Abdülbaki Kömür'ün yeni kaseti çıktı!

Şükür kavuşturana diyoruz neredeyse on beş yıllık bir aradan sonra...

Abdülbaki Kömür'ün yeni kaseti çıktı!

Şükür kavuşturana diyoruz ve neredeyse on beş yıllık bir aradan sonra “Kalbimin Çocuk Yanı” albümüyle Abdulbaki Kömür’ün aramıza dönmesine biz de çocuklar gibi seviniyoruz.

Aslında bizler Abdulbaki Kömür’ün dinleyenleri ve sevenleri olarak elimizde kısıtlı sayıda mevcut bulunan albümlerinden onu dinlemeye devam ediyorduk. Lakin yeni çalışmaları da olsa keşke demeden edemiyorduk doğrusu. Kendisini yeni albüm için ikna eden dostlarına ve bu albümün bizlere ulaşmasına vesile olan Beyza Müzik’e teşekkürlerimizi sunalım unutmadan.

Çocuk ruhlu adam

Bizler onu “yufka yürekli ağabeyimiz” olarak biliyoruz. Ve işte o naif, çocuksu yanını seslendirdiği her şarkısında ilk defa dinleyen bile mutlaka hissedecektir. Dünyanın herhangi bir yerinde zulme, haksızlığa ve sefalete maruz bırakılan çocuklar için yazmış olduğu şarkıları dinlerken derin merhametini ve içli hassasiyetini size de yansıtır. “Küçük Çocuklar”, “Yetim”, “Hani Dünya Kocamandı” parçalarıyla sadece yakınımızdaki değil, dünya üzerinde sahipsiz kalmış tüm çocuklara kol kanat germe sorumluluğunda olduğumuzu haykırıyor usulca. “Anla Yüreğim Seninle” diyerek kendi kızıyla birlikte bir dönem yok sayılan, aynı kaderi paylaşan kuşağı unutmadığını ve bu sözleri onlar için yazdığını söylüyor.Abdulbaki Kömür, Kalbimin Çocuk Yanı

“Haksızlıkları umursayan bir avuç kahraman” olarak adlandırdığı Mavi Marmara şehitleri ve gazileri için ise “Mavi Marmara”yı yorumlamış sanatçımız. “Bir Yerde İnsanlar Ölür” de yeryüzünün diğer “umursayan” vicdan sahipli insanları (Rachel Corrie gibi) için yazılıp, söylenmiş. Beni içerden yakalayan başka bir yorum da “Baba” isimli şarkısı Abdulbaki Kömür”ün. Sadece beni değil belki de şu an babasıyla farklı dünyalarda yaşayan herkesi derinden etkileyecek bir çalışma olmuş.

Heyecandan neredeyse albümün tamamını anlatacağım bu gidişle. Sözün özü bu albüm kaçmaz, dinledikçe dinleyesi gelinen, her bir şarkının uzandığı derin yaralar ve manidar hikayeleri mevcut. Buna bir de Abdulbaki Kömür’ün kırılgan ve dokunaklı sesiyle yorumu eklenince ötelerde buluyorsunuz kendinizi. Bu dünyanın karmaşasından uzak çok ötelerde... Albüme ayrıca Taner Yüncüoğlu’nun da hatırı sayılır katkılarını görüyoruz ve “duyuyoruz”. Zira hem aranjörlüğünü, müzik yönetmenliğini hem de keyboard ve piyanoda adının geçtiğini okuyoruz albüm kapağından. Ayrıca vokalde de zaten arkadan gelen sesine hiç yabancılık çekmiyoruz.    

Kulakların aşina olduğu bir ses

Bilmeyenler bu muhabbet de nereden geliyor diyebilir haklı olarak. “Hoş Sada” isimli radyo programıyla yıllarca gecemizi okuduğu şiirlerle aydınlattı bizim. Onun sesinden şiir dinlemenin bir ayrıcalık olduğunu o sesten mahrum kalınca daha iyi anladık. Şimdi isimleri bizim için önem arz eden şairlerle bilmeden çok evvel onun sayesinde tanışmış olduk. Belki de çıkardığı kendine ait albüm sayısı bir elin parmaklarını geçmez ama bir çok sanatçının çalışmasında emeği oldukça fazladır.

Abdulbaki Kömür “bizim müziğimizin” oluşmasının evvelinde ve ilerlemesinde önemli bir boşluğu doldurmuştur. Ve elbette bu müziğin bizde “baki” kalmasına vesile olmuş sanatçılarımızdan önde gidenler arasında olduğu aşikardır.

“Ey Şehit” marşını yani “hayat iman ve cihad alnımızın yazısı” diyerek dilimizden düşürmediğimiz, hâlâ bile dinlediğimizde bizi şevkle ayağa kaldıran marşı ilk ondan dinlemedik mi? Peki ya “Zaman” ondan dinlemeyi en çok sevdiğim şarkısı değil midir! Ya “Rüzgar”, “Yalnızlığın Şarkısı”... Her biri bizim için o kadar önemli ve kıymetli ki... Ve daha saymadığımız niceleri...

Adı yeter!

Birkaç sene evvel bir kitapçıda tesadüf ettiğim çocuklar için hazırlanmış bir albümün (“İnşallah, gülücük” bu arada çocukları olanlara tavsiye ederim güzel ve farklı bir çalışma Asır 2008) üzerinde onun ismini okuyunca tereddüt etmeden almıştım. Uzun lafın kısası ne kadar cümle kursam kifayet edecek gibi değil ancak Abdülbaki Kömür isminin geçtiği ne olursa ister bir albüm ya da şiir, ister bir kitap ya da program... O varsa dinlenir, okunur, takip edilir vesselam.

Meraklısına söylemek boynumuzun borcu... Cuma akşamları saat 22’de Seyr FM’de Aşiyan isimli programı var. Sanki bıraktığımız yerden devam ediyoruz tekrar, hiç ara vermemişiz, aradan o kadar yıl geçmemiş gibi... Hoş sada tadında... Şiir sevenlere itinayla duyurulur.

F.Kebire Gündüz Karaaslan  beklediği albümü sıcağı sıcağına yazdı

Yayın Tarihi: 11 Ekim 2011 Salı 01:44 Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2019, 11:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
misafir
misafir - 10 yıl Önce

Artık iyi günler ilerde anneanne diyemiyoruz...vE Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır diyoruz sıkça...Hatırlatmanız için teşekkür ederiz.

Eslem Demirci
Eslem Demirci - 10 yıl Önce

Hakikaten şükür kavuşturana tüm Ümmet'e hayırlı ve mübarek olsun.. :)Duyurduğunuz için müteşekkîriz..

Hicran Fatsa
Hicran Fatsa - 10 yıl Önce

nasıl sevindik bir bilseniz..

yusuf özlem
yusuf özlem - 10 yıl Önce

şükür kavuşturana diyoruz ama dikkat lütfen korsanını almayalım veya netten indirmeye çalışıp küstürmeyelim a.baki abimizi..

Mehmet Asım
Mehmet Asım - 6 yıl Önce

Hem yeniden bizi eski günlerin huzur demlerine taşıyan Abdulbaki abimize ve hem de bu güzelliklerden bizi haberdar eden Dünya Bizim ailesine teşekkür ederim...

banner26