Ali Akyıldız'dan Harem ve Valide Sultanlar Hakkında Bir Kaynak Kitap

Ali Akyıldız, harem yaşamını ve valide sultanları ayrıntılı olarak ele alan kitabı 'Haremin Padişahı Valide Sultan' ile Osmanlı döneminin daha geniş kitlelerce doğru kaynaklardan tanınması için çalışmaya devam ediyor. Mustafa Uçurum yazdı.

Ali Akyıldız'dan Harem ve Valide Sultanlar Hakkında Bir Kaynak Kitap

Harem, harem hayatı, haremde olup bitenler… Osmanlıda harem üzerine söylenen ne varsa üzerindeki soru işaretleri bir türlü netlik kazanmıyor. Elde edilen belgeler bir nebze harem mefhumunu daha anlaşılır kılsa da harem her dönemde gizemini korumaya devam edecek görünüyor.

Ali Akyıldız, akademik hayatının her anını dopdolu geçirmiş bir hoca. Osmanlı Devleti’nin ticari ilişkileri, teşkilat yapısı, ekonomik faaliyetleri gibi birçok alanına dair çalışmaları var. 1993 yılında çıkardığı ilk kitabı “Tanzimat Dönemi Osmanlı Merkez Teşkilatında Reform” ile başladığı yayın faaliyetlerini ara vermeden sürdüren Akyıldız, Kasım 2017’de Timaş Yayınları arasında çıkan “Haremin Padişahı Valide Sultan” kitabı ile Osmanlı döneminin daha geniş kitlelerce doğru kaynaklardan tanınması için çalışmaya devam ediyor.

Ali Akyıldız, birinci elden kaynaklara ulaşarak eserlerinde bu kaynakları kullanan bir yazar. Bu yüzden yazdıkları merakla beklenen ve kabul gören bir isim.

Haremin Padişahı Valide Sultan kitabı üç bölümden oluşan ve her bölümünde harem yaşamını ve valide sultanları ayrıntılı olarak ele alan bir kitap. Bu kitabı okuduktan sonra okuyucuların nazarında valide sultanlar hakkındaki birçok soru işareti de kaybolacak.

Valide sultanlar ve harem hakkında yanlış bilinenler

Ali Akyıldız valide sultan kavramının mahiyetini anlatarak başlıyor kitaba. Kompozisyonu sağlam bir kitap bu. Adım adım işleniyor konu. “Tahta çıkan padişahın sağ olan annesine valide sultan denir.” diyerek yirmi iki valide sultanı kronolojik olarak sayıyor Akyıldız, valide sultanların hangi padişahın annesi olduğunu da belirtiyor. Validelik süreleri bir tablo halinde sunuluyor okuyucuya.

Elbette bir araştırma kitabı bu. Ayrıntılar, kaynaklar temelini oluşturuyor kitabın ama Akyıldız tasvir gücü kuvvetli bir yazar. Anlatımda o kadar ayrıntılı ifadeler kullanıyor ki harem, saraylar, valide sultanların yaşantısı adeta gözümüzde canlanıyor.

Kitapta birçok kaynaktan alıntı var. Yanlış olarak kitaplarda yer edinmiş bilgileri de vererek doğrusunu kendi kaynaklarıyla destekliyor. Özellikle sarayda bulunmuş Batılı yazarların eserlerinde kullandıkları bilgileri vererek bunların neden yanlış olduklarına da değiniyor Akyıldız.

Charles White’ın bir İstanbul seyahatinde valide sultanı gördüğünü ve kayık içerisindeki rahat durumunun ayrıntılı olarak anlatıldığını söyleyen Ali Akyıldız, bu kaynağa not olarak şu ifadeyi düşüyor: “… valide sultanın bu derece pervasız davranması 19. yüzyılın ortalarında bile olsa teamüllere ve harem kurallarına aykırıdır.” Özellikle Batılı yazarların muhayyilesindeki harem algısı üzerine düzeltmeler var kitapta. Batılılar için büyük bir gizem dünyası olan harem yaşamını anlatırken gerçekten uzaklaşmak ve yazarların hayal dünyalarının baskın olması da kaçınılmaz bir sonuç olarak çıkıyor karşımıza.

İdareyi ele alan valide sultanlar da var

Valide sultan ünvanını ilk defa kullanan III. Murat’ın eşi Nurbanu Valide Sultan’dır. Nurbanu Sultan, valide sultanlık müessesesini kurumlaştıran kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca bazı valide sultanlar kendilerini padişahın iktidarının bir parçası olarak da görmeye başlamıştır. Bu elbette hem halk tarafından hem de devlet adamları nezdinde hoş karşılanmamış; halk ayaklanmalarla, devlet adamları da kaleme aldıkları metinler ile tepkilerini dile getirmiştir. İçerde ve dışarıda oluşan bu başkaldırının boyutları bazen ülke geneline yayılan bir hâl de almaktaydı. Ali Akyıldız, bu tepkilerin boyutlarına da değiniyor.

Venedik elçisi Paolo Contarini’nin “tüm iyilik ve kötülüklerin ana kraliçeden” geldiğini işaret etmesi ve Şeyhülislam Sunullah Efendi’nin 1599 yılında “nisa ve tavâşî umûr-ı mülk saltanatda medhalleri olmayup” şeklindeki cümlesi, valide sultanların iktidara ortak olmasının ortaya çıkardığı sonuç olarak görülmeli.

Karaçelebizade, III. Mehmed döneminde valide sultanın ölümü üzerine bilgi verirken “III. Mehmed döneminin manevi padişahı Safiye Sultan” ifadelerini kullanır. Kösem Sultan içinse Kâtip Çelebipadişah-ı mecazi” nitelemesini yapar.

Görüldüğü üzere birçok valide sultan iktidara ortak olmayı tercih etmiş. Bu durum birçok kesimde rahatsızlık oluşturmuş olsa da Osmanlının son dönemine kadar valide sultanların etkisi devam etmiştir.

Valide sultanların vakıfları ve hayır eserleri

Kitabın son bölümünde valide sultanlar tarafından kurulan vakıflar ve bu vakıflar aracılığı ile yaptırılan eserler anlatılıyor. Osmanlının hüküm sürdüğü birçok yerde valide sultanlar tarafından yaptırılan eserler olduğunu öğreniyoruz. Cami, külliye, su yolları, sebil, çeşme gibi birçok eserde valide sultanların katkısı olduğu görülüyor. III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan’ın en önemli eseri olarak Eyüp’te Bostan iskelesinde bulunan imaret, sebil, çeşme ve türbeden oluşan külliyeyi örnek olarak gösterebiliriz.

Ali Akyıldız’ın çalışması özellikle Osmanlı Dönemi’nin harem ve valide sultan kavramları üzerinde çalışanlar ve bu alanlara merakı olanlar için kaynak niteliği taşıyan bir eser. Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra valide sultanlarla ilgili hiçbir soru işareti kalmayacak akıllarda. Valide sultanların aldıkları maaştan yaptıkları alışverişe, sünnet merasimlerindeki rollerinden dağıttıkları hediyelere kadar bütün ayrıntılar kaynaklar ve belgeler eşliğinde kitapta okuyuculara sunulmuş.

Ali Akyıldız, Haremin Padişahı Valide Sultan, Timaş Yayınları

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2018, 17:13
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner7

banner6