81 yıllık bir kahramanlık hikâyesi: Kuyucaklı Yusuf

Günümüzde daha çok “Kürk Mantolu Madonna” romanıyla romantizm akımının Türk edebiyatındaki örneklerinden biriyle tanınsa da ilk romanı “Kuyucaklı Yusuf” romantizm ve realizm akımının sentezlenerek sunulduğu Türk edebiyatının en güzel romanlarından biri olarak kabul edilir. Tutku Uluca yazdı.

81 yıllık bir kahramanlık hikâyesi: Kuyucaklı Yusuf

Kuyucaklı Yusuf romanının bir kısmı ilk olarak Konya Yeni Anadolu gazetesinde, tama­mı ise Tan gazetesinde tefrika edildikten son­ra kitap haline getirilerek 1937’de Yeni Kitapçı Yayınevi tarafından basıldı. Ocak 1999 yılından itibaren Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan kitap, son olarak Ocak 2018’de 79. baskısını ya­yımlamıştır.

Sabahattin Ali’nin yakın dostları roma­nın tamamlanmadığını ifade etmişlerdir. Kay­naklar, Kuyucaklı Yusuf’un, Sabahattin Ali’nin Aydın hapishanesinde 1931 yılında tanıdığı Yusuf’un yaşadıklarından etkilenerek kaleme alındığını bildirir. Sabahattin Ali, yapaylıktan uzak, duygularıyla hareket eden kahramanlar kurgulayarak kendi fikirlerini okuyucuya eserleriy­le sunmuştur. Kuyucaklı Yusuf’un kahramanı Yusuf da duygularıyla hareket eden, asi, güçlü, haksızlığa karşı olan bir Anadolu gencidir.

Yusuf’un öyküsü, “1903 senesi sonbaha­rında ve yağmurlu bir gecede Aydın’ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bas­tılar ve bir karı kocayı öldürdüler” cümlesiyle başlar. Okuyucuda ilk cümlede merak uyandı­rır. Bu hadiseden sonra Nazilli kaymakamı Sa­lahattin Bey’in Yusuf’u evlat edinerek Edremit’e götürmesiyle öykü derinlik kazanır. Gelişmeler, Salahattin Bey’in ailesi ve ilişki içinde bulundu­ğu çevrededir.

Cinayetle başlayan öykü trajedi ile sonlanır

Romanda olayların meydana geldiği mekânlar Kuyucak ve Edremit’tir. Romanın örgüsünde önemli rol oynayan kişilerle, çev­re ve konu çerçevesinde karşılaşırız. Kişiler, Yusuf’un değişik yönlerinin ortaya çıkmasına hizmet etmektedirler. Olaylar, 1903-1915 yılları arasında yaşanır. Zaman atlamaları vardır ve zaman akışı ileriye doğrudur. Yusuf, Salahattin Bey’in küçük kızı Muazzez ile büyür. İlk zaman­larda Salahattin Bey’in kendinden yaşça küçük karısı Şahinde Hanım, Yusuf’u bir “köylü” ola­rak görür. Zaman geçtikçe ve Yusuf, Muazzez ile ilgilendikçe Şahinde Hanım Yusuf’u çıkarı doğrultusunda kabullenir. Yusuf’un zamanla sevdiği, bu romanın olaylarındaki en etkili in­san Muazzez’dir. Onu çocukluğundan beri ko­rur kollar. Muazzez de en çok onun sözünü din­ler. Büyüdükçe Yusuf ona ilgi duymaya başlar ve onun uğruna yapmayacağı şeyleri yapmaya soyunur ve okuyucu Muazzez ile Yusuf’un aş­kıyla tanışır. Romanda bu aşkın hissedilmesi, yaşanması ve sonlanması noktasında engel­lerle karşılaşırız. Bir bayram günü, kasabanın zenginlerinden Şakir’in Muazzez’e sarkıntılık etmesi sonucu, Yusuf’un onu dövmesiyle Şa­kir, Muazzez’i alarak intikam almayı hedefler. Bir düzen kurar, bu düzenle Yusuf’un Muazzez için yapacağı fedakârlıkları görmeye başlarız. Roman; beklenilen, ulaşılması istenilen son ile sonlanmamış, bir cinayetle başlayan Yusuf’un öyküsü trajik bir cinayetle sona ermiştir. Her şeyini kaybetmiş bir kahramanla başlayan ro­man yine her şeyini kaybetmiş bir kahraman­la bitiyor. Romanda Yusuf’un toplum eleştiri­si, topluma bakışı her olayda karşımıza çıkar. Yusuf’un evliliğe bakışını kaymakam ve karısı­nın ilişkisinde, arkadaşlığını Bakkal Ali ile düş­manlığını Şakir işçileriyle, aşkını Muazzez ile görürüz.

Romantizm ile realizimin sentezi

Kuyucaklı Yusuf, ilk bakışta bir aşk öyküsü olarak görülebilir. Fakat bir aşk öyküsü olması yanında toplumsal içerik barındırır. Romantiz­min ve realizmin sentezlendiği en iyi örnekler­den biri olan romanda, bireysel temalar; aşk, evlilik gibi temaların yanında toplumsal temalar da yer alır. Yozlaşma teması Kuyucaklı Yusuf’ta karşımıza çıkan bir temadır. Bu temalar; kah­ramanların iç dünyası, birbiriy­le ilişkileri, evlilik hayatları ve sosyal-ekonomik durumları ile ortaya konur. Toplumsal iş düzeni de romanda yer alan temlerden biridir. Köylü, işçi, eşraf, esnaf, yönetici ve memur temsilleri kahramanlarla karşımıza çıkar.

Sabahattin Ali, sade ve kesin dili ile bir aşk öyküsünü temele aldığı romanda aşkı, evlilikte ekonomik koşulların belirleyici olmasını, Ana­dolu kasabasında sosyal ekonomik ilişkileri, toplumsal iş düzenini, toplumsal düzenin için­deki düzensizliği, romantizm ve realizm sen­teziyle Türk edebiyatının en iyi örneklerinden birini vermiştir. Kuyucaklı Yusuf, insanlık için savaşan Don Quijote’yi hatırlatır okuyucuya. Yozlaşmayla, toplumsal düzensizlikle, insanlık için savaşan kahramanlar… 81 yıllık bir kahra­manlık hikâyesi…

Tutku Uluca, “81 Yıllık Kahraman Kuyucaklı Yusuf”, Şubat 2019, sayı 23.

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2019, 07:32
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13