüm. Aklınızda bulunsun. Anlamlı bir hediye! Sufi Kitap’tan çıkmış, 421 sayfa. Kitabı okuyup, sayfalarda ilerledikçe Ravza Kızıltuğ imzalı kapak tasarımının, anlatılanları resmettiğini hayretle göreceksiniz.

Üstatlar haklarında okuma gayretine girdiğimiz kitaplarını okurken yanı başımızdan ayrılmıyor, yardımlarını esirgemiyorlar. Buna inancım tam olmasa İbnü’l Arabî Metafiziği’ni elime almaya cesaret edemezdim. Okumanızı tavsiye ederim.

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2018, 10:38
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13