55 Allah dostunun mektupları bir arada

‘İlahi aşk nasıl kelimelere döküldü?’ alt başlığıyla yayınlanan Tarık Velioğlu’nun kitabı “Allah Dostlarından Mektuplar”, bir ‘mektubatlar mektubatı’ oluşturma gayesiyle oluşturulan bir başucu kitabı..

55 Allah dostunun mektupları bir arada

‘İlahi aşk nasıl kelimelere döküldü?’ alt başlığıyla yayınlanan Tarık Velioğlu’nun kitabı Allah Dostlarından Mektuplar, 55 Allah dostunun yazdığı 80’e yakın mektubu içeriyor. Mektuplar ise birçok şeyi...

Mektubatlar mektubatı

Allah Dostlarından Mektuplar, Tarık Velioğlu’nun bir ‘mektubatlar mektubatı’ oluşturma gayesiyle bazısını Arapçadan çevirerek, bazısını Osmanlıcadan sadeleştirerek, bazısını da daha önce basılmış mektubatlardan iktibas ederek oluşturduğu bir başucu kitabı.

Kitap, Efendimiz (sav)’in Habeş Necaşisi’ne yazdığı mektupla başlayıp Hz. Ali’nin Selman-ı Farisi, Hz. Hasan ve Hüseyin’e, ayrıca halka hitap eden mektuplarıyla devam ediyor. Onların dışında Hasan Basrî, Yahya b. Yezid, Cüneyd-i Bağdadî, İbn-i Sina, Gazalî, Abdulkadir Geylanî, Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Şems-i Tebrizi, Mevlana, Sadrettin Konevî, Hacı Bayram Velî, Molla Fenarî, Akşemseddin, Aziz Mahmud Hüdayi, İmam-ı Rabbanî, Niyâzî-i Mısrî ve daha kimler kimlerin mektupları, zamanında muhataplarına hitap ederken şimdi bizlere hitap ediyor.

Bilenler bilmeyenlere anlatsın

Kitabı okumaya başladığımda, başkasına yazılmış -belki de gizli- mektupları okuyor olma ihtimali beni rahatsız etmedi değil. Ancak okumaya devam edince, mektupların genelde nasihat içerikli olduğunu gördüm. Kitapta yer verilen kanaat önderleri bugün olsa, ‘nasihate bu kadar muhtaç bu asrın insanlarını göz ardı etmezlerdi’ muhakkak diye düşündüm. Kuşadalı İbrahim Halvetî’nin ‘bu mektubu hepiniz tekrar tekrar okuyup üzerinde düşündükten sonra bilenler bilmeyenlere anlatsın, kimseden saklamasın’ demesi de beni cesaretlendirdi ve bana yazılmış gibi okumaya devam ettim.

Özellikle Hz. Ali’nin mektuplarında yer alan nasihatler o kadar önemli ki, insan tekrar tekrar okumaktan kendini alamıyor. Mektuplardan biri, Hz. Ali’nin, İbn Mülcem tarafından yaralandıktan sonra canını teslim etmeden önceki vasiyetini içeriyor. Bu halde dahi halka, ‘Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayınız’la başlayan ve Allah yolundan ayrılmamalarını içeren öğütlerde bulunmuş. Ölümü, su arayan kişinin suya kavuşması gibi hissettiğini ve ‘yaşarsam kanımın sahibi benim, göçüp gidersem ölüm zaten vaad edilmiş bana’ diyerek ardından olabilecek taşkınlıkları önlemeye bile çalışmış. Hz. Hasan ve Hüseyin’e de Allah’tan korkmalarını vasiyet ederek, katilini öldürmemelerini vasiyet etmiş.

Ancak tarihî kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, Hz. Ali’nin ölümü üzerine bu vasiyete uyulmamış.

Tasavvufî bilgiler ön planda

Mektupların geneline hâkim olan bir başka özellikse tasavvufî bilgilerin yer alması. Seyr ü sülûka varma yolu, manevi yükseliş tavsiyeleri, nefsi ıslah etmenin önemi ve yolu, düşünce ve hikmetleri anlamlandırmada izlenilmesi gereken yol ve tavsiyeler, dostlar arasında paylaşılmış.

Mesela, Aziz Mahmut Hüdayi, Belgradlı Münirî Efendi’ye yazdığı mektupta, kâmil himmetin müyesser olabilmesi için, her gün yüz kere istiğfar, yedi yüz kere kelime-i tevhid ve her namazın ardından kırk kere salavat çekmesi; iki rekat işrak, altı rekat kuşluk ve on iki rekat kuşluk kılmasını Hak yolcusuna tavsiye etmiş.

Okudum, tasavvur edinceye kadar tekrar ettim, nihayet anladım

Ebu Said Ebu’l Hayr ise İbn-i Sina’dan muvaffak olduğu şeyi ona da bildirmesini istemiş. İbn-i Sina’da Ebu Said Ebu’l Hayr’a mektubunu anlamakta zorlandığını söyleyerek, ‘her fikrinin evveli Allah, âhiri Allah olsun’ tavsiyesinde bulunmuş.

Ve bunun gibi bizi derinliklerde dolaştıracak birçok hazine bu kitapta yer almış.

Zehra Sena Güray, hayranlıkla okudu, ders aldı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2018, 10:19
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13