Ahlakın Asli Kaynakları, Temelleri Nelerdir?

Cafer Sadık Yaran, 'Ahlakın Temeli' kitabında yer alan ''Ahlakın Temelleri ve ‘Hakla Kal’ Önerisi'' başlıklı makalesinde; 'ahlakı nasıl temellendiririz' sorusuna cevap arıyor. İnsanın bireysel ve sosyal olarak ahlaklı olmasını sağlayan asli temeller nelerdir, tali kaynaklar nelerdir hususlarını inceliyor. Metin Uygun yazdı.

Ahlakın Asli Kaynakları, Temelleri Nelerdir?

Ahlak konusu her zaman önemli olmuştur. Özellikle çağın ruhunun küresel kültürden yana hükmettiği ve bunun da en çok İslam'ı ve Müslümanları etkilediği günümüzde Ahlak konusunun önemi ve anlamı daha bir artmaktadır.

İlmi Etüdler Derneği (İLEM) yaptığı çalışmalarla, konferanslarla dikkatleri ahlak konusu üzerine çekiyor, bu konuyu gündemimize taşıyor. Editör Ömer Türker bu çalışmalarla ilgili olarak, “İlmi Etüdler Derneği (İLEM) ve İlim Kültür Eğitim Derneği (İLKE) himayesinde hayata geçirdiğimiz ’İslam Ahlakı Düşüncesi Projesi’ kapsamında bir dizi konferansla ‘‘Ahlakın temeli nedir?’’ sorusuna cevap aradık. Amacımız, ahlakın temeli ve kaynağına ilişkin mevcut farkındalığımızın bir değerlendirmesini yapmak ve kendi adımıza felsefi bir farkındalık oluşturma sürecine girmekti” sözleriyle bu çalışmanın yürütülmesindeki amacı ortaya koyuyor. Bu kapsamda verilen konferanslar İLEM Kitaplığı tarafından Ahlakın Temeli adıyla kitaplaştırılmış; 1. baskısı 2015 yılında, 2. baskısı da 2016 yılında gerçekleştirilmiş. Ahlakın Temeli çalışmasına Tahsin Görgün, İhsan Fazlıoğlu, Cafer Sadık Yaran, Hakan Poyraz, Zeynep Direk, Hümeyra Özturan, Ömer Türker ve Ahmet Ayhan Çitil katkı vermişler.

Ahlakı nasıl temellendiririz?

Cafer Sadık Yaran, Ahlakın Temelleri ve ‘‘Hakla Kal’’ Önerisi başlıklı makalesinde; “ahlakı nasıl temellendiririz” sorusuna cevap arıyor. İnsanın bireysel ve sosyal olarak ahlaklı olmasını sağlayan asli temeller nelerdir, tali kaynaklar nelerdir hususlarını inceliyor.

Makalede ahlak ve temel kavramları merkeze alınarak, ahlakın temellendirilmesi, inşa edilmesi hususu işleniyor. Nasıl bir bina inşa ederken yerine getirilmesi gereken şartlar varsa, ahlakı temellendirirken de benzer şartlar gerekir. Bunlar, inşa edilecek ahlakın büyüklüğü, sağlamlığı, arazinin bizim olması; yani bu ahlakın ne kadar bizim ahlakımız olacağı gibi hususlardır. Yazara göre inşa edeceğimiz ahlak çok büyük olmalıdır. Merkezine İslam’ı ve Müslümanları alarak diğer kültürdeki insanları, bütün dinleri ve kültürleri kuşatmalıdır bu büyüklük. Kültürel zemin sağlam olmalıdır. Zira İslam coğrafyası ve yaşadığımız Anadolu, özellikle Batı Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen ahlaki ve kültürel tehditlere, fikir akımlarına açık bulunmaktadır. Bu durumdan olumsuz etkilenmemek için ahlakın temeli oldukça derin, sağlam ve çoklu bir yapıda olmalıdır. İnşa edeceğimiz ahlakın arazisi kendi tapulu malımız olmalıdır. Yani bu ahlak ne kadar bizim ahlakımız olacaktır? Yazar en önemli ahlak geleneklerimizden biri olan felsefi ahlak geleneğimizin tapusunun, kaynağının, kökünün bizde değil; Antik Çağ filozoflarında, özellikle Eflatun’da ve Aristo’da olduğunu belirterek, bu yüzden inşa edilecek olan ahlakın, bize ait arazi, kaynak ve değerler üzerine bina edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kime ‘iyi ahlaklı’ diyebiliriz?

Yazar, inşa edeceğimiz ahlakın temeline dair özellikleri belirleyip ortaya koyduktan sonra ahlakın asli kaynaklarına yöneliyor. Burada belirlediği temel kıstas; iyiliğinden asla şüphe edilmeyecek olan, kendisine kötülük bulaşmamış bulunan salt iyi veya saf iyi bir kaynağın olup olmadığını tespit etmektir. Buna göre saf iyinin veya salt iyinin kendisinde tam ve eksiksiz olarak bulunacağı asli kaynaklardan ilki vicdandır. Yazar İçsel Asli Temel: Vicdan başlığı altında vicdanı; “çift yönlü olmayan belki de tek yetimizdir. O sadece iyidir, iyiye işaret eder, iyiyi gösterir, iyiyi aydınlatır, iyiliği ödüllendirir. Doğuştan getirdiğimiz iyi huyların ve sonradan kazandığımız ahlaki birikimlerimizin iyiliğe yönelik içsel öğüt veya emir kaynağı olan; verdiği emrin yapılıp yapılmaması konusunda suçluluk veya mutluluk duygularıyla ceza ve ödül de veren yeti” olarak tarif ediyor.

Vicdanda, hak eksenli pozitif ve negatif buyrukların öne çıktığını, kendimize yapılmasını istemediğimiz, hoşlanmadığımız şeyleri, özellikle haksızlıkları bizim de başkalarına yapmamamız gerektiğini belirten yazar, bunun pozitif olarak tersini de ‘bana yapılmasını istediğim, yapılmasından hoşnut olduğum şeyleri ben de başkalarına yapmalıyım’ yaklaşımıyla açıklıyor ve bunları gerçekleştiren kişinin minimum düzeyde iyi ahlaklı olarak kabul edilebileceğini söylüyor.

Küresel etik ihtiyacına verilecek cevap

Yazar ahlakın ikinci asli kaynağını Allah/İman olarak açıklıyor ve konuyu Aşkın Asli Temel: Tanrı/İmanbaşlığı altında ele alıyor. “Ona hiçbir düzeyde kötülük atfedilemez, Onda özü gereği asla kötülük bulunmaz. Ondan haksızlık beklenemez. O salt iyidir, mutlak iyidir” sözleriyle ahlakın ikinci asli temelini ortaya koyuyor. İçimizdeki vicdan ve üstümüzdeki Allah. Bunlardan birisinin bile çok işlev göreceğini, her ikisinin de bulunması halinde ahlakın temelinin çok güçlü ve sağlam olacağını ifade ediyor.

Bu iki asli temelin dışında dört tali temelin daha varlığından bahsedilen yazıda bunlar; Tali Temeller: Aile, Toplum, Tarih, Tabiat başlığı altında inceleniyor. Yazar bu asli ve tali temeller üzerine inşa edilecek İslam ahlakının Müslümanların ahlakını garanti edebileceğini, küresel etik ihtiyacına da cevap verebileceğini belirtiyor.

Ahlakın Temeli kitabı, dikkatlerimizi ahlakın gerçek temelleri üzerine çekiyor. Hak ve hakkaniyet kavramlarına vurgu yapıyor.

Metin Uygun

Yayın Tarihi: 04 Nisan 2018 Çarşamba 18:00 Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2021, 12:30
banner25
YORUM EKLE

banner26