banner17

61 mektupla kefaretini ödedi!

Ali Ural, mektuplaşmanın modernize edildiği, modernize edilirken içeriğinden çok şey kaybettiği bir dönemde yazdı mektuplarını aslında.

61 mektupla kefaretini ödedi!

Günümüzde mektup ile alakamızın kalmadığı bir gerçek. İnsanlar artık ne mektup gönderiyor ne de mektup alıyorlar. Postacılar mektup yerine fatura taşıyorlar. Ne garip ve ne acı… Söyleyin, hayatınızda kaç kişiye mektup yazdınız? En önemlisi, zamanın insanı ve değerleri bu derece hızlı tükettiği bir yaşamda mektup yazıyor musunuz? Ya da haberleşmenin bu kadar süratle yol aldığı bir zamanda duyguların kısa sürede sönüp gittiği bir dünyada mektup yazıyor musunuz? İçinizden geçen cevabı duyar gibiyim! Maalesef üstümüze ölü toprağı serpilmiş gibi…Ali Ural -Posta Kutusundaki Mızıka

Neden 61 mektup?

Elbette bunun nedenlerini burada aramaya kalkmayacağım fakat mektup ile ilgili birkaç söz söylemek ve bu yazın türünün en önde gelen eserlerinden birinden de bahsetmek istiyorum. Okuyanlarımız hemen tahmin edeceklerdir, söz konusu eser A. Ali Ural’ın en güzel eserlerinden biri olan Posta Kutusundaki Mızıka

Yazarın kitabında altmış bir adet mektup var. Bu sayı önemli; çünkü yazar kendince toplumumuzun düşünce orucunu bozmak istemiş ve bunun için de altmış bir adet mektup yazarak keffaret ödemiş. Bu eser kesinlikle alanında büyük bir boşluğu doldurmuş.

Hayatın içinden satırlar

Ali Ural’ın sıcak ve samimi üslubu, okuru baştanbaşa sarıyor ve düşündürmeye sevk ediyor. Bir iç döküm olan mektuplar sanki size yazılmış gibi... “Sevgili Dost” ile başlayan mektuplar olayları, karakterleri ve düşünceleri nasıl algılamamız gerektiğini de telkin ediyor. Bu kitap benim için bir başucu eseri desem hiç abartmış olmam. Ali Ural, kitapla ilgili olarak, kitabın tamamen kendi hayatından bir alıntı olduğunu kendine ait olmayan hiçbir şeyin bu kitapta olmadığını söylemişti bir konuşmasında.

Oldukça hassas bir düşünce yapısıyla kaleme alınan bu eserde çeşitli kavramlar da inceleniyor. Mesela dostluk için söylenen birkaç söz: “Eğer bir ruh beraberliğiyse dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir birleşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? Demek,’dost insanın bir ikinci kendisidir’.”

Ali UralYazar bize ait özelliklerin bizde var olup olmadığını ise şu şekilde dile getiriyor: “Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba insan denince hatırlanıyor muyuz?”

Bu kitap hayata dair en samimi cümleleri ve tespitleri barındırıyor. Çünkü yazar yaşadıklarını içselleştirerek okuyucuya aktarmış. Bununla beraber, okuyucuyu birçok pencereden baktıran ve olayları bütüncül bir göz ile değerlendirmeye iten bir üslup da yok değil. Kısacası bu kitap kesinlikle okunmaya değer…

 

Cüneyd Emre bahsetti

Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2016, 12:04
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhammet TAŞLI
Muhammet TAŞLI - 8 yıl Önce

Sevgiler Dost.
Yazı çok güzel..
İnsanlara okuyun demenin bir ilahi tecelliden ibaret olduğunu anlattın bizlere.
Oku ve Okuyun.
Cüz-i iradeni kullanıp bize fısıldadığın için teşekkürler.

Zeynep Vatansever
Zeynep Vatansever - 8 yıl Önce

Kitaptaki mektuplar bir dostla dertleşme sonrası duyulan rahatlamayı hissettiriyor okuyucuya.. Mektuplarda değinilen konular o denli ortak endişelermiş ki, bunu tek hisseden ben değilmişim demekki dedirtiyor okurken ve bir yükün paylaşılmasının getirdiği huzuru hissettiriyor yine insana. Bunların sonucunda da düşünmeye sevkediyor aynı derecede.. Kesinlikle okunmaya değer, kaleminize sağlık...

ince Memed
ince Memed - 8 yıl Önce

Tamam,nesneleşmemek bakımından,sömürüye müsait birey durumuna gelmemek bakımından okumak,anlamak,anlamlandırmak ve savaşmak sorumlulugumuz var,bunu anlıyorum.Ve fakat Ali bey neden kapitalizmin kötülüklerinden söz etmiyorsunuz?

banner8

banner19

banner20