19. Yüzyılda En Çok İtibar Edilen Fetva Kitabı

Bilim Sanat Vakfı Türkiye Araştırmaları Merkezi, önemli bir çalışmaya daha imza atarak 19. yüzyılda en çok itibar edilen bir fetva kitabını yayına hazırladı: Neticetü’l-fetâvâ. Kâmil Büyüker yazdı.

19. Yüzyılda En Çok İtibar Edilen Fetva Kitabı

Osmanlı’da toplum hayatını tanzim eden hukuki metinler ve mecmualardan oluşan fetva kitapları bugüne değin üzerinde çok ciddi olarak çalışılan bir alan olmadı. Ağırlıklı olarak makaleler ve ilmi çalışmalar düzeyinde kalan fetva kitapları, Bilim Sanat Vakfı Türkiye Araştırmaları bünyesinde teşekkül eden Fetva Mecmuaları Neşri Atölyesi ile daha ciddi, sistematik ve etraflı çalışmaların konusu oldu. Evvela Fetâvâ-yı Feyziye yayımlandı. Daha sonra Behcetü’l Fetâvâ, sonrasında ise fetvâhâne tarafından muteber kabul edilen 4 mecmuadan birisi olan Neticetü’l-Fetâvâ yayımlandı.

Neticetü’l-Fetâvâ’nın (Klasik Yay. 2014, 464 s.) yine bir atölye çalışması sonucunda kitaba bürünmüş olduğu görülüyor. Ekipte Süleyman Kaya, Betül Algın, Ayşe Nagehan Çelikçi, Emine Kaval yer almış. 1237/1822 ve 1265/1849 tarihleri arasında yayımlanan ve birçok yazma nüshası bulunan Neticetü’l-Fetâvâ’nın yeniden yayımlanmasında 1265 tarihli nüsha esas alınmış ve 1237 tarihli İstanbul Müftülüğü’nde mahfuz bulunan nüsha ile karşılaştırılmış.

32 şeyhülislamdan 2124 fetva

Hayata dair taharetten namaza, zekâttan hacca, şirketten vakıflara, sulhten ikrara kadar sayısız problemin çözümünde verilen fetvalar bağlayıcılığı, yaptırımı ile temel hukuk metinleri olmuş. Kanunların artık deforme olup yazboz tahtasına dönüştüğü bu demlerde fetvaların diriltici soluğunu teneffüs etmeye ihtiyacımız var. Ama en temelde neden fetvalar bu derece bağlayıcı da bizim içinde yaşadığımız çağda kanunların hiçbir belirleyiciliği yok diye insanın sorası geliyor. Neticetü’l-Fetâvâ bu anlamda hukuki müşküllerimizin hallinde önemli bir aşamayı temsil ediyor.

Kitapla ilgili bazı teknik hususlara da eserde değinilmiş. Evvela fetva kitabının sahibi noktasında bir ihtilaf mevcut ancak bilinen gerçek şu ki bu eser şeyhülislamlara ait fetvaların derlenmesinden oluşuyor. Derleyen isimler ise es-Seyyid Ahmed Efendi ve es-Seyyid Hafız Mehmed b. Ahmed el-Gedûsî olarak geçiyor. Yazma nüshaların mukaddimelerinde bu iki farklı isim öne çıksa da mukaddimelerin birinin yazarı olan es-Seyyid Ahmed Efendi, kendisini fetva eminliğine getiren Şeyhülislam Dürrîzâde es-Seyyid Mehmet Arif Efendi’nin, kendisinin ve kendisinden önce gelen şeyhülislamların özellikle yeni meselelere dair verdikleri fetvaları, kenarlarına nükûl ekleyerek belirli bir tertip içerisinde derlemesini emrettiğini ve bu görevi yerine getirmek üzere derlediği bu esere Neticetü’l-Fetâvâ adını verdiğini söylemiş.

Peki, hangi zaman aralığını kapsıyor bu fetvalar? Neticetü’l-Fetâvâ zaman aralığı olarak Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi’nin azlinden (1143/1730) Dürrîzâde Mehmet Arif Efendi’nin (v.1215/1800) ikinci şeyhülislamlık dönemine kadar gidiyor. Bu da 1210/1795 tarihine denk geliyor. Yayıncının önsözünde ifade edildiği gibi eserde toplam 2124 fetva yer alıyor ve bu fetvaların yine yukarıda ismi sayılan şeyhülislamlara ve aralarında gelip geçen 32 şeyhülislama ait olduğu anlaşılıyor.

Matbaanın kurulmasından sonra basılan ilk fıkıh kitabı

Eser muhteva olarak fıkıh kitapları sistematiğine tâbi olarak yazılmış. Kitap olarak ifade edilen kısım toplamda 46 bölümden oluşuyor. Kitabu’t-tahare bahsinden başlanıp, Kitabu’l ferâiz’le noktalanıyor. Ayrıca son bölümde yer alan ve arazi hakkında otuz iki fetva içeren “Faslun fi’l-Arazi” başlığını da ayrı bir şeklinde değerlendirmek gerektiği ifade ediliyor. DİA’da kitapla ilgili yer alan maddede Saffet Köse, kitabın hususiyeti ile ilgili şunları ifade etmiş: Netîcetü’l-Fetâvâ, Gedizli Mehmed Efendi’nin eklediği Arapça nukūl ile birlikte 1237 (1822) ve 1265 (1849) yıllarında İstanbul’da yayımlanmış olup matbaanın kurulmasından sonra basılan ilk fıkıh kitabıdır.

Osmanlı devlet ve toplum yapısını anlamak için…

Osmanlı’yı ayakta tutan amillerin en önemlilerinden birisi olan hukuk sistemi ve gündelik hayatı tanzim eden fetvalar anlaşılmadan Osmanlı’nın anlaşılması mümkün değildir. Kitapta da ifade edildiği gibi Osmanlı Tarihi çalışmalarının hemen her alanında birinci el kaynak olarak fetva mecmuaları yer alıyor. Eğer tarihi ciddiye alıyor isek su muhakkak yatağını bulacaktır. Yoksa Neticetü’l-Fetâvâ dün yazma mecmualarda olduğu gibi bugün de basılı matbu metinlerde ilgilisini bekleyecektir.

Neticetü’l-Fetâvâ, Klasik Yayınları

Kâmil Büyüker

Güncelleme Tarihi: 22 Kasım 2018, 16:41
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13