Aile, eğitimin merkezinde olmalı

Cemal Kutay’ın 'Pembe Mendil' adlı kitabı eğitim-öğretim sürecince elden düşmeyecek bir baş yapıt. Mustafa uçurum yazdı.

Aile, eğitimin merkezinde olmalı

Hassas dengeleri gözetmek. Bu ince ayarı hayatın birçok alanında uygulamak gerek. Özellikle eğitim-öğretim gibi insanı inşa eden önemli bir süreçte yapılması gereken ne varsa en hassas noktalara kadar düşünülmesi ve doğru kararlar verilmesi gerekir.

Eğitim dediğimiz süreç, bütün zaman mefhumlarından azadedir. İnsanın bütün ömrü eğitimle iç içe geçiyor desek yeridir. İnsanın ruhen şekillenmesinin en önemli aşaması eğitimle geçen dönemlerinde gerçekleşir. Okul-aile- sosyal çevre gibi etkenler insanın eğitiminde en önemli aktörlerdir. Bunlardan birinin eksik olması, zayıflaması alınacak eğitimin de o derece aksamasına yol açmakta.

Milli Eğitim müfredatında ne olmalı ne olmamalı diye her zaman konuşulur, tartışılır. Çocuklara daha iyi nasıl eğitim verebiliriz üzerinde sık sık durulur. Bu konular ne zaman gündeme gelse ben hep aynı tavrı takınırım. Birçok başyapıt eser okulların başköşesine konmalı ve bu eserin içinde yer alanlar harfiyen uygulanmalı. İşte bu eserlerin en önemlilerinden biri, Cemal Kutay’ın Pembe Mendil adlı kitabıdır.

Pembe Mendil, kaybettiklerimizi hatırlatır bize

Mahalle, sokak, aile ve ailenin içinde yaşayan her birey çok değerlidir. Pembe Mendil’de Cemal Kutay, Osmanlı döneminden örneklerle mahallenin huzurunu, sokağın insana güven veren serinliğini ve özellikle aile hayatını anlatıyor. Aile her şeyin başladığı yerdir. Hayata atılmak için ilk adımların atıldığı yer olan aile ortamımız, eğitimin de ilk basamağını sunar bizlere.

Osmanlı İmparatorluğumuzda mahalle, ahlâk ve irfanı yeterli, fazilet ve meziyetlerine güvenilen seçkin insanların elinde idi.” diyerek Cemal Kutay mahallede yaşayan kişilerin değerlerinden bahsediyor. Bu insanlar arasında yetişen gençlerin de bir terbiye aldığını ve bu terbiyeyle büyüdüklerini örneklerle anlatıyor.

Tanzimat’la birlikte çözülmeye başlayan yaşam tarzından toplumun her kesimi de payını almıştı. Çözüle çözüle bir neslin nasıl yollarda kaldığını anlatan Cemal Kutay, temelini yitirmek olarak anlatıyor bu kayboluşu.

Dürdâne Hanım’ın pembe mendili bir sembol olarak yer alıyor kitapta. Kaybettiğimiz her değer, bizi biraz daha biz olmaktan uzaklaştırmakta. Dürdâne Hanım, içinde yer eden bütün değerleri bir pembe mendile sarıp sarmalamıştır adeta. Bir pembe mendil gibi daima içimizde taşıyacağımız değerlerimiz olmalı. Bu değerlerimizi hatırladıkça, hayatımızda tutmaya çalıştıkça kendimize ait değerlerle yaşamaya devam edebiliriz.

Aile giderse insan gider

Cemal Kutay, özellikle Osmanlı döneminden sonra başlayan süreçte önce mahallenin, ardından da ailenin bizden koparılışını tarihi süreç içinde anlatıyor. Batıya açılış, kendi değerlerini bertaraf ederek yabancı değerlerle yaşamaya başlama hızlı bir kopuşu da beraberinde getirdi. Özellikle Tanzimat dönemi bu kopuş için bir milat sayılabilir. Toplumun her kesimi bu etkiden kendisini koruyamazken mahalle ve aile gibi kapalı gruplar da zamanla bir değişimin içine girdi. “Tanzimatla yıktık bu temeli ve yerine köksüz, ruhsuz, tercüme belediyeyi koyduk; o da, büyük merkezlerin birer resmî dairesi olarak.” diyerek açıklıyor bu değişimi Cemal Kutay. Küçük topluluklardan büyük kalabalıklara karışmak da bir karmaşayı yaşamamıza sebep oldu.

En sağlam dalımız” olarak görüyor aileyi Cemal Kutay. Türk-İslam aile yapısının dünyada örnek ailelerden olduğunu, bu yapının bozulmaya başlaması ile birlikte toplumun da büyük bir yabancılaşmanın içine girdiğini ifade ediyor. Bunun da bilinçli yapıldığını batılı bir bilim adamının sözüne dayandırıyor: “Türk milletinin aile nizamını elinden alırsanız geriye pek bir şey kalmaz.”

Pembe mendilin temsil ettiği değerlerimizi bir bir yitirirken “buna karşı çıkanlar, feryat edenler, ikaz edenler olmadı mı?” diye sorup cevabı da kendi veriyor. “Elbette oldu. Bu yüce milletin eli kalem tutanları arasında yüreklilere her zaman rastlanmıştır, çok şükür.” Cevabı, Mehmet Akif’tir. Bozulan toplum ve aile yapısıyla ilgili Mehmet Akif’in şiirinden ve hayatından örnekler veriyor.

Ailenin okul üzerindeki etkisini ele alıyor Cemal Kutay. Hangisi eğitimde daha etkilidir gibi bir yaklaşımda Kutay’ın tavrı net: “Aile mi, okul mu? İkisi beraber. İkisi elele, gönül gönüle vererek.” Başka yerde kaynak aramaya gerek yok. Aile eğitimin merkezinde olacak. Aile çocuğa ilk terbiyeyi verecek ve okulda da bu terbiyenin üzerine yeni davranış biçimleri eklenecek.

Pembe Mendil, bir toplumun hafızası gibi aramızda duruyor. Önemli olan, onun varlığını ihmal etmeden, önemini göz ardı etmeyerek şehir, mahalle, sokak, ev gibi yaşam alanlarımızı kendi değerlerimizle bezemeyi ihmal etmemek... Cemal Kutay’ın sözleriyle söyleyecek olursak: “Pembe Mendil, biricik varlığımız, cennet hayatımız, ana ocağımızın kaynayan çorbası, tüten bacasıdır.”

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2018, 14:44
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13