99 Esma için eliniz bu kitaba uzanabilmeli

Abdulkerim el-Cîlî’nin Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller kitabı okurunda ince bir ayar yenilemesi yapıyor. Bir nevi istikamet kontrolü..

99 Esma için eliniz bu kitaba uzanabilmeli

Abdulkerim el-Cîlî (Gilanî/Geylanî ya da Cilanî olarak da anılmakta) İran’ın Cilan kasabasında, Hicri 767 yılında dünyaya gelmiş. Lakin bazı kaynaklar kendisinin Bağdat civarında Cîl kasabasında doğduğunu da yazar. Doğum yeri, ölüm yeri, doğum tarihi, ölüm tarihi… Bunları bilmek elbette güzel ama asl’olan iki yer, iki tarih değil; onlar arasında yaşananlar ve neticesinde bize bırakılan manevi miraslardır.

Bu manevi miraslardan olan Abdulkerim Cîlî’nin Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller isimli eseri, Asım İbrahim el-Keyyali el-Haseni eş Şazeli ed Derkavi tarafından düzenlenip hazırlanmış. Çevirisini Cevher Caduk yapmış. İlk Harf Yayınevi basımı gerçekleştirmiş. Sanırım biz okuyucular serçe parmak misali “hani bana hani bana” demeye devam ettiğimiz sürece mutlaka biri yazacak, biri hazırlayacak, biri çevirecek, biri de basacak. Eser hazırlanırken emeği geçenler kitapta tek tek sayılmış. Bu emek sahiplerinden İrfan Güngörür’e buradan özel bir teşekkürü kendi adıma borç biliyorum. Hazırladığı sayfa düzeninin zarafeti ortada; ancak bu sayfa düzenlemesinin, görselliğin ötesinde -bence- okumaya olan büyük katkısı/yardımı sebebiyle de önemli olduğunu düşünüyorum.

Abdulkerim Cîlî denince çoğumuzun aklına ilk olarak İnsan-ı Kâmil gelir. En azından benim aklıma o geliyor. Sekiz sene evvel bir dost ziyareti sırasında masanın üzerinde duran kitap dikkatimi çekmişti. Elime alıp bakmıştım: “İnsan-ı Kâmil”. Ev sahibinin kullandığı ayraç kitabın yarılandığını söylüyordu. Hemen birkaç sayfaya göz gezdirmiş, sonra pat diye kapatmıştım. Bunun sebebi çay tepsisi ile yanımıza gelen ablamızdan utanmış olmamdı. O halimi anlamış olacak ki, gülerek “gün olur okur, anlarsın” demişti. O gün gelmeden evvel Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller çıktı karşıma!

Eser sırlar ve rumuzlarla dolu

Şeyh Asım İbrahim, Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller için “İnsan-ı Kâmil isimli eserin özü” diyor. Kendisine göre Abdulkerim Cîlî, önceki eserinde ‘insan-ı kâmil’ derken evvela Efendiler Efendisi’ni (s.a.v.), sonra da insanı kasteder. Bu eserinde ise öncekinde yer almayan bir hususa değinir ki o da insan ile Allah arasındaki nispettir.

Elbette tasavvuf ehli büyükler eserler hakkında kendi zaviyelerinden yorumlar yapacaklar. Naçizane benim için bu eser, öyle bir ya da iki kere okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; kitaplığımda mutlaka olması gereken çok kıymetli bir kaynak… Zira ne vakit 99 Esma’dan birini merak etseniz eliniz ona uzanabilmeli. Üstelik sadece Esma-i Hüsnâ da değil; Efendiler Efendisi’nin (s.a.v.) nitelendirildiği ilahî sıfat ve isimler hususunda da aradıklarınızı bulacağınız kıymetli bir kaynak.

Abdulkerim Cîlî, insan’ın sırrına dair birbirinden derin ve karmaşık mevzuu açıkladığı eserine noktayı koymadan evvel şu ifadeyi kullanıyor: “Biz bunu keşf ve muayene yoluyla tahkiken gördük.” Hazretin burada kullandığı ‘gördük’ ifadesi insanı düşüncelere salıyor. İki insan var. Biri görüyor, diğeri doğuştan kör. Gören, hiç görmemiş olana sarıyı, yeşili, moru, ağacı, kuşu, denizi anlatsın bakalım… Belki de bu sebeple eser sırlar ve rumuzlarla dolu!

Yaratan ve yaratılmış arasındaki nisbî yakınlığı fark etmemizi sağlıyor

Neticede 387. sayfayı bitirdiğinizde Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller sizde ince bir ayar yenilemesi yapıyor. Bir nevi istikamet kontrolü! Yine de eserden alacağımız, illaki nasibimiz kadarıdır diyerek okursak, anlayamamanın sıkıntısından ziyade, kokusunu aldığımız güzellikleri hissederiz. Gerçi Abdulkerim Cîlî, bir kolaylık olarak Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller’i ve aslında benzeri tüm tasavvufî ilim kitaplarını nasıl okumamız gerektiğini kitapta anlatıyor. En genel ifade ile teslimiyet gerekli. Kastedilen, Kitap ve sünnete teslimiyet! Açıklamalardan anlıyoruz ki okuyucu eserde Kitap ve sünnete aykırılık görürse; bu bir aykırılık olduğundan değil, okuyanın kendi ilmî yetersizliğindendir. Eser, söz konusu teslimiyet ile okunduğunda, “insan”a kendisinde gizlenmiş sırları bir bir açarak 99 esmayı bünyemizde farklı nisbetlerde hissetmemizi, Yaratan ve yaratılmış arasındaki nisbî yakınlığı fark etmemizi sağlıyor.

“Tasavvuf merakımdır” diyenin kitaplığında mutlaka olması gereken Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller, tıpkı Fütühattı Mekkiye gibi yaz(dır)ılmış. İbn-i Arabî’nin eserini nasıl yazdığına ilişkin sözlerini bilirsiniz; “… Bu hikmet ve hitabın azameti bana Cenab-ı Allah’dan lütfu ilahi ve bağış olarak verildiğini hissettim.” Aynı konuda Abdulkerim Cîlî de Muhammedî Sıfatlarda İlâhi Kemâller için şöyle diyor: “…kitabette Ümmü’l-Kitap’tan yazdırılmak istenileni yazmaya başladım.”

Zeynep İnan yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2019, 22:52
YORUM EKLE

banner19

banner13