banner17

Ali Behcet Efendi'nin etkisi büyük eseri

Yusuf Turan Günaydın’ın hazırladığı, manevi bir irşad rehberi niteliğindeki ‘Ubeydiye Risalesi-Dar Geçitleri Aşmak’ Büyüyenay’dan çıktı.

Ali Behcet Efendi'nin etkisi büyük eseri

 

Kültür ve edebiyat sahasında yaptığı bibliyografik kazı çalışmalarıyla tanıdığımız Yusuf Turan Günaydın, yeni bir kazı çalışmasıyla çıktı okurlarının karşısına. İlkin 2006 yılında Tasavvuf dergisinde yayınladığı Risale-i Ubeydiye-i Nakşbendiyye adlı, 19. yüzyıl Osmanlı mutasavvıflarından Ali Behcet Efendi’ye ait hacmi küçük kıymeti büyük risaleyi, bu kez, orijinal metin, çeviri metin ve sadeleştirilmiş metin ve doyurucu bir giriş yazısıyla Büyüyen Ay Yayınları kitapları arasında yayımladı.

Yusuf Turan Günaydın’ın çalışmaları dikkat çekici

Büyüyen Ay Yayınları’nın Temmuz 2012 tarihinde matbaaya soktuğu kitap, tasavvuf literatürümüze yeni bir halka eklemesi açısından ve üç farklı tasavvufî neşvenin müntesibi ve mürşidi olan Ali Behcet Efendi’nin tasavvufî görüşlerini içermesi yönüyle önem taşıyor.

Kitabı hazırlayan Yusuf Turan Günaydın’ı, özellikle Hece dergisinin tuğla kalınlığındaki özel sayıları için hazırladığı bibliyografik çalışmalarıyla tanımış, adını duymuştum. Çalıştığı konuyla ilgili, bir ömrün göremeyeceği nice çalışmaları, kitapları, dergileri, makaleleri, gazeteleri, yazıları gösterme cesaretinde bulunduğu için de epey bir şaşırmıştım. Her çalışması sonucunda hayretime hayret eklemekteyim.

Bu anlamda Günaydın’ın son birkaç yılda dergiler üzerine yaptığı çalışmaları da anmadan geçmeyelim. En son Yedi İklim dergisinde “Kitap Yatağı Bir Dergi: Hareket” adlı yazısı ile Değirmen dergisi “Yüzyılın Dergileri” (1900-2000) özel sayısında çıkan “Hece’nin Tempolu Yürüyüşü” adlı incelemelerini anmalıyım. Yine yakın zamanda dünyabizim’de de, yaptığı bu tarz kazı çalışmalarını yayımlamıştı. Yine, Günaydın’ın, Mehmet Akif üzerine, sabırlı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkarttığı iki eserinin olduğunu da ifade edelim.

Ali Behcet Efendi müridler yetiştirmiş bir mürşid-i kâmilYusuf Turan Günaydın, Ubeydiye Risalesi

Günaydın’ın Ubeydiye Risalesi - Dar Geçitleri Aşmak adıyla yayımlattığı eserin giriş bölümü kitap ve müellifi hakkında derin bilgiler içeriyor. Girişte yer alan bilgiler kadar, dipnotlarda yer alan bilgilerin de ne kadar önemli olabileceğini ilk olarak, Beyza Bilgin Hoca’nın Türkçeye kazandırdığı İbn el-Kalbî’nin Putlar Kitabı’nı okurken anlamıştım. İsmail Kara Hoca’nın dipnotlarının da çok sağlam ve kendini tekrar okutturan cinsten olduğunu belirtmeliyim. Normal şartlarda okunmayan ve es geçilen, kimi kitaplarda kitapların sonlarına kaydırılan dipnotlar, kimi kalemlerin elinde metin kadar önemli olabiliyor. İşlenen ve incelenen konunun bunda çok büyük katkısı olduğu da bir gerçektir. İşte Yusuf Turan Günaydın’ın kitabın başına yazdığı 9 sayfalık girişin dipnotları da girişteki bilgiler kadar doyurucu bir nitelik taşıyor.

Açıkçası bir okur olarak üç kap yemek yemiş addediyorum kendimi. Kitaba yazılan giriş, girişin dipnotları ve okuduğum metin; Ramazan’da, dostlarla yapılmış güzel bir iftar ziyafeti kadar lezzetliydi.

Peki eserin müellifi Ali Behcet Efendi kimdir? Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet, diploma alan Hazret, irşat vazifesi üstlenmiş bir Allah dostudur. Allah sırrını takdis eylesin. Üsküdar Çiçekçi’deki Selimiye Camii yanında bulunan Nakşibendiyye dergâhına şeyh tayin edilmiş ve burada Mektubat-ı İmam Rabbanî, Mesnevî-i Manevî, tefsir ve hadis dersleri okutmuş. İşin felsefesi ve yazdığı eserler (matbu olmayan nice eserinin olduğunu da öğreniyoruz giriş yazısından) bir tarafa, Ali Behcet Efendi müridler yetiştirmiş bir mürşid-i kâmil. Bunun altını özellikle çizmek istedim, çünkü bu durumun gözlerden kaçtığını düşünüyorum. 1822 yılında vefat eden Ali Behcet Efendi’nin kabr-i şerifi, Çiçekçi’deki dergâhın bahçesinde imiş.

Cevami’u’l-kelim bir mürşidin bir göstergesi

Eserde, Ali Behcet Efendi bazı tasavvufî ıstılahları açıklamış, müntesibi olduğu tariklerin silsilesini vermiş, Nakşi yolunun hulasası niteliğinde olan Kelimat-ı Kudsiyye’yi özlü bir şekilde şerh etmiş. Namazdan, açlıktan, ihlâstan, mücahededen ve tevhidden bahsetmiş, son olarak da Sevgililer Sevgilisi’ne (sav) yazdığı iki naat-ı şerife yer vermiş. Bu küçük risale, salik için bir el kitapçığı niteliğinde kabul edilse yeridir. Zira tasavvufa dair merak edilen başlangıç sorularının her birine cevap bulmak mümkün. Kitabın tasavvufun nazarî değil, amelî boyutunu ortaya koyduğunu da belirtelim. Eser, nice uzun mevzuları kısa cümlelerle anlatmış. Bu elbette, mürşidlerin, nebevî ahlâkın yansıması olan cevami’u’l-kelim olmalarının bir göstergesidir. Sonuç itibariyle Peygamberler ve onların mirasçıları olan mürşidler de birer öğretmendir.

İçinde bulunduğumuz mübarek oruç günlerinde doymayan gözlerimiz doysun diye yaptığımız israflara Ali Behcet Efendi’den itiraz yükseliyor. Bu ifadeleri, bir işaret olarak okudum: “‘Açlık, Allah’ın yemeğidir.’ sözü arınmanın başıdır; namazın ve niyazın lezzeti ve tatlılığıdır.”

Büyüyen Ay Yayınları’nın 12. kitabı olarak piyasaya sürülen Ubeydiye Risalesi giriş, çevirimyazı, sadeleştirme ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşuyor. Bu anlamda bu küçük risale, kendinden beklenenden fazlasını veriyor okurlarına. Yusuf Turan Günaydın’dan, kazı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkartılmış nice bol dipnotlu eserler, Büyüyen Ay’dan da böyle hacmi küçük manası büyük nice eserler temennisiyle…

 

İsmail Demirel okudu ve yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2016, 16:02
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20