Abdullah Harmancı: Bir usta öykücü

Abdullah Harmancı’nın son kitabı, ondan uzun süredir yeni kitap bekleyenler için çok iyi bir haber oldu.

Abdullah Harmancı: Bir usta öykücü

 

Bazı kitaplar hep bir an ile hatırlanır. Kitabı aldığınız an, kitabı okuduğunuz bir an… Abdullah Harmancı’nın Seni Ne İhtiyarlattı? isimli kitabını bu yıl İstanbul’un yoğun kar yağışına şahit olduğu bir günde aldım ben de. Kapağı gördükçe o çarpıcı soru ile karşılaştım gün boyu: “Seni ne ihtiyarlattı?” Bir yanda karın insanda -ya da en azından bende- bıraktığı o ulvî hava, huzur dolu hisler; bir yanda kitabın kapağını gördükçe daldığım bir soru… O yüzden bu kitabı okumak için her elime alışımda -kar yağmıyorken bile- bu atmosferde hissettim kendimi. Yazmaya başlarken de aklıma ilk bunlar geldi.Abdullah Harmancı, Seni Ne İhtiyarlattı

2007 yılında Yerlere Göklere adlı kitabı TYB tarafından yılın öykü kitabı ödülüne layık görülen Harmancı’nın; Muhteris, Ertesi Dünya ve Yerlere Göklere adlı kitaplarının ardından çıkardığı dördüncü öykü kitabı “Seni Ne İhtiyarlattı?”. Kitapta yazarın daha önce çeşitli dergilerde yayımladığı hikâye ve denemeler bulunuyor.

Hayata dokunan öyküler

Harmancı’nın, akıcı bir üslup ve sade bir dil ile kurguladığı hikâyelerde gündelik hayattan pek çok iz görmek mümkün. Öyküler, hayata dokunan türden. “Karfur, pop star, neskafe, interkom” gibi güncel ve gündelik kelimeler var öykülerde. Bazen hayatın içinden küçük anlar “TRT 2'ye bassana, diyor küçük gelini. Saati öğrenmenin en ‘nazik’ yöntemi.” gibi zarif cümlelerle ifade edilmiş. Öykülerin hayatla olan sıkı ilişkini gösteren bir başka kanıt ise yazarın hayatı ile ilgili. Kitapta, birçok öyküde karakterlerin akademik uğraşlarla meşgul olduklarını görüyoruz.

“Seni Ne İhtiyarlattı?”; aralarında Hece Öykü, Dergâh, Karagöz, İtibar,  Mahalle Mektebi gibi dergilerin de bulunduğu pek çok dergide yayımlanmış metinlerden oluşuyor. Kitap, “Ötegeçe” ve “Silinmek” isimli iki bölüme ayrılmış. Kitabın birinci bölümünde yalnızca öyküler bulunurken, ikinci bölümde birinci bölümdekilere nazaran daha kısa diyebileceğimiz öykülerin yanı sıra deneme türünde metinler de bulunuyor.

Her metnin altında yayımlanma tarihi ile beraber yayımlandığı yerin isminin bulunması da kitabın beğendiğim özelliklerinden biri oldu. Böylece kısmen de olsa yazarın gelişimini, yazma serüvenini takip etmek mümkün oluyor. Kitapta yer alan en eski metin 2001 tarihine ait “Bunca Yaklaştığım İçin mi?” başlıklı yazı… En yenisi de İtibar’ın 2011 Ekim sayısındaki “Pencere” isimli öykü.

Cafcaf’ta çizgi bant idi

 Kitapta okurların pek çok yönüyle beğeneceklerini düşündüğüm öyküler mevcut. Bazı öykülerin kurgusunun birbirine benzediği söylenebilir. Abdullah Harmancı, hikâyede karakterin asıl bulunduğu zamanı ilk paragrafta yazdıktan sonra flashback tekniği ile geriye gidiyor ve son paragrafta tekrar ilk paragraftaki zamana dönüyor kimi öykülerde.

“Seni Ne İhtiyarlattı?” zevkle okuduğum bir kitap oldu. Kitaba ismini veren öykü ise ayrıca konuşmaya değer. Öyküyü ilk kez Cafcaf’ta karikatür olarak çizildiğinde görmüş ve beğenmiştim. Öykü olarak tamamını okuyunca daha da beğendim. Karikatürü görmüş olanlar için söylemekte yarar var: Kitapta bu türden, sarsıcı başka öyküler de bulunuyor.

Görkem Evci haber verdi

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2019, 11:55
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
recep şükrü güngör
recep şükrü güngör - 7 yıl Önce

harmancı gardaşımın kitabını temin etmeye çalışacağım. öykülerini beğenirim. iştahla okurum. iştah kelimesini rastgele kullanmadım. o kelime sizde neyi çağrışrıyorsa o iştahla okurum.

banner19

banner13