Ahmaklık nedir? Ahmak kime denir?

İbnü’l-Cevzî’nin 'Ahmak ve Dalgınlar Kitabı' isimle eser, Arap toplumunda ahmaklığın algılanış biçimini, toplumda ahmaklıkla özdeşleşmiş kişileri ve ahmaklığın ne kadar ağır bir itham olduğunu gözler önüne seriyor. Salih Ağbalık yazdı.

Ahmaklık nedir? Ahmak kime denir?

İnfitâr suresinin 6. ayetinde şöyle denilmektedir: “Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?” Hz. Ömer bu ayete karşılık, “Ey Rabbim! Ahmaklık!” demektedir. Ahmaklık olmasaydı yer yüzünde yaşanan vahşetler, zulümler karşısında insan aciz, sessiz ve mutlu olabilir miydi? İnsan yaşamını sürdürebilmesi için ahmak yaratılmıştır. Zira yeryüzündeki bozgunculuğu bitirmek, toplumsal huzuru ve adaleti tesis etmek için elçiler gönderilmezdi insan ahmak olmasaydı. Sadece elçiler mi? Her insan, Allah’ın mesajının öznesi değil mi? O halde ahmakla ahmak olmayan ayrımını yapmamızdaki kıstası, yaratılış gayesinin bilincinde olanlar ve bu bilinçten bihaber olanlar olarak belirleyebiliriz.

İnsan, yaratılanlar içerisindeki tek akıl sahibi varlıktır. Bu özelliğinden dolayı diğer canlılardan farklı yaşamak zorundadır. Yaşayan her canlı yaşamını idame etmek için sınırlı bir üretim uğraşı içerisindedir ve kendinden başkası için herhangi bir uğraş içerisine girmez. İnsanı bu diğer canlı gruplarından ayırt etmemizin yegane yolu, başkaları için de üretime geçmesidir. Çünkü o, yaşadığı çevreden sorumludur ve somutlayacak olursak, dilencilerle varsılların bir arada yaşamasından toplumsal eşitsizliğin ve toplumsal huzurun henüz sağlanamadığını anlayabiliriz. Bir toplumda bir tek dilenci dahi varsa orada insan olma bilinci tam olarak anlaşılmış değildir. Bu durumda yaratılış gayesi dışında bir durumun tezahür ettiği ve orada Allah’ın mesajına özne durumundaki insanların azlığı anlaşılır.

Sözümüz meclisten dışarı, insan olma farkındalığına erişmemiş olanlar içindir. Burada ahmaklığı konuşmak ve kendi mizacımıza dönük ahmaklık belirtilerinden, en asgari düzeyde de olsa, kurtulmak adına bu kavramı irdelemek istedim. Bu kavramın kelime anlamından tarihe mal olmuş ünlü kişilerin hayatlarına değineceğimiz birçok şey var. Üstelik ahmaklık kavramı için geçmişe, yaklaşık olarak 1500 yıl öncesine gideceğiz ve geçmişin izindeki bu yolculuğumuza ışık tutacak güçlü bir referansla hareket edeceğiz.

Ahmaklık nedir? Ahmak kime denir?

Delilik ve ahmaklık arasındaki fark birçok zaman beni düşündürmüştür. O kadar yoğun düşündüğüm zamanlar oldu ki, bir gece bu kavramlara dair kaynak aramaya karar verdim. İyi ki de araştırmaya yönelmişim ve bulduğum kaynak öyle heyecanlanmama sebep olmuştu ki, kitabın bana ulaşması ve o kitapla sabahlamam bir oldu. Güzel kitaplar vakit kaybedilmeden okunmalı şiarıyla hareket edip belki de bu kitabı duymayanınız vardır diyerek sizlere tanıtmamın faydası olacaktır diye düşündüm.

Şule Yayınları tarafından 2007’de okura sunulan İbnü’l-Cevzî’nin “Ahmak ve Dalgınlar Kitabı” isimle eser, Arap toplumunda ahmaklığın algılanış biçimini, toplumda ahmaklıkla özdeşleşmiş kişileri ve ahmaklığın ne kadar ağır bir itham olduğunu gözler önüne seriyor. Bilgi, giyim kuşam, yaşayış biçimi gibi özelliklerden yola çıkarak ahmaklığı derecelendiriyor İbnü’l-Cevzî. Eser şu başlıklarda ahmaklığın kimyasına kadar iniyor: Ahmaklık ve Anlamı, Ahmaklık Anatomiktir, İnsanlar Ahmaklıkta Farklıdır, Ahmakların Adları, Ahmakların Özellikleri, Ahmaklarla Arkadaşlık Yapmanın Sakıncaları, Dalgın ve Gafil Kadılar, Ahmaklığı ve Dalgınlığıyla Bilinenlerin Kıssaları, Akıllı Olmalarına Rağmen Ahmakça Davrananların Kıssaları, Gafil Emir ve Valiler... Kitabın ilk başlığından yola çıkarak ahmaklık ve delilik üzerine giriş yaptıktan sonra ahmaklık kavramının derinliklerine doğru ilerliyorsunuz ve en nihayetinde her sayfasında kendi mizacınızı sorguluyorsunuz.

Ahmaklık ve gaflet, deliliğin aksine, amaç doğru olduğu halde yanlış yol takip etmek ve yanlış yöntem kullanmaktır. Çünkü delilik, amaç ve yöntemdeki bozukluktan ibarettir. Kısaca ahmak, amacı doğru olmasına rağmen yanlış yol takip eden ve amaca ulaşacağı yolda ilerlerken yanlış hareket edendir. Deli ise asıl hareket noktası yanlış olandır. Deli, seçilmemesi gerekeni seçendir.” Delilik hareketleri mazur görülürken, ahmaklığın Arap toplumunda en ağır bir itham şekli olduğuna değiniyor İbni-Cevzî. Öyle ki ahmaklıkla özdeşleşmiş kişiler toplumun en çok dışlanan kişileri durumdadır. Örneğin Ahmak Acel B. Lüceym, devesinin gözünü oyup deveye “kör” adını koyarak adını ahmaklıkla özdeşleştirmiştir. Adı ahmaklıkla özdeşleşmiş bir başka kişi ise Amir Kızı Reyta el-Ahmak. Çocuklarını başkalarının çocuklarından ayırdedebilmek için çocukların saçlarının bir kısmını kısa keser, bir kısmını bırakırdı.

İbnül-Cevzî pek bilinmese de, ölümünden sonra yaşadığı süreyi yazdıklarına böldüklerinde her yaşadığı gün başına 9 defter düşüyor. Bütün bir ömrünü ilimle çerçeveleyen ve böylesine aklın sınırlarını zorlayan bir üretkenliğe sahip olan İbnül-Cevzî, tefsir ve hadis alanında bir ömür harcıyor. Öyle ki sabahın ilk saatlerinde ilim öğrenmek için evinden çıktığında, gün boyunca azığındaki yemekleri bile yemeyi unuttuğu oluyormuş çoğu zaman. Bundan dolayıdır ki hayatını bilmeye adayan bu güzide insanın “Ahmak ve Dalgınlar Kitabı” okumak en elzem işiniz olsun, çünkü bu eserin her sayfasında hayatınızı baştan sona sorgulayacağınız bilgiler yer alıyor.

Salih Ağbalık yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2019, 17:33
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bir kul
Bir kul - 3 hafta Önce

Ahmak olmasak rabimizi bir an bile aklimizdan cikarmayiz cok güzel bir konu allAl razı olsun

banner19